Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA

MESLEKLER SOSYOLOJİSİ AÇISINDAN SOSYAL HİZMET BİLGİSİNE ULAŞAMAMAK VE SOSYAL HİZMET ÖĞRENCİLİĞİ…
Aziz ŞEKER/Sitemiz Editörü
shuaziz@gmail.com 

 

 Korkuyu değil, korkunun bitirdiği insanı yeşertmektir gerçeğin özü…

   Taşrada çalışan sosyal çalışmacılarla (sosyal hizmet uzmanı) taşrada okuyan sosyal hizmet (sosyal çalışma) öğrencileri, sosyal hizmet bilgisine ulaşma-ulaşamama noktasında benzer bir ‘kaderi’ paylaşıyorlar. Ve bu nedenle hep bir üçüncü yol arıyorlar…

Bilgiyi üretmek, bilgiye ulaşmak, bilgiyi yenilemek bir yana bilgiyi yaşam gerçekliğine aktarmak, asıl zor olanı. Bir de bu bilgi, sosyal bilim ile ilişkiliyse, bilgiden yola çıkarak olguyu çözümlemek daha bir zorlaşıyor. Zorluğun bilinci, düşsel olarak kalsa bile büyüleyicidir. 

Sosyal hizmet bilgisi; disiplin ve meslek / uygulama bütünlüğünden dolayı diğer sosyal bilim dallarından görece olarak daha karmaşık, bütünselliği görmek adına değişen, gelişen bir örgüyle güncellenmektedir. 

Taşrada çalışan sosyal çalışmacılarla (sosyal hizmet uzmanı) taşrada okuyan sosyal hizmet (sosyal çalışma) öğrencileri, sosyal hizmet bilgisine ulaşma-ulaşamama noktasında benzer bir ‘kaderi’ paylaşıyorlar. Ve bu nedenle hep bir üçüncü yol arıyorlar… Bu nedenle sayıları artan sosyal hizmet bölümlerinin önemli bir sorun alanı olarak gördükleri; ellerindeki dar olan sosyal hizmet bilgisinin etkisiyle yetiştirmeye çalıştıkları sosyal hizmet öğrencilerinin bilgiyi nasıl kullanmaları gerektiği yönlerden adaletsiz koşullarda bulundukları gerçeğinin altını da çizmek gerekmektedir. 

Yanlış bir kurgu ile toplumsal sorunların ve gerçekliğin üzerine gitmek gerçeğe ulaşmamızı engeller. Olanaksızlaştırır da.

21. Yüzyılda da sosyal hizmet bilgisi genel çerçevesiyle çeviriye dayalıdır. Bundan dolayı bir telaşa gerek yok! diyenlerin sesini de duymak gerekmektedir. O zaman öğretim elemanlarının belirli oranda oturup çeviri yapmaları ve bunu öğrencilerle paylaşmaları, bu kesime göre birçok sorunun aşılmasını kolaylaştıracaktır. Ama düşünen bir akıl için bu tür bir yapılanma her zaman kritiğe açıktır. Çünkü eksiktir! Tatlı sularda şarkı söylemek gibidir bu. Oysa çoğu zaman çevirinin sanallığında kaybolup gitmek işten bile değildir… 

Sosyal hizmet mesleğinin diğer sosyal meslekler içinde ve toplum boyutunda tam olarak belli bir yere oturmadığı gün gibi ortadadır. Bunun için farklı gerekçeler ileri sürülebilir. Öyle ki, lise bitiminde sosyal hizmet bölümünün tercih aşamasında; özellikle meslek seçimi sınavı sürecinde öğrencilere yeterli bilgi verilmemesi, yönlendirme yetersizliği ise üniversite öncesi eğitim kuruluşlarının üzerinde durması gereken konuların içinde yer almaktadır. 

Günümüzde mesleki işsizliğin yoğun olduğu bilinmektedir. Bundan dolayı sosyal hizmet birçok bölüm düşünüldüğünde istihdam olanakları üzerinde durularak tercih edilmektedir. İşsizlik kaygısı belki de ileride sevilmeden yapılacak bir mesleğin tercih edilmesini beraberinde getirmiş olmaktadır. 

Sosyal hizmet bölümünün içerik özelliklerini, öğrenci üniversiteye yerleşip okumaya başladıktan sonra öğrenmektedir, bu olumlu etkiler yarattığı gibi kimi zaman da olumsuzluklara neden olabilmektedir (bölümü bırakmak, politik söylemlerin tahakkümüne girmek ya da ilgisiz kalmak gibi). 
Meslekler sosyolojisi içinde olsun, toplumsal boyutta olsun, mesleğin bir yere oturmamış olması, yine tercih aşamasında sorun olduğu gibi, öğrenci bölümde okumaya başladıktan sonra da yerini farklı sorunlara bırakmaktadır. Eksik olan noktaların başında mesleki kaynakların yetersiz olması ve onlara ulaşmanın zorlukları gelmektedir. Örneğin bölümün birkaç üniversitede yeni açılmış olmasından dolayı, üniversite kütüphanelerinde sosyal hizmet bilgisine dair yeterince kaynak bulunmamaktadır ve yapılan araştırmalar, hazırlanan ödevler internet sitelerindeki kaynaklarla sınırlı kalabilmektedir. Böylelikle öğrenci sanalın “kurbanı” olabilmektedir. 

Çoğalan sosyal hizmet bölümlerinin birçoğunda öğretim elemanlarının çoğunun sosyal hizmet kökenli olmaması da bir diğer sorun olarak görülebilir. Sosyal hizmet bilgisine hâkim olmadıkları için verdikleri bilgiler tatmin edici olamamaktadır. Bunun yanı sıra konferansların, panellerin yapılmaması ya da azlığı sosyal hizmet bilgisinin paylaşımı konusunda da sıkıntılara neden olmaktadır. Yine sosyal hizmet bilgisinin merkezde yani Anakent’te yoğunluk göstermesi periferdeki sosyal hizmet bölümlerinin öğrencilerinin sosyal hizmet bilgisi konusunda yeterli açılardan sosyalleşmemelerini beraberinde getirmektedir. Kuşkusuz bunun başka nedenleri olarak; sosyal hizmet bölümlerinin yeni kurulmuş olmaları / kurumsallaşma olanakları açısından eksik olmaları ve yer yer öğretim elemanlarının sayısının az ve de iyi niyetli girişimlerinin olmasına rağmen niteliklerinin sosyal hizmet bilgisini kullanma biçimi bakımından sorgulanmaya açık olması da ileri sürülebilir.

Kuşkusuz sorunlara alışılınca; yalnızca sorunları konuşmak da bir tür arayışların noktalanması oluyor. Böylece diyalektiğin çöplüğü de işlevini yerine getirmektedir. 

Sosyal hizmet bilgisini oluşturan sosyal hizmet kanaat önderlerinin oturup bilimsel düşünüp, toplumsal yapının açmazlarından, sorunlarından hareket ederek özgün bir sosyal hizmet bilgisi ve uygulama modellerini inşa etmeleri sosyal hizmetin (sosyal çalışmanın) geleceği için daha rasyonel ve verimli sonuçlar doğuracak gibi görünmektedir.

   ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.