Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA

KURESELLEŞTIRILEMIYEN SOSYAL HIZMETLER DEGERLERI

Sezer Domac - SHU ( İngiltere )

 

Insan icin yoksulluğu doğal saymayan, sosyal adaleti benimseyen, esitlik kavramini özümseyen, sosyal güvenceye oncelik taniyan kisi cağdaşlaşip ister istemez düzeni sollar. Ancak küresellesme sürecinin itici gücü medya ve iletisim devrimidir ki bu kisileri duyarsizlasmaya ittiği icin, aksam evinde oturup televizyonunu acan kişi neler seyrediyor; dünyanin neresinde neler olmuş, neresinde zenginlikler var ve neresinde yoksulluk gibi sorular sorulduğunda insanin ne kadar garip bir varlik oldugu ortaya cikar. Kimisi ekranda Asya da yada Afrika yoksulunu izlerken kimisi tepki gosteriyor, kimisinin yüreği sizliyor, kimiside ickisini yudumlayip mezesini yiyor. Burada suçu küreselleşme sonucu yaratilan kara kutuyu (TV) izleyen insan tipine mi yoksa kara kutu yu yaratip insani bağimli kilan ve düşünebilmesini engelleyen zihniyete mi atmak lazim?

Dünya buyuk bir hizla gelişirken ve değişirken, Türkiye bu hiza adapte olamadi. Ne yazikki akademisyenleriyle ve aydinlariyla alay eden ilk toplum olma mertebesine ulasti. Darwin’i degil de Ibn-i Haldun’un “geriye evrim” teorisini hakli cikaran, doğu ile bati arasinda preslenmis birkac ülkeden biri olmayi başardi. “Ataturk ve Devrimleri”ne yillardir planli buyuk bir ihaneti yaşama geciren düsüncelerin hala egemen oldugu bir toplum yaratilmaya calişildi. Kemalist Devremini geri plana atan Anadolu pragmatizmini yaratan ve sağci populizmi yücelten dönemin iktidarlari baskin bir kültür oluşturdular (bu öyle baskin diki sosyal demokrat partileri de kendilerine benzettiler). Hükümet-mafya-tarikat ücgeninde ülkeyi, devlet kaynaklarini ve arazilerini satisa sundular ve işcinin emeklinin hakkini IMF ve Dünya Bankasina borclandirdilar. Doğa, tarih, kültür guzel olan ne varsa yozlaştirilmasina izin verildi. Kendileriyle uzlaşmayan yada uyum sağlamayan tüm toplumsal öğeleri dişlayip sindirdiler. Şimdi birden küresellesen dünya da Türkiye yi hak ettigi yere getirmeye calişan politikacilar ekonomik ve sosyal anlamda Türkiyenin ne kadar geride birakildigini farkettiler ve bu hiza adapte olabilmek icin de kollari sivayip işik hiziyla uyum paketleri cikardilar. Toplumun ve SHU’larin bu değişime ayak uydurmasi da elbette zaman alacaktir. Türkiyenin küreselleşmeye cevabi AB nin sunmuş olduğu yaptirim yada diger bir deyişle uyum paketleriyle doğrudan bağlantilidir.

Küreselleşmenin iyi yanlarini ve kötü yanlarinida iyi tahlil etmek lazim. Once kureselleşme nedir onu iyi tanimlamak ve anlamak gerekir. 20.ci yuzyilin yirmi yili liberal ekonomik prensipleri, özelleştirme ve deregülasyon gibi yeni ekonomik acilimlar getirdi. IMF, WTO (Dünya Ticaret Organizasyonu), G8, OECD ve Dunya Bankasinin mudaleleriyle kuresellesme adi altinda ulusrarasi ticareti ve gelişimi yatirimcilarin avantajina birakip insan haklarini savunamayan, işciyi, üreteni sömüren, sermaye sahibini koruyan bir politikayla ulusrarasi platformlarda küreselleşmenin (globallesme) faydalarini ve onemini savundular. Hukumetler de vergi yasalariyla, faiz ve doviz kurlarina mudahale ile, calişanlarin haklarini kisitliyarak, kamu harcamalarini kisarak, depolitize edilmis ve örgütlenemeyen bir toplum yaratarak buna cevap verdiler. Dünya kültürü ve medya, güclü uluslararasi kuruluşlar icin yayin istasyonlari oldu. Küreselleşmenin getirdiği komplikasyonlardan biri de her kültürel sistemin kendi icinde uyum mekanizmalari geliştirmesi olmuştur. Küreselleşmeyi cok iyi tanimlayan Sosyoloji gurulari bu kavrami batinin yarattiği ‘kültürel turizm’i olarak açiklamişlardir. Diğer bir deyişle uyum mekanizmalari batinin yaratmis olduğu değişimlere adapte (senkronize) olmasiyla aciklanabilir. Akrabalaşma olarak tanimlanan küreselleşme kültürel anlamda toplumlari tek tipleştirmeye zorlamiştir. Küreselleşme Avrupa ve Amerikan kültürünün dünya kültürüne ekonomik ve politik açidan yayilmasi olarak açiklanir. Bununla beraber, bir ülkenin dünya kapitalizmi ile ilişkisini kurmasi için toplumun kültürel değerlerini korumasi, degisikliklere ekonomik, politik ve bilimsel açidan adapte olmasi sürekliliğini ve geleceğini garantiye almasi demektir. Küresellesme post-modernism sonu ortaya atildiktan sonra tek tip/model insan yaratmak, külturel farkliliklari batinin istediği şekle sokmak için külturel emparyalizmi yaratmiştir. Küreselleşme ulaşabildiği toplumlara burger yediren, coca-cola içiren, televoleler seyrettiren, Nike ayakkabilari giydiren tuketici bir anlayistir, yayilma politikasidir. Batinin ekonomik ve kültürel anlamda sürekli sömüren ve yayginlaşan bir politika izlediği, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere olan ekonomik bağimliliği kabullenmis bir gerçektir ki Turkiye de bu gerçekten fazlasi ile nasibini almiştir. Globellesmenin Türkiye adina oluşturduğu bir diğer tehdit ise materyelist ve tüketici toplum olmayi tetikleyen bati modeli medya anlayişidir ki bu anlayiş lokal ve otantik kültürleri fazlasiyla rencide etmektedir.

Sosyal Hizmetlerin bel kemiğini oluşturan ideolojilere bakildiğinda sosyal adeletsizliği ve emperyalizmi sorgulayan yardima muhtaç insanlari güçlendiren evrensel bir hizmet anlayisi görürüz. SHU olarak uzun yillar hizmet veren bir profosyonel ideolojik anlamda sosyal hizmet sunmanin temel dayanağini ve bu dayanağin her ülkede benzerlikler taşidiğini bilir. Sosyal Hizmetler batida doğmuş ve gelişmiş bir kavramdir fakat bu kavramin ideolojisinin temelinde Amerikanlaştirma, Ingilizleştirme yada Batililaştirma yoktur. Bunun aksini iddia edenlerde ya kendi ideolojik degerlerini iyi degerlendiremiyorlardir yada sosyal hizmetler etiğinin, filozofisinin altinda yatan ideolojilerden haberder değillerdir. Temel ideoloji hizmet sunulan kişileri topluma kazandirmak, normalize etmek, eşit kilmak ve onlarin sesi olmaktir. Sosyal adeleti savunan SHU küreselleşmenin kazandirdiği iletişim, litarator, kaynak, bilgi alişverişi, fikir üretme gibi sosyal/kültürel alanda pozitif gelişmelere acik olmalidir. Unutulmamalidir ki tomplumlarda insanlar gibi birer adaptive mekanizmalardir. Insan nasil bir iklimin koşullarina adapte olabilmek icin bir takim savunma mekanizmalari geliştiriyorsa ülkelerde globalleşen dünyada kendilerine en uygun düşen pozitif gelişmeleri takip edebilmelidirler. Globelleşmenin fiziksel anlamda Türkiye icin kazandirdiği en büyük girdi Sosyal Hizmetler anlayişidir. Gelişmekte olan ülkelerin fiziksel anlamda ayakta kalabilmeleri, kuresellesen dünyaya ayak uydurabilmeleri ölçüsünde mümkündür.

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.