Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA


MASALSI YALANLAR - GERÇEKSİ MASALLAR

Cafer ÇATALOLUK

Uzman Klinik Psikolog ccataloluk2002@yahoo.com ccataloluk@gmail.com
Cep: 0534 377 82 51

 

Çocukluğumuzda en çok keyif veren şeylerden biri sanırım masallarımızdı. Hani anne babamızın büyük anne büyük babamızın bizlere anlattığı masallar. Hep masalları keyifle dinlerdim. Ama son zamanlarda oğlum mobil oldukça ve net sorular sordukça masalların beni ne kadar zorda bıraktığını daha iyi kavradım. Artık masallar bana keyif katmıyor, beni sadece zorluyor. Sizde yaşadınız mı bilmem o övdüğümüz masallar hep sihirlerin, büyülerin, cinlerin devlerin olduğu masallar. Eğer masallardaki kahramanların gerçek hayatla bağlantısı olsa çocuğun korkularını daha rahat argümanlarla geçiştirebiliriz.

Burada bence en temel sıkışma noktam iyi ve kötüler. Masallarda hep bir iyi olan ve ona kötülük yapan ötekiler var. Ben çocuğuma bunları anlatmaya yanaşmamak için devamlı masallar üretiyorum. Ama kitap okutmak kitapla tanıştırmak istediğimde de yine onlarla karşılaşıyorum. Kırmızı başlıklı kızda örneğin. Bir kötü kurt var. Öncelikle kurt neden kötü olsun ki ? çocuğum soruyor. Sahi kurt neden kötü. Hayvanın tek derdi karnını doyurmak. Masalı üreten insan zekasının art niyeti olmasa o kurt öyle abuk şeyler planlamazdı. Üstelik ben doğada kötü bir kurtta duymadım. Ama kötülük yapan insanlardan söz etmemek zor sanırım. Planlı olarak hasedinden, öfkesinden uzun erimli planlar kuran insanlar. Belki bir tarihte çocukları vahşi hayvanlardan uzak tutmak için böyle temalara ihtiyaç vardı ama söyler misiniz şimdi neden ihtiyacımız olsun. Kalan son hayvan türlerini de tüketmek için mi ?
Oğluma anlatacak masal bulamıyorum devamlı araştırıyorum
Bu sabah oğlum “ben devi döveceğim” dedi. Hangi dev deyince de sihirli fasulyedeki dev olduğunu açıkladı. Ona göre dev kötüydü. Haklı çocuk. Çünkü masalda o dev kötü olarak aktarılmış. Dev doğası gereği insan yiyor özellikle çocukları yiyor. Devin bir karısı var, Jack (masalda ki kahraman çocuk) fasulyeden tırmanıp devlerin evine gelince Jack yardım ediyor ve Jack i eşinden saklıyor. Masalda iyi çocuk olarak lanse edilen Jack aslında böyle tanımlansa da hırsız . Konuk olduğu evdeki devin çeşitli değerli şeylerini çalıyor.(belkide yadırgamamak lazım batılılarda hep doğuya gitmek ve doğuluların zenginliklerini çalmak adına planlar yapmadılar ve bunu gerçekleştirmediler mi ) Birçok şey çaldıktan sonra son devin evine gelişinde dev onu yakalamak için arkasından fasulyeden aşağı inerken jack fasulyeyi baltayla kesiyor ve dev ölüyor.
Sorarım dev kötümü ? Yoksa Jack mi kötü. Dev kendi evinde kendi doğası gereği yaşarken Jack gidip onun eşyalarını çalıyor. Jack haklımı. Bunu okuyan çocuk birinden birşeyleri çalarsa suçlumudur. Ben emin değilim. Ayrıca devi düşman gören çocuğum böyle görmekte haksız mı ?
Şimdi ben ne yapacağım. Düşünsenize çocuğuma anlatacağım adam akıllı bir masal yok.Sahi biz nasıl çocuklar yetiştirmeye çalışıyoruz.
İyi ve kötü üzerine bir dans olarak kurguladığımız yaşam başka türlü kurgulanamaz mı ? 

Keeney, “Gördüğümüz şeyler ve gerçeklik hakkında oluşturduğumuz haritalar, her zaman için, o şeyin kendisi değildirler” der. Keeney in söylediklerinin oğlumun masallarıyla karşılaştırarak kendime bir teleskop yaptığımda birden gözlerim büyük bir şaşkınlıkla açılmaktadır. Masalları anlatan ve yazan büyükler haritalarının değişmezliğine ve yararlılığına bunca inanmışken ve gerçekliği tek taraflı kabul ederken ve aktarırken bir devi düşman gören çocuğuma ben yaşam hipotezimi hangi argümanlarla aktarabilirim ki. Çoklu gerçeklik üzerine eğitim alan benim gibi psiko-felsefe bilgisiyle donanmışların da ebeveyn olabilirliği karmaşıklığımızı arttırıyor belki. Temel amacım çocuğumun gerçeği kendi tanımları içinde kavraması. Sadece daha yakın durduğu için değil öyle olduğu için gerçekliği takdir etmesi ve gerçeklik haritalarını bu doğrultuda organize etmesidir. Ama her ne kadar çoklu gerçekliğe dair oğlumu donatmaya çalışsam da o zamanda ya ben yanlış yapıyorsam ve çocuğumu yanlış donatıyorsam karmaşasıyla yaşıyorum. 
Bilişsel haritalar üzerine 1989 yılında yaptığım bir sosyal psikoloji dersi araştırmasında insanlara herhangi bir haritaya bakmadan akıllarındaki dünya haritalarını çizmelerini istemiş ve bir resim kağıdına dünya haritalarını çizdirmiştim. O zaman bulduğum en ilginç sonuç aşırı siyasi görüşleri olanların (sol yada radikal islamcı) çizdiği Amerika haritası boynuzlu bir öküz başına benzerken siyasi sivrilikleri olmayanlar ise amerikan haritasıyla uyumlu bir harita çizmişlerdi. Böylesine insan algılarını yönlendiren bilişsel haritalar yetişmekte olan beyinleri nasıl etkilemektedir. Edebiyat ve edebiyatın bireyler üzerine etkilerini biliyoruz. Edebi bir yolda olan masallar yoluyla çocuklarımıza aktardığımız yaşam algısı ve yaşamsal gerçeklik neden böylesine tek taraflı olmak zorunda. Neden öteki olan yaşamlar kendi gerçeklikleri içinde değerlendirilmez , aktarılmazda tek taraflı aktarılır. Ebeveynler olarak hep beraber yapa geldiğimiz ve ötekini kötü gösterdiğimiz yaşam acaba hedefimiz olan çocukları yaratmakta mıdır. Yoksa işte, ilişkilerinde, arkadaşlıklarında, sevgilisi ile sadece kendi gerçekliğine yaslanmış çocuklar mı üretiyoruz. Yani devin değerli eşyalarını çalan Jack tiplemelerini kahraman yapan bizler acaba devlerin gerçekliğini kabul etmeyerek çocuklarımızı iyi insan mı yapıyoruz. O zaman hangi hırsızlıklar hırsızlık. Hangi devler hayatlarını yetiştirdiklerimizin dünyasında rahatlıkla sürdürebilirler. Düşünsenize çocuğum kreşe gitti ve ilk öğrendiği “kötü”. Her şey iyi ve kötü. Böylesine ilkel bir yaşama onu zorunlu kılmak bir toplumsal doğruluk mudur?. Yani her şey şeytan ile iyi olanın savaşımıdır. Jack iyi ve dev şeytan mı? Nedense dev bana daha yakın geliyor. Bu şeytanlaştırmalar ile bütün hayvanları tüketmedik mi, halen şer üçgeni diye şeytan ittifakı diye birileri öteki birilerini yok etmiyor mu? Üstelik bunu koca koca aydınlar yazın ve düşün adamı da hararetle destekleyerek peşin sıra gitmiyor mu ?. Sırf Jack Bush un işine geliyor diye dünya medeniyetinin kurucu taşlarından yokluğa mahkum edilen dev asya haklarının bütün değerli eşyaları ve değerleri çalınarak şeytan ilan edilmiyor mu ?. Ya da Jack Ladin istiyor diye ötekiler ölmelimi ?. 
Sahi gerçekliği çocuklarıma aktarabileceğimi ve daha az ilkel masallar yada masalcılar yok mu ?.
Ben çocuğuma arıyorum.

K
aynak:
1- Oğlum Temmuz Tan
2- Kırmızı Başlıklı Kız / Anonim 
3- Sihirli Fasulye / Anonim
4- Bilumum masallar
5- Bebe Speed / Gerçek Gerçekten Ne Kadar Gerçektir/ M.Dokur Aile Terapisi Notları 2005

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.