Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 


ANA SAYFA


MODEL OLMAK

Emine KARARMIŞ 

Psikolojik Danışmanı
ekararmis@mynet.com

 

 

Çoğu anne baba, daha çocukları dünyaya gelmeden önce, onlara birtakım düşünce ve değerleri nasıl kazandıracakları konusunda endişeye düşmeye başlarlar. Dürüst olmaktan diş fırçalamaya, paylaşımcılıktan kitap okumaya kadar birçok konu bu endişe grubu içindedir. 

Bir değeri, bir davranışı anlatmak ya da söylemekten çok söylenileni yaşamanın, öğretmede daha etkili olduğu unutulmamalıdır. Öyle ki çocuk evde anne babasını kitap okurken görmemişse anne babasının ‘Kitap oku’ söylemlerini ciddiye almayabilecektir. Bu durum dürüstlük, nezaket, cömertlik, vb. için de aynıdır.

Telefonda konuşmak istemediği kişinin sesini duyunca çocuğuna ‘Evde yok’ dedirten, hastanede/bankada sıra kapmak için işinin acil olduğunu söylediğini anlatan aileler, çocuklarına ne kadar dürüst olun, yalan söylemeyin derlerse desinler, bu konuda yol almakta zorlanırlar. 
Sadece kendileri dürüst olmamakla kalmaz; bazen çocuklarını da yalan söylemeye alet ederler. Anne, eşinin –yani babanın- sinirleneceğini düşündüğü miktarda bir şeyler satın almışsa çocuğuna der ki: ‘Baban sorarsa şu kadara aldık de, tamam mı’.Bu ve bunun gibi yalanlar aslında aile içindeki doğal öğretilerdir ki çocuklar edindiği çoğu davranış şekillerini tam da bu doğal öğretilerle oluştururlar. Çocuk bu örnekte, bazen yalan söylenebileceği hatta bunlara ‘beyaz yalanlar’ denildiği mesajını almış olur.

Aileler, çocukların genellikle olumsuz davranışları örnek aldıklarından da şikâyet ederler. Hâlbuki sigara içen, küfür eden, aldığını yerine koymayan bir ebeveyn ne kadar örnekse teşekkür eden, özür dilemeyi bilen, bir şeyler okuyan anne babalar da o kadar örnektir, modeldir çocuk için.

Çocuk, genç hatta yetişkin de, sergilenen davranışlar ile söyleneler arasında bir bağlantı kuramazsa o durumu ciddiye almazlar. Hatta çoğu zaman söylenenlerin, yani tavsiye ettiklerimizin, onayladıklarımızın, tersini yaparlar. Aslında vurguladıkları, anlatmak istedikleri şey; ‘Bak, sen böyle diyorsun ama hiç de öyle davranmıyorsun’ dur. 

Bu yüzden çocukları nasıl yetiştirmek istiyorsak yani onları nasıl görmek istiyorsak ilk önce kendimizi yenilemeli, bizi o şekilde görmelerini sağlamalıyız. 

KAYNAK
Gordon, Thomas. (2004) E.A.E. Aile İletişim Dili. Sistem Yayıncılık. İstanbul


©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.