Sosyal Hizmet Uzmanları Web Sitesi
  

Sosyoloji

Manipülasyon ve Hegemonya: Alternatif Kavramsallaştırma Çabaları
 
Can Küçükali/Sitemiz Yazarı
cankucukali@gmail.com
http://www.toplumvesiyaset.com

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Kültür/Sanat
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji

Meslek Elamanı Arayan Kurumlar ve İş Arayan Meslek Elamanları


Sitemiz Yazarları

 


 
Bu yazıda en kısa yoldan hali hazırda var olan bir yaklaşımı eleştirerek yine mevcut başka bir yaklaşımı bu iki kavramı yeniden tanımlamak için kullanacağım.

Manipülasyon kavramının anlaşılması konusunda temel sorun kavramın sürekli olarak sonuç odaklı incelenmesi eğilimidir. Bu eğilim en azından söylem çalışmalarında kendisini kognitif dilbilim alanında gösteriyor. Söz konusu eğilim temel meseleyi kişinin, topluluklarının ya da kamuoyunun manipüle edilip edilmediğini anlamak şeklinde koyuyor ve ister istemez kendisini doğrulayabilmek için deneysel-pozitivist araçlara ihtiyaç duyuyor. İnterdisiplinerlik ya da transdisiplinerlik açısından olumlu bile sayılabilecek bu durumun en azından iki sorunlu noktası olduğu söylenebilir. Birincisi, manipülasyon bir eylemden çok bir sonuç ya da bir durum olarak alınıyor ve bu şekilde eyleme kalkışan aktörler yerine eylemin etkilediği aktörler merkeze alınıyor. Böylelikle de eleştirellik kaybedilmiş oluyor. Özellikle eleştirel söylem analizinde güçlü aktörlerin güçsüzlerden ayırt edilerek (ve söylemlerinin) deşifrasyonunun önemi hatırlanırsa, bahsi geçen türden bir yaklaşımın analistin karşı-ideolojik ya da karşı-hegemonik bir mücadele içindeki zayıflayan konumu daha iyi anlaşılabilir.

İkinci olarak da siyasal manipülasyon her zaman tartışmaya açık, kanıtlanması ve içi doldurulması zor bir kavram haline geliyor. Dolayısıyla ‘neye göre manipülasyon’ veya ‘hangi olması gereken noktadan’ sapma sorularıyla söylem etiği(discourse ethics) tartışması da geçersiz ve anlamsız kılınıyor. Böylece kavram adeta boş bir gösteren gibi göreceli hale geliyor. O halde manipülasyon sözlük anlamında da açıkça belirtildiği gibi hem yönlendirme hem de seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme anlamında belirli bir yönü olan bilinçli eyleme işaret ediyor. İşte tam da bu yüzden konu hakkındaki araştırmaların ağırlıklı olarak hangi tekniklerin denendiği ve hangi amaçların hedeflendiği noktasına yoğunlaşması hayati önem taşımaktadır. Gerekçelendirmemiz ise özetle şu şekilde olabilir:

1) Manipülasyonun başarılı veya başarısız olması manipülasyon eylemini, eylemi yapan kişiyi ve eylemin hedeflerini meşrulaştırmamaktadır,
2) Manipülasyon en azından siyasal söylem analizinde bir durum yerine bir hareket metodu olarak ele alınırsa, varlığını kanıtlayacak söylemsel ve söylemsel olmayan analiz araçları mevcuttur,
3) Bu türden bir analiz, güç dengelerinin asimetrisini azaltmaya yönelik bir katkı sunacağından hem daha etkili hem de etik olarak savunulabilir bir çabadır.

Öyleyse eğer manipülasyon kavramı eleştirel gerçekçi bir yaklaşımla incelenirse, elde edilen sonuçlar, manipülasyonun daha büyük çaplı yapılarla olan ilişkileri içerisinde test edilebilir hale gelir ve neden belirli aktörlerin belirli manipülasyon tekniklerine başvurdukları ya da neden diğerlerine göre daha başarılı oldukları kavranabilir.

Hegemonya ise yine geçmişten beri kullanılagelen ama özellikle yirminci yüzyıldan itibaren anlamı Gramsci’nin katkılarıyla genişleyen ve derinleşen bir kavramdır. Burada aynı yukarıda olduğu gibi hegemonyaya sadece bir durum olarak bakmak yerine Joseph’in (2002) eleştirel gerçekçi hegemonya teorisinin benimsenmesi, yine yukarıdaki gerekçeler sebebiyle daha uygun olacaktır. Ekonomik ve siyasal hegemonyanın can alıcı meselesi olan rızanın (consent) yerleşip yerleşmediğini kanıtlamaya çalışmaktansa, öncelikle hegemonyayı hegemonik projeler ve yapısal hegemonya olarak ikiye ayırmak, daha sonra da hegemonik projeleri yapısal hegemonyanın devamını sağlamaya yönelik çabalar, potansiyeller ve enstrümanlar olarak görmek daha sağlıklı analizler yapılmasına yardımcı olur.

Burada Bhaskar’ın (1975) güç1 (kapasite) ve güç2 (uygulama, icra), Lukes’in (2005) gücün birinci (açık ihtilaf) ve ikinci boyutları (açık ihtilafı önlemeye yönelik tüm girişimler) kavramlarından yararlanılarak, gücün uygulanmayan yerleşik bir fenomen olarak alınması yerine, yapısal hegemonyayı kurma ya da devam ettirmeye yönelik fonksiyonlarına yoğunlaşılmış olunur. Dahası, aynı manipülasyonun neden bazı aktörler için diğerlerine göre daha başarılı bir şekilde icra edildiği meselesi gibi, yapısal hegemonya (temel olarak hakim olan üretim ilişkilerinin o dönemdeki global trendi ve devletin bununla olan ilişkisi olarak anlaşılmalıdır) ile hegemonik projelerin uygulanma süreçleri ve başarı oranları, karşılıklı ilişkileri ve tansiyonları üzerinden incelenmelidir. Ancak o zaman hegemonyanın direngen yönü ya da siyasal/ekonomik aktörlerin hegemonya yaratma kapasitelerinin hegemonik projelerine olan etkileri gibi kilit meseleler aydınlatılabilir. Hegemonyanın bu şekilde yeniden kavramsallaştırıldığı çalışmalar yer yer görülmekle beraber (Yalman, 2002; Yalvaç, 2012), siyasal iletişim ve söylem çalışmalarında eleştirel gerçekçi yaklaşımın henüz yeteri kadar oturduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.

İleride bu teorik kavramsallaştırma çabasının Türkiye siyasetinin analizi açısından ne anlama geldiğini tartışmaya çalışacağım.

KAYNAKÇA:

Bhaskar, R. (1975). A Realist Theory of Science. Hassocks: Harvester-Wheatsheaf.
Joseph, J. (2002). Hegemony: A realist analysis. London: Routledge.
Lukes, S. (2005). Power: A Radical View (2 ed.). New York: Palgrave Macmillan.
Yalman, G. (2002). Tarihsel Bir Perspektiften Türkiye'de Devlet ve Burjuvazi: Rölativist Bir Paradigma mı Hegemonya Stratejisi mi? Praksis, 5, 7-23.
Yalvaç, F. (2012). Strategic Depth or Hegemonic Depth? A Critical Realist Analysis of Turkey's Position in the World System. International Relations, 26(2), 165-180.

 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org