Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

 


                    KORUYUCU AİLE BAKIMI ALTINDAKİ
                          ÇOCUKLARIN RUH SAĞLIĞI


                                  SHU.Seval ÜSTÜNER
                      Ankara- Fatma Üçer Aile Danışma Merkezi


• Koruyucu Aile Bakımı, çocuğa öz ailesi tarafından bakılamadığı, çocuğun evlat olarak verilmesi mümkün olmadığı yada uygun görülmediği durumlarda, öz ana-babası yerini alabilecek bir aile yanında geçici veya devamlı bir süre içinde bakımının sağlanmasıdır (Amerikan Çocuk Refahı Birliği, 1962).

• Koruyucu aile hizmetinin tarihsel gelişimi kurum bakımı hizmetinden daha eskidir. Koruyucu aile bakımının ilk şekli geleneksel toplumlarda kendini göstermiştir. Bu toplumlarda geniş ailelerin varlığı çocuğun korunmaya muhtaç kimsesiz hale gelmesini engellemiştir.

• Kurum bakımının sakıncalarının 1950’lerden sonra uluslararası düzeyde daha çok belirlenmesi üzerine ailesi yanında bakılamayan özellikle küçük çocukların bir başka aile yanında geleneksel yardımlaşma biçimi ötesinde daha kurumsallaşmış bir düzen içerisinde bakılmaları çocuk refahı siyasetinde kabul görmüş, koruyucu aile programları tüm dünyada teşvik edilerek yaygınlaştırılmıştır.

• ÜLKEMİZDE KORUYUCU AİLE HİZMETİ

• Ülkemizde çocuğun bir başka ailede bakımı ile ilgili ilk yasal düzenleme 1926 Türk Medeni Kanunu’nda yer almıştır.
• 1983 yılına kadar SSYB bünyesinde yürütülen koruyucu aile hizmeti 1983 tarihinde 2828 sayılı SHÇEK Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile SHÇEK Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüştür. Söz konusu kanunun 22 ve 23. maddelerinde haklarında korunma kararı alınacak yada alınmış çocukların koruyucu aileler yanında bakılmalarından söz edilmektedir.
• 14 Ekim 1993 gün 21728 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Koruyucu Aile Yönetmeliğine göre Türkiye’de sürekli ikamet eden evli veya bekar tüm okur yazar TC vatandaşları il müdürlüklerine başvurarak yapılacak sosyal inceleme sonucunda koruyucu aile olabilmektedir.

• Gelişmiş toplumlarda korunmaya muhtaç çocukların % 75’i koruyucu aileler yanında yaşamaktadır.

• Ülkemizde ise bu oran tüm çabalara rağmen %2 ‘lere bile ulaşamamıştır.

• Türkiye’de halen 572 çocuk, 480 koruyucu aile yanında bakılmaktadır. Ankara ilinde koruyucu aile sayısı 2004 yılı itibariyle 56 ‘dır (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, 2004).

Araştırmanın Amacı
• Bu araştırmanın temel amacı, koruyucu aile yanında yaşayan çocukların davranış ve duygusal sorunlarını, koruyucu ailelerinden, öğretmenlerinden ve kendilerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda belirlemektir.
• Diğer amacı ise, koruyucu aile yanında yaşayan çocukların ruhsal sorunlarını, kurum bakımı altında ve öz ailesi yanında yaşayan çocuklarla eşleştirerek karşılaştırmaktır.
• Son amacı ise bakım modellerine göre sorun davranışların görülme sıklığını belirlemektir.

Araştırmanın Modeli ve Örneklem
• Araştırma koruyucu aile yanında yaşayan çocukların ruh sağlığını kendi ailesi yanında ve yuva/yurtta yaşayan çocuklarla karşılaştırmaya yönelik kesitsel nitelikte bir çalışmadır.

• Araştırmanın örneklemini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü kayıtlarında bulunan ve Ankara’da yaşayan 56 koruyucu aile ve çocukları, yine SHÇEK’e bağlı ve Ankara ilinde bulunan ve kurum bakımı altında yaşayan 62 çocuk ile öz ailesi yanında büyüyen 62 çocuk oluşturmuştur.

• Koruyucu aileler arasından görme, işitme, bedensel ya da zihinsel herhangi bir engeli olan 5 (%8.9) çocuğun ailesi ile 0-5 yaş arasında olan 4 (%7.1) çocuğun ailesi çalışma kapsamı dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla 47 koruyucu aileye ulaşmaya çalışılmıştır. İki (%3.6) aileye çeşitli defalar telefon edilmesine rağmen kendilerine ulaşılamamıştır. İki (%3.6) aile ise herhangi bir sorunları olmadığını belirterek çalışmaya katılmak istememiştir. Dört (%7.1) aile yoğun iş temposu nedeniyle yapılan ön toplantılara çeşitli mazeretler belirterek katılmamışlardır.

• Dolayısıyla çalışma 39 (%83) koruyucu aile ve 6-17 yaş dilimi arasında olan koruyucu aile ile yaşayan çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Çocukların yaş ortalaması 10.7’dir. (S:3.57).13’ü erkek (% 33.3), 26’ı kız (%66.7 )dır.

Kontrol Grubu
• Kontrol grubu olarak SHÇEK’e bağlı Atatürk Çocuk Yuvasında yaşayan 62 çocuk ile kendi öz ailesi ile birlikte yaşayan 62 çocuk, koruyucu aile yanında yaşayan çocuklarla yaş ve cinsiyet gibi değişkenler göz önünde bulundurularak olabildiğince eşitlenmeye ve en az bir koruyucu aile yanında kalan çocuğa karşılık ortalama 2’ şer yuvada ve öz ailesiyle büyüyen çocuk olacak şekilde seçilmiştir. Zihinsel ya da herhangi bir engeli olan çocuklar her üç grupta da çalışma dışı bırakılmıştır. Çocukların yaşları 6-16 yaşları arasında değişmekte olup, ortalama 9.6’dır.

Veri Toplama Araçları (1)
• 6-18 Yaş Grubu Çocuk ve Gençler için Davranış Değerlendirme Ölçeği (Child Behavior Checklist For Ages

• 6-18-CBCL/6-18): Bu ölçek 6-18 yaş grubu çocuk ve gençlerin sorun davranışlarını anne-babalardan elde edilen bilgiler doğrultusunda değerlendirmektedir. Ölçek 118 problem maddesinden oluşmaktadır. Sorun davranışlar son 6 ayda görülme sıklık derecesine göre 0, 1 ve 2 olarak derecelendirilir ve maddeler çeşitli alt ölçekler içinde gruplandırılır. Ölçekten "İçe Yönelim" ve "Dışa Yönelim" gibi, iki ayrı davranış belirti puanı elde edilmektedir. İçe Yönelim grubunu "Anksiyete/Depresyon", "Sosyal İçe Dönüklük/Depresyon, Somatik Yakınmalar, Dışa Yönelim grubunu ise "Kurallara Karşı Gelme" ve Saldırgan Davranışlar" alt testlerinin toplamı oluşturmaktadır. Ayrıca her iki gruba da girmeyen "Sosyal Sorunlar, Düşünce Sorunları ve Dikkat Sorunları" da ölçekte yer almaktadır. Bu alt testlerin toplamından "Toplam Problem" puanı elde edilmektedir. Her bir alt testten elde edilen puanlar kız ve erkekler için ayrı olarak hazırlanmış profil kağıtlarına yaş dilimleri dikkate alınarak işaretlenir ve o çocuğa özgü bir profil oluşturulur (Achenbach, Res corla ,2000).

Veri Toplama Araçları (2)
• Öğretmen Bilgi Formu/6-18 (Teacher’s Report Form/ TRF/6-18)
• 6-18 yaş grubu öğrencilerin sorun davranışlarını öğretmenlerden elde edilen bilgiler doğrultusunda standart bir biçimde değerlendirmektedir. Ölçek, CBCL / 6-18 ile paralellik göstermekte ve “Dikkatini uzun süre bir konu üzerinde toplayamaz” gibi 118 problem maddesinden oluşmaktadır. Sorun davranışlar son 6 ayda görülme sıklık derecesine göre 0,1,2 olarak derecelendirilir. Ölçekten "İçe Yönelim" ve "Dışa Yönelim" gibi, iki ayrı davranış belirti puanı elde edilmektedir. İçe Yönelim grubunu Anksiyete/Depresyon", "Sosyal İçe Dönüklük/Depresyon","Somatik Yakınmalar", Dışa Yönelim grubunu ise "Kurallara Karşı Gelme" ve "Saldırgan Davranışlar" alt testlerinin toplamı oluşturmaktadır. Ayrıca her iki gruba da girmeyen "Sosyal Sorunlar, Düşünce Sorunları ve Dikkat Sorunları" da ölçekte yer almaktadır. Bu alt testlerin toplamından "Toplam Problem" puanı elde edilmektedir. Her iki bölümden ve her bir alt testten elde edilen puanlar kız ve erkekler için ayrı olarak hazırlanmış profil kağıtlarına yaş dilimleri dikkate alınarak işaretlenir ve o çocuğa özgü bir profil oluşturulur (Achenbach, Rescorla, 2000).

Veri Toplama Araçları(3)
• 11-18 Yaş Grubu Gençler İçin Kendini Değerlendirme Ölçeği

• (Youth Self-Report / YSR/11-18): Bu yaş grubu gençlerin sorun davranışlarını kendi verdikleri bilgiler doğrultusunda standart biçimde değerlendirmektedir. Ölçek CBCL/6-18’deki sorun davranışlarla ilgili maddelerle parelellik göstermektedir. Ancak, maddeler 1. şahıs olarak yazılmıştır. YSR, 112 problem maddesinden oluşmaktadır. Örneğin “Dikkatimi toplamakta güçlük çekerim” gibi.

• Ölçek, CBCL ve Öğretmen Bilgi Formu ile paralellik göstermektedir. 89 problem maddesi her üç ölçekte de ortaktır. Sorun davranışlar son 6 ayda görülme sıklık derecesine göre 0, 1 ve 2 olarak derecelendirilir ve maddeler çeşitli alt ölçekler içinde gruplandırılır. Ölçekten "İçe Yönelim" ve "Dışa Yönelim" gibi, iki ayrı davranış belirti puanı elde edilmektedir. İçe Yönelim grubunu Anksiyete/Depresyon", "Sosyal İçe Dönüklük/Depresyon, Somatik Yakınmalar, Dışa Yönelim grubunu ise "Kurallara Karşı Gelme" ve Saldırgan Davranışlar" alt testlerinin toplamı oluşturmaktadır. Ayrıca her iki gruba da girmeyen "Sosyal Sorunlar, Düşünce Sorunları ve Dikkat Sorunları" da ölçekte yer almaktadır. Bu alt testlerin toplamından "Toplam Problem" puanı elde edilmektedir. (Achenbach, Rescorla, 2000).

• Her üç ölçeğin Türkçe ye çevirisi, uyarlaması, güvenirlik ve geçerlik çalışmaları Erol ve arkadaşları tarafından yapılmış ve ülkemize uygunluğu saptanmıştır (Erol, Arslan,Akçakın, 1995, Erol Şimşek 1998, 2000).


• Veri Toplama Araçları • (4)

• Koruyucu Aile Soru Formu: Yurt içi ve yurt dışı kaynaklar taranarak, koruyucu aileler ve çocuklara yönelik olarak çeşitli sorular hazırlanmıştır. Daha sonra koruyucu ailelerle odak gruplar yapılmış, maddelerin içeriği ve ifade ediliş tarzlarına dikkat edilerek bazı eklemeler ve düzeltmeler yapılmıştır. Koruyucu aile, çocuk ve çocuğun öz ailesine ilişkin temel demografik özellikler, yaşanan sorunlar, sorunlarla baş etme becerileri gibi çoktan seçmeli soruların yanı sıra bu sistem hakkındaki düşünceler, sistemde değiştirilmesi istenen konular, yeni koruyucu ailelere ve yetkililere öneriler gibi açık uçlu maddelerin de yer aldığı form 90 maddeden oluşturulmuştur (Üstüner,Erol 2004).

• Çizelgede koruyucu aile yanında, yuva-yurtta ve ailesi yanında büyüyen çocuklara uygulanan toplam 365 ölçeğin bakım modellerine göre dağılımı verilmiştir. Bakım Modellerine göre ölçek uygulanan çocukların cinsiyetleri ve yaşları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (P>0.05). Bir başka ifade ile her üç bakım modelindeki çocuklar yaşları ve cinsiyetleri açısından birbirine benzerdir.




• 39 ailenin 31’i (cevaplama oranı %80) çocuklarla ilgili sorunları yansıtan CBCL yi doldurmuştur. Kuruluşta yaşayan 62 çocuğun bakıcıları ile öz ailesi yanında yaşayan 62 çocuğun annesi yada anne yerine geçen kişiler tarafından toplam 155 CBCL doldurulmuştur.
• Öte yandan çocukların öğretmenlerine de anneler aracılığı ile TRF (Öğretmen Bilgi Formu) gönderilmiştir. Koruyucu aile yanında yaşayan çocuklardan 27’sinin (cevaplama oranı %70), kuruluşta ve öz ailesi yanında yaşayan 54’er çocuğun öğretmenleri olmak üzere toplam 135 çocuk ile ilgili öğretmen formları doldurulmuştur.
• Ayrıca, koruyucu aile yanında yaşayan ve 11-17 yaş grubunda olan 19 çocuktan 15 çocuk (cevaplama oranı %79 ), kuruluşta yaşayan 30 çocuk ve öz ailesi yanında yaşayan 30 çocuk olmak üzere toplam 75 çocuk YSR doldurmuşlardır.

• Verilerin Analizi
• Araştırmada verilerin analizleri “SPSS 10.0” istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. CBCL, YSR ve TRF’den elde edilen puanların koruyucu aile yanında, kendi ailesi yanında ve yuva/yurtta büyümeye göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için; iki ortalama arasındaki farkı test etmede örnek sayısına bağlı olarak t testi ya da Mann-Whitney U testi, ikiden fazla ortalama arasındaki farkı test etmede tek yönlü varyans analizi (çoklu karşılaştırma yöntemi Tukey) kullanılmıştır.

• Koruyucu aile yanında büyüyen çocukların davranış sorunları açısından koruyucu ebeveyn, öğretmen ve çocuğun kendisi tarafından bildirilen puanlar arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü hesaplamak için Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Her bir ölçek için Toplam Problem Puanına yaşın, cinsiyetin ve bakım modelinin birlikte etkisini ve her bir değişkenin bağımsız etkisini görebilmek için çoklu regresyon modeli uygulanmıştır. Her ölçek için ayrı ayrı uygulanan çoklu regresyon analizlerinde modellerin uygunluğu Durbin-Watson analizi ile, anlamlı doğrusal modeller olup olmadıkları F analizi ile değerlendirilmiştir.


• Araştırmanın Sınırlılıkları
• Bu araştırma Ankara İlinde yaşayan 6-17 yaş diliminde bulunan koruyucu aile çocukları ile sınırlıdır. 0-5 yaş ve engelli çocuklar çalışma kapsamına alınmamıştır. Öte yandan 56 aileden 8 aile ye ulaşılamamıştır. Bu gibi sınırlılıklar göz önünde bulundurularak çalışmamızdan elde edilen sonuçların tüm koruyucu ailelere genellenememekle birlikte, bundan sonra yapılacak çalışmalara temel oluşturacağı düşünülmektedir.

• Varsayımlar
• Araştırma grubundakilerin verdikleri yanıtların gerçek duygu ve düşünceleri olduğu varsayılmıştır.
• Hipotezler
•
• 1- Kurum bakımı altında yaşayan çocuklar, koruyucu aile ve öz ailesi yanında yaşayan çocuklardan daha fazla davranış ve duygusal sorunlar gösterecektir.

• 2 -Öğretmenler, çocuklarda koruyucu annelerden ve öz annelerden daha fazla sorun davranış bildirecektir.

• 3 -Kurumda yaşayan gençler, öz ailesi ve koruyucu ailesi ile birlikte yaşayanlardan daha fazla sorun davranış bildirecektir.
• 4 - Öz ailesiyle görüşen koruyucu aile çocuklarında daha az sorun davranış görülecektir.

İZİNLER
• Araştırmanın yapılabilmesi için 2003 Kasım ayında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne başvurularak araştırmanın amacı yazılı olarak açıklanmış ve Ankara ilinde yaşayan ve koruyucu aile olan 56 aileye ulaşmak ve ailelerle görüşme yapmak amacıyla izni alınmıştır. Daha sonra ailelerden ve çocuklardan da izin alınmış ve onam formu imzalatılmıştır.


• Öte yandan Ankara da bulunan Çocuk Yuva/Yurtlarında yaşayan çocuklara ulaşabilmek amacı ile yine SHÇEK’den ve Kurum Müdürleri ve çocuklardan izin alınmıştır. Aile yanında yaşayan çocuklar ise Türkiye Ruh Sağlığı Profili çalışmasından diğer iki grubun özelliklerine yakın olan aileler ve çocuklar arasından seçilmiştir. İzinler bu grup için de alınmıştır.

Ön Uygulama

2004 Şubat ayında Ankara ilinde yaşayan ve koruyucu aile olan 56 aileye ulaşmak amacıyla telefon ile ailelerle görüşülmüş ve araştırmanın amacı kısaca anlatılmış ve randevu tarihi verilerek ailelerle SHÇEK’e bağlı olan Fatma Üçer Çocuk ve Gençlik Merkezinde buluşulmuştur. Tez danışmanı ve tez yöneticisinin ailelerle birlikte yaptığı toplantıda çalışmanın amacı ayrıntıları ile anlatılmış ve ailelerin katılımı sağlanmaya çalışılmıştır. Toplantıya 31 aile katılmış, ailelerin sorunları tartışılmış, baş etme yolları konuşulmuş ve katılanlara formlar dağıtılmış ve nasıl uygulama yapacakları anlatılmıştır. Katılamayan aileler daha sonra tekrar telefon ile aranmış ve kendilerine randevu verilmiştir. Aileler tamamladıkları ölçekleri tez yürütücüsüne teslim etmiştir. Daha sonra ailelerle bir kez daha Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında toplantı yapılmış ve Koruyucu Aile ve Evlat Edinme Derneğinin ülkemizde kurulması için ilk adım atılmıştır.

• Araştırmada Etik Sorunlar

• Araştırma gruplarına araştırmanın amacı ve gerekçesi belirtilerek, gönüllülük esasına dayalı olarak yapılmıştır. Araştırma sonuçları araştırma grubuna bildirilecektir.
• Araştırmada Karşılaşılan Sorunlar

• Ankara İlinde bulunan 56 koruyucu ailenin 39’na ulaşılabilmiştir. Ulaşılan ailelerde yaygın bir korku gözlenmiştir. Bu korku, devletin çocukları ellerinden alacağı, öz ailelerine geri vereceği gibi korkulardır. Bu tür korku ve güvensizlik nedeniyle bazı aileler formları doldurmak istememiş, çocuklarına form doldurtmamış ve çocukların öğretmenlerine form göndermek istememiştir.
• Kurum bakımı altında yaşayan çocukların bakıcı annelerinin çocukları çok az tanığı gözlenmiştir. Bu nedenle uzun süre yuva/yurtta çalışan ve çocukları iyi tanıyan bakıcı annelerle çalışılmıştır.

BULGULAR VE SONUÇLAR

Sorun Davranışlar
N= Aile yanı
62 Koruyucu aile
31 Yuva-Yurt
62 F,Sd,P
Anksiyete/Depresyon
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 4.9
3.8
.49 4.2
3.3
.59 3.1*
2.8
.37 4.700;2;.010
Sosyal İçe Dönüklük
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 3.2
2.8
.36 2.4
2.5
.46 2.5
2.4
.30 1.496;2;.227
Somatik Yakınmalar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 1.1
1.0
.29 1.5
1.8
.33 .71
.89
.32 1.286;2;.279
Sosyal Sorunlar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 2.1
2.4
.31 3.5*
3.2
.58 3.0*
2.9
.38 3.135;2;.046
Düşünce Sorunları
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata .40
.80
.10 2.6*
2.3
.42 1.1
1.8
.24 17.264;2;.00
Dikkat Sorunları
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 3.7
3.4
.43 5.5*
4.2
.75 3.5
3.2
.40 3.573;2;.030
Kurallara Karşı Gelme
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 1.1
1.8
.24 2.8
3.2
.59 3.8*
4.6
.58 9.508;2;.000
Saldırgan Davranışlar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 6.3
6.6
.84 6.0
5.5
1.0 7.1
6.9
.87 .359;2;.699
İçe Yönelim
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 9.0
7.1
.90 8.2
6.5
1.2 6.2*
5.8
.79 2.846;2;.050
Dışa Yönelim
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 7.4
8.1
1.0 8.7
8.2
1.4 10.9
9.6
1.4 2.131;2;.122
Toplam Problem
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 25.8
19.9
2.5 31.8
24.1
4.3 51.7*
17.8
2.2 27.471;2;000

TABLO 1: CBCL/6-18 Yaşları Arasındaki Çocuk ve Gençlerin Sorun Davranışlarının
Bakım Modellerine Göre Ortalama ve Standart Sapmaları

Tablo 1’de CBCL/6-18 ölçeğinden alınan puanların çocuk bakım sistemlerine göre ortalamaları, standart sapmaları, standart hataları ve tek yönlü varyans analizi sonucunda belirlenen F değeri, serbestlik derecesi ve p değeri verilmiş, Tukey karşılaştırma yöntemi sonrasında hangi grubun farklılığı oluşturduğu (*) işareti ile gösterilmiştir.

6-18 Yaş Grubu Çocuk ve Gençler için Davranış Değerlendirme Ölçeği Sonuçları:

CBCL den elde edilen puanların çocuk bakım sistemlerine göre ortalamaları karşılaştırıldığında; Toplam Problem de kuruluşta yaşayan çocukların bakıcıları koruyucu aile ve de kendi ailesi yanında yaşayan çocuklara göre daha fazla sorun davranış bildirmişlerdir. Koruyucu aile ve kendi ailesi yanında büyüyen çocukların toplam problem puanı arasında ise anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bu durum ülkemizin kültürel yapısına paralel koruyucu ailenin çocuğu kendi çocuğu gibi benimsemesi nedeniyle meydana gelen olumlu bir gelişmedir.

Sorunların türüne bakıldığında, çalışmamızda Dışa Yönelim sorunları bakım sistemlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Dışa Yönelim sorunlarından Saldırgan Davranışlar alt testi her üç bakım sisteminde anlamlı farklılık göstermemiştir. Ancak Kurallara Karşı Gelme alt testi kuruluşta yaşayan çocuklarda diğer iki gruptan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Günümüzde ülkemizde en yaygın uygulama olan kışla tipi kuruluşlarda yaşama ve yetişme, çocuğun en temel gereksinmesi olan ilgi, sevgi, sıcaklık, şefkat ve disiplin gibi niteliklerden uzak kalmasına neden olmaktadır. Çocuğun yaşamında gereksinmesi olan süreklilik ve tutarlılık buralarda yoktur. Değişen personel ve politikalarla birlikte kurallarda değişmektedir.
İçe Yönelim sorunları kurum bakımı altındaki çocuklarda diğer iki gruptan daha düşük olarak saptanmıştır.
İçe Yönelim sorunları içinde ele alınan Anksiyete/Depresyon alt testinden kuruluşta yaşayan çocuklar diğer iki gruptan daha düşük puan elde etmişlerdir.


Koruyucu aile yanında yaşayan çocuklarda Dikkat Sorunları ve Düşünce Sorunları diğer iki gruba göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. İngiltere de Rutter A ölçeğiİ kullanılarak 5-15 yaş grubu koruyucu aile yanında yaşayan çocuklarla yapılan bir araştırmada çocukların %29 unda sorun davranış saptanmıştır (Rushton&Minnis,2002). Bu sorunlar öfke nöbetleri tutma ve dikkat eksikliğidir. Sosyal Sorunlar alt testi ise hem koruyucu aile hem de kuruluşta yaşayan çocuklarda, aile yanında yaşayanlardan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur.

Sonuç olarak kurum bakımı altında yaşayan çocukların, koruyucu aile ve öz ailesi yanında yaşayan çocuklardan daha fazla davranış ve duygusal sorunlar göstermekte olduğu araştırmamızdaki bulgular ve literatür doğrultusunda da desteklenmiştir.

• Şekil 1. Bakım Modellerine Göre Sorun Davranışların Görülme Sıklığı (%)
• Bakım modellerine göre çocuklarda sorun davranışların görülme sıklığı incelendiğinde; Koruyucu aile yanında ve öz ailesi ile birlikte yaşayan çocuklar arasında sorun davranışların görülme sıklığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Ancak kuruluşlarda yaşayan çocuklarda sorun davranışların görülme sıklığı çok yüksektir.

Sorun Davranışlar
N= Aile yanı
54 Koruyucu aile
27 Yuva-Yurt
54 F,Sd,P
Anksiyete/Depresyon
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 8.5*
5.6
.77 5.6
4.6
.89 6.2
3.4
.47 5.092;2;.007
Sosyal İçe Dönüklük
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 3.6
3.3
.45 2.7
2.4
.47 5.9*
3.9
.54 9.410;2;.000
Somatik Yakınmalar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 1.2
1.1
.25 .38
.64
.12 1.5*
2.1
.28 3.451;2;.035
Sosyal Sorunlar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 2.8
3.1
.43 3.4
3.9
.76 3.1
2.7
.37 .435;2;.648
Düşünce Sorunları
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata .91
1.3
.17 1.2
1.7
.34 1.7
2.4
.33 2.310;2;.103
Dikkat Sorunları
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 7.2
6.9
.95 13.1*
9.5
1.8 15.7*
11.4
1.5 11.385;2;.000
Kurallara Karşı Gelme
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 1.1
1.5
.21 2.2
2.1
.49 2.7*
3.1
.45 5.331;2;.006
Saldırgan Davranışlar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 4.7
5.1
.80 8.9*
7.6
1.4 6.9*
5.1
.94 3.681;2;.028
İçe Yönelim
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 13.1*
8.9
1.2 8.6
6.2
1.2 13.6*
7.4
1.0 3.900;2;.023
Dışa Yönelim
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 5.9
6.9
.94 11.0*
9.6
1.8 9.7*
9.6
1.3 4.141;2;.018
Toplam Problem
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 30.2
22.3
3.1 38.5
26.6
5.1 45.8*
28.2
3.8 4.920;2;.009
Tablo 2: TRF/6-18 Yaşları Arasındaki Çocuk ve Gençlerin Sorun Davranışlarının Öğretmenlerinden Elde Edilen Bilgiler Doğrultusunda Bakım Modellerine Göre Ortalama ve Standart Sapmaları

Tablo 2’de TRF/6-18 ölçeğinden alınan puanların çocuk bakım sistemlerine göre ortalamaları, standart sapmaları, standart hataları ve tek yönlü varyans analizi sonucunda belirlenen F değeri, serbestlik derecesi ve p değeri ile, Tukey karşılaştırma yöntemi sonrasında hangi grubun farklılığı oluşturduğu (*) işareti ile gösterilmiştir


• 6-18 Yaş Çocuk ve Gençlerin Öğretmen Bilgi Formu Sonuçları

• Çocuk ve gençlerin öğretmenlerinden elde edilen Toplam Problem puan ortalaması kuruluşta yaşayan çocuklarda diğer iki gruba göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Öğretmenler de anneler/bakıcı anneler gibi kuruluşta yaşayan çocuklarda diğer iki gruba göre daha fazla sorun bildirmişlerdir.

• Dışa Yönelim Sorunları hem koruyucu aile hem de kuruluşta yaşayan çocuklarda aile yanında yaşayanlardan yüksek bulunmuştur. Saldırgan Davranışlar alt testinden de hem koruyucu aile hem de kuruluşta yaşayan çocuklar yüksek puan alırken, Kurallara Karşı Gelme alt testinden kuruluşta yaşayan çocuklar yüksek puan almıştır. İçe Yönelim Sorunları hem kuruluşta hem de aile yanında yaşayan çocuklarda koruyucu aile çocuklarından anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Anksiyete/Depresyon aile yanında çocuklarda yüksek olarak bildirilmiştir. Sosyal İçe Dönüklük ve Somatik Yakınmalar kuruluşta yaşayan çocuklarda yüksektir. Kuruluş çocuklarının okullarda daha pasif ve içlerine kapandıkları görülmektedir. Kendilerini ifade tarzlarının da somatik sorunlarla ortaya çıktığı söylenebilir. Sosyal Sorunlar ve Düşünce Sorunları alt testlerinde ise her üç grup arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Öğretmenler, hem koruyucu aile hem de kuruluşta yaşayan çocuklarda Dikkat Sorunları belirtmişlerdir. Yunanistan da 9-11 yaş grubu kuruluşta yaşayan çocuklarla (N:41), aile yanında yaşayan çocukların (N:41) öğretmen değerlendirmesine göre yapılan karşılaştırmalı çalışmada öğretmeler kuruluşta yaşayan çocuklarda daha fazla ruhsal sorun bildirmişlerdir. Dikkat eksikliği, hiperaktivite, sınıf aktivitelerine daha az katılım ve davranım bozukluğunun sıklıkla görüldüğünü saptamışlardır.


Sorun Davranışlar
N= Aile yanı
30 Koruyucu aile
15 Yuva-Yurt
30 F;sd;P
Anksiyete/Depresyon
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 6.7
4.5
.83 6.7
5.4
.97 11.3*
5.2
.97 7.459;2;.001
Sosyal İçe Dönüklük
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 3.4
2.2
.42 4.4
2.2
.58 7.9*
3.2
.58 22.266;2;.000
Somatik Yakınmalar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 2.4
2.8
.51 1.5
2.0
.52 7.3*
3.7
.68 25.677;2;.000
Sosyal Sorunlar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 2.5
2.4
.43 3.8
2.9
.76 8.4*
3.9
.72 26.606;2;.000
Düşünce Sorunları
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 1.1
1.5
.28 3.9
4.4
1.1 7.7*
4.3
.79 27.255;2;.000
Dikkat Sorunları
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 3.5
2.6
.48 4.7
3.5
.92 7.9*
2.8
.52 18.372;2;.000
Kurallara Karşı Gelme
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 1.2
1.5
.28 2.7
2.2
.56 6.4*
4.8
.87 21.672;2;.000
Saldırgan Davranışlar
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 5.2
4.3
.78 7.7
6.0
1.5 11.7*
6.7
1.1 9.849;2;.000
İçe Yönelim
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 12.4
7.5
1.4 12.6
8.7
2.3 26.5*
10.2
1.8 21.672;2;.000
Dışa Yönelim
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 6.5
5.2
.96 10.5
7.6
1.9 18.1*
10.2
1.8 15.911;2;.000
Toplam Problem
Ortalama
Standart Sapma
Standart Hata 30.3
17.8
3.2 39.4
25.6
6.6 74.9*
27.8
5.1 28.065;2;.000



Tablo 3: YSR/11-18 Yaşları Arasındaki Gençlerin Kendilerinden Alınan Bilgilere Göre Sorun Davranışlarının Bakım Modellerine Göre Ortalama ve Standart Sapmaları
Tablo 3’de YSR/11-18 ölçeği kullanılarak gençlerin kendilerinden alınan puanların çocuk bakım sistemlerine göre ortalamaları, standart sapmaları, standart hataları ve tek yönlü varyans analizi sonucunda belirlenen F değeri, serbestlik derecesi ve p değeri ile, Tukey karşılaştırma yöntemi sonrasında hangi grubun farklılığı oluşturduğu (*) işareti ile gösterilmiştir.

• 11-18 Yaş Grubu Gençler İçin Kendini Değerlendirme Ölçeği Sonuçları

• YSR ölçeği kullanılarak gençlerin kendilerinden elde edilen puanların çocuk bakım sistemlerine göre puan ortalamaları karşılaştırıldığında; Toplam Problem, İçe Yönelim, Dışa Yönelim sorunları ile tüm alt test puan ortalamasının kuruluşta yaşayan çocuklarda koruyucu aile ve kendi ailesi yanında büyüyen çocuklara göre anlamlı olarak yüksek olduğu saptanmıştır.

• Gençlerin kendi duygu, düşünce ve davranışlarını algılamaları ve değerlendirmeleri, anne ya da kendilerine bakım veren kişilerden ve öğretmenlerinden farklılık göstermektedir. Çalışmamızda gençler, annelerden ve öğretmenlerden daha fazla sorun bildirmiştir. Bu sonuç, ülkemizde yapılan diğer çalışmalarla da desteklendiği gibi (Erol, Şimşek 2000) yabancı yayınlarda da benzer sonuçlar vurgulanmıştır (Verhulst 1993). Bu sonuçlar anne –baba ve öğretmenlerin çocuklar büyüdükçe onları daha az tanıdıklarını ya da yaş ilerledikçe gençlerin kendilerini daha az ortaya koyduklarını düşündürmektedir.

• Araştırmalar, koruyucu aile bakım sisteminin kuruluşlardaki bakım sistemi ile pek çok açılardan farklılık gösterdiğini belirtmektedir (Rushton & Minnis,2002). Örneğin, bağlılık gelişimi, ebeveynin sürekliliği bağlamında gelişir. Koruyucu ailede çocuk, bakım veren kişiye kolaylıkla ulaşabilirken, kuruluşlarda bu süreklilik yoktur, vardiya sistemi içinde çalışılır ve çocuğun yaşı ilerledikçe farklı yerlerde bakımı sağlanır. Koruyucu ailelerde anne yerine geçen kişi ile çocuk arasında belirli bir yaş farkı vardır. Oysa kuruluşlarda çalışan personel ile çocuk arasında kimi zaman çok az yaş farkı gözlenmektedir. Bu durum tutumlarla ilgili sınır koymada ve duygusal ve cinsel sınırlamalarda da güçlük yaşanmasına neden olabilmektedir.

• Koruyucu Aile Soru Formu Sonuçları

• Çalışmaya katılan koruyucu anne-babaların yaş ortalaması 51.04 (Sd=8.9)’dür. Öğrenim durumları incelendiğinde, %50’sinin üniversite, %30’unun lise, %8’inin ortaokul ve %12’sinin ilkokul mezunu oldukları saptanmıştır.

• Ailelerin genellikle cinsiyet tercihi yaptığı, ve bu tercihin kız çocuk doğrultusunda olduğudur. Benzer bulgu 1996 yılında Tok tarafından yapılan araştırma ile de desteklenmektedir. Çalışmamızda koruyucu ailelerin çocukların yaşları konusunda da tercih yaptıkları belirlenmiştir. Aileler küçük yaş grubunu tercih etmektedirler. Yine çalışmamızda koruyucu ailelerin korudukları çocukları yanlarına almaları “3-5 yaş” grubunda toplanmaktadır. Aileler, küçük yaş grubu çocukların kurum bakımının olumsuz etkilerinden daha az etkilendiklerini düşündüklerini belirtmektedirler.

• Koruyucu ailelerin bu hizmetteki temel amacı “yardım etmek” dir. Bu durum ailelerin gönüllük esasıyla hareket ettiklerini göstermektedir. Evlat edinme ikinci motive edici etkendir. Bu durum ailelerin koruyucu aile hizmetini evlat edinme hizmetine basamak olarak kullandıklarını da göstermektedir. Küçükakyüz ve arkadaşlarının (1995) yaptığı araştırmada elde edilen bulgular da bu sonucu desteklemektedir. Söz konusu araştırmada da ‘muhtaç çocuğa yardım etmek’ ağırlıklı olarak ortaya çıkmıştır.


• Ailelerin %64.1’nin kendi öz çocuğu vardır. %35.9 ise çocuk sahibi değildir. Ailelerin %36.8’i koruyucu aile konusunda bilgi sahibi olduğu zaman, %18.4’ü ise çocuklar büyüdüğünde koruyucu aile olmaya karar verdiklerini bildirmişlerdir. Çocuk sahibi olamayacağını anladıktan sonra koruyucu aile olma isteği %2.6’ olarak belirtilmiştir. Öz çocuğunun olması veya olmamasının koruyucu aile olma kararını beklenenin aksine etkilemediği, daha çok ailelerin bu hizmet konusunda bilgilendirmelerinin karar vermelerinde etkili olduğu görülmüştür. Bu sonuç dikkate alındığında koruyucu aile olma kararının verilmesinde hizmetin topluma tanıtılmasının ne kadar önemli olduğu sonucu ortaya konmuştur.


Öz Aile Görüşme Durumu
• Çocukların %82.4’ünün öz ailesi hayattadır. Bu çocukların bir kısmı öz ailesi ile görüşmemektedir. Öz ailesiyle görüşen çocuklarla görüşmeyenler arasındaki fark incelendiğinde :



Tablo 4 : CBCL/YSR/TRF’den Elde Edilen Sorun Davranışların Çocuğun Öz Ailesi İle Görüşme Durumuna Göre Ortalama ve Standart Sapmaları
CBCL TRF YSR
Sorun Davranışlar Öz aile ile Görüşen
N=13
X (sd) Öz aile ile görüşmeyen
N=12
X (sd) Öz aile ile Görüşen
N=11
X (sd) Öz aile ile görüşmeyen
N=11
X (sd) Öz aile ile Görüşen
N=7
X (sd) Öz aile ile görüşmeyen
N=6
X (sd)
Anksiyete/Depresyon 3.7 (2.7) 4.6 (3.1) 3.1 (2.2) 6.1 (3.3)* 5.5 (4.8) 9.0 (6.5)*
Sosyal İçe Dönüklük 2.5 (2.1) 2.6 (2.2) 2.0 (1.5) 2.6 (1.9) 4.9 (2.1) 4.8 (2.2)
Somatik Yakınmalar 1.6 (1.3) 1.3 (1.1) .45 (.28) .09 (.13) 2.3 (1.8) 1.0 (.09)
Sosyal Sorunlar 3.1 (2.9) 4.2 (3.7) 2.6 (2.4) 3.1 (2.2) 4.3 (3.5) 3.1 (2.1)
Düşünce Sorunları 1.8 (1.6) 3.7 (2.9) .64 (1.0) 1.4 (1.2) 4.6 (5.5) 4.0 (3.6)
Dikkat Sorunları 3.5 (3.2) 7.1 (5.1)* 7.7 (6.7) 15.6 (8.2)* 3.4 (3.0) 6.0 (3.8)*
Kurallara Karşı Gelme 1.6 (1.4) 3.7 (3.3 1.1 (.9) 2.7 (2.4) 1.9 (2.1) 4.0 (2.0)*
Saldırgan Davranışlar 3.3 (3.1) 9.3 (6.9)* 4.7 (4.5) 11.8 (7.5)* 4.3 (4.1) 11.5 (5.0)*
İçe Yönelim 7.9 (6.2) 8.5 (7.8) 5.5 (3.8) 8.8 (4.5) 12.7 (8.8) 14.8 (9.4)
Dışa Yönelim 4.9 (3.9) 13.0 (11.1)* 5.8 (5.6) 14.5 (10.4)* 6.1 (5.4) 15.5 (6.3)*
Toplam Problem 23.5 (19.8) 40.9 (28.9)* 23.1 (17.9) 44.4 (22.8)* 34.4 (25.6) 48.2 (26.3)*
Her üç ölçekte de öz ailesi ile görüşmeme durumunda Toplam Problem, Dışa Yönelim, Saldırgan Davranışlar ve Dikkat Sorunları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur.

Sonuçta aileleriyle görüşen çocukların daha az davranış ve duygusal sorunlar gösterdiği saptanmıştır. Tabii ki bu durum cinsel taciz, şiddet gibi durumlar için geçerli değildir. Bu konuda kurumun etkin olması ve öz aile-çocuk–koruyucu aile arasında dengeyi sağlaması ve psiko-sosyal danışmanlık yapması gereklidir.


• Çocukların büyük çoğunluğu duygularını rahatlıkla ifade ederken, % 16’sı duygularını ifade edememektedir. %13.9 yüz ifadesinden ve beden dilinden duygu ve düşünceleri anlayamamaktadır. Çoğunluğu kurum bakımından gelen bu çocuklar kurumda teke tek ilişki kuramamakta ve uyaranlardan yeterli ölçüde yararlanamamaktadırlar. Kurum bakımında çocuk sayısının fazlalığı, personel sayısının yetersizliği nedeniyle çocuklar pek çok farklı duyguyu ayırt edememekte ve dolayısıyla ifade etmekte de zorlanmaktadırlar. Personelin, duyguları çocukların anlayabileceği şekilde açıklaması (Örneğin; kızdın, şaşırdın, sevindin ) sağlanmalıdır.
‘‘

• Koruyucu ailelerin %76.3 ‘ünün çocuklarla ilk kez yuvada karşılaşmış oldukları düşünüldüğünde, koruyucu aile ile yaşamaya başlayan çocukların ilk zamanlarında bir takım psikolojik sorunlar (tekrar yuvaya dönme korkusu ile kendini sevdirme çabaları, parmak emme, altını ıslatma, karın ağrısı gibi psiko-somatik bozukluklar, uyku ve konuşma bozukluğu vb.),beslenme sorunları (çok yemek yeme, yemeği red etme, yeme bozukluğu), fiziksel sorunlar (diş sağlığı, parazit ve cilt sorunu) baş gösterdiği duruma karşılık sadece %10.3’ünun hiçbir sorunu olmadığı saptanmıştır.


• Yuvadan aile ortamına geçiş süreci yaşayan bu çocuklarda bedensel ve ruhsal düzeninin bozulması oldukça normaldir. İspanya’da Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsünde Olivan Gonzalvo (2002) tarafından yapılan araştırma da; koruyucu aile hizmetinden yararlanan çocukların karmaşık sağlık problemlerinin olduğu ve fiziksel, zihinsel, gelişim sorunlarının yüksek oranda görüldüğü belirtilmiştir. Bu nedenle çocuklara terapatik, psikiyatrik, dermatolojik, fizyolojik, dental, beslenme, bağışıklık sistemi ile ilgili sağlık hizmetlerinin sağlanması, belli aralarla tekrarlanması ve çocukların bir bütün olarak sağlıklarının izlenmesi gerekliliği ortaya konmuştur.


 Ailelerin %22.9’u çok bunaldığında çocuğu geri vermeyi düşündüğünü,%77.1 ise böyle bir şey düşünmediğini,%37.9’u konu ile ilgili çocuğa sözel ve sözel olmayan mesajlar verdiklerini,%62.1 ise böyle mesajlar vermediklerini belirtmişlerdir.

ÖNERİLER
• Koruyucu aile bakımı, öz ailenin yerine geçen bir hizmet türü değildir. Kimsesiz çocukların yanı sıra, ailesi olan ve çeşitli nedenlerle bir arada yaşayamayan çocukların geçici olarak bakıldığı bir hizmet modelidir. Öz ailenin sorunlarını giderici yönde çalışmalar yapılmalı ve amaç çocuğun öz ailesine geri dönüş olmalıdır. Çocuk koruyucu ailenin yanında iken öz ailesiyle görüşmeli duygusal bağını devam ettirmelidir.

• Koruyucu aile adaylarının çocuk almadan önce ana-baba eğitimi almaları, koruyucu aile kurumu konusunda yeterli bilgiye sahip olmaları ve çocuğun geçmiş aile yaşantısı ile ilgili bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.

• Koruyucu aileye alınmadan önce çocukların sağlık kontrolleri ve bedensel, bilişsel, sosyal ve ruhsal açıdan değerlendirmeleri yapılmalı ve belirli aralarla bu değerlendirmeler yinelenmelidir.

• Koruyucu ailelerle grup çalışması yapılmalı, ortak sorunları olan bu aileler bir araya gelmeli ve sorunlarını paylaşma olanağı bulmalıdırlar. Ailelere yapılacak böyle bir hizmet ile çocukları hakkında yada çevreden gelen tepkilerle ilgili sorunlar paylaşılıp çözüm yolları konusunda yardımcı olunabilir. Ne yazık ki ülkemizde böyle bir çalışma yoktur. En kısa zamanda koruyucu aileleri bir araya getirici bir dernek kurulması yararlı olacaktır.

• Araştırmada koruyucu ailelerin çocuğun gelişimi ve psiko-sosyal durumu konusunda yeteri kadar bilgilendirilmedikleri ve önceden birbirlerini tanıyabilecek kadar bir araya gelemedikleri ortaya çıkmıştır. Bu nedenle ailelerin çocuk hakkında yeterli ve tam bilgiye sahip olmaları ve çocukla birlikte yaşamaya başlamadan önce birbirlerini tanıyacak sürede bir araya gelme çalışmaları yapılmalıdır.


• Koruyucu aile kurumda görevli uzmanlarla sürekli ilişki içinde olmalı ve bilgi-alışverişinde bulunmalıdır. Uzmanın izleme ve denetleme amacıyla yapacağı aile ziyaretleri oldukça önemlidir. Araştırmada koruyucu ailelerin öncelikli olarak vurguladıkları konulardan biri olan bu ziyaretlerde gerekli rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmeli , ziyaret esnasında ailenin yada çocuğun tedirgin olmaması sağlanmalıdır.

• Koruyucu aile hizmetinin topluma tanıtımı çok önemlidir. Bu konuda başarılı kampanyalar düzenlenmelidir. Toplum tarafından bu hizmetin anlaşılması sonucunda yuvalarda bulunan durumu uygun çocukların hepsinin koruyucu ailelerce bakımı sağlanabilir. Bu konuda halen koruyucu aileye ödenen ücretin artırılması da motive edici bir faktör olacaktır.

• Sonuç olarak; sosyal hizmetler, sağlık, eğitim ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği içinde çalışılması ve çocukların haklarının gözetilmesi toplumun kazancı olacaktır.

KORUYUCU AİLELERİN ÖNERİLERİ

• Yetkililer koruyucu ailelere çocukla ilgili her türlü bilgiyi vermelidir. Çocuğun öz ailesiyle ilgili bilgiler koruyucu ailelere bildirilmelidir.

• Çocuk koruyucu aileye verilmeden önce hazırlanmalı, bilgilendirilmeli ve psikolojik destek sağlanmalıdır.

• Çocuğun aile ile yaşamaya başlaması ile birlikte karşılaşılacak güçlükler konusunda bilgi verilmelidir.

• Medya aracılığıyla koruyucu aile sisteminin tanıtılması gereklidir.

• Çocukların öz güvenleri eksik ve alt yapıları yetersizdir. Yuvalarda toplu bakım yerine çocuklar küçük gruplar halinde ayrılarak bakılırsa başarı ve güven daha fazla olabilir.

• Koruyucu aile olma süresi çok uzatılmamalıdır.

• Sağlık ve sosyal yönden destek arttırılmalıdır.

• Koruyucu aile ödenekleri günümüz yaşam koşullarına uygun hale getirilmelidir.


• Belli bir süre koruyucu aile yanında kalan çocuğun eğer öz ailesiyle ilişkisi yoksa koruyucu aileye evlat edinebilme konusunda yardımcı olunmalı ve bu konuda yasal düzenleme yapılmalıdır.

• Koruyucu aile hizmetinde çalışan sosyal hizmet uzmanı kontrol ziyaretlerini çocuğa hissettirmeden yapmalı , iletişim becerisi yüksek ve donanımlı olmalı. Bu meslek elemanları sürekli olmalı ve değişmemelidir.

• Okullarda öğrencilere koruyucu aile konusunda bilgi verilmeli her çocuğa sizinde bir kardeşiniz olsun mesajı ile bu hizmet tanıtılmalıdır. Bu sayede koruyucu aile yanında bulunan çocuklara karşı oluşmuş olan yanlış ön yargılar da ortadan kaldırılabilir.

• Ülkemizde çocuk hasreti çeken bir çok aile ve yuvalarda da bir çok çocuk var. Bu ikiliyi bir araya getirecek sistem en kısa zamanda gerçekleşmelidir.

• Koruyucu aile yapısı özendirilmelidir. Aile kanadı altına alınmamış hiçbir yuva/yurt çocuğu kalmamalıdır.

 



Bize Ulaşın