Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 

Yaşamın derinliklerini “NLP” ile keşfetmek

Nagehan TOPRAK

Bir çok belirlediğim hedeflerim oldu. Başarılarım da oldu. Artık daha mutluyum. Geçmiş hedeflerimi, pişmanlıklarımı bitiriyorum. Artık gelecek hedeflere doğru yol alıyorum.

Yaşamı öylesine hızlı yaşıyoruz ki; geriye ne anılar bıraktığımızı, farkına varmadan yitirdiğimiz şeyleri, herşey iş işten geçtikten sonra fark ediyoruz. Ya da daha kötüsü farkedemiyoruz.

Son zamanlarda ben de herkes gibi günlük yaşam ile boğuşurken bu düşünceler aklımın köşesinden bile geçmiyordu. Sabah kalk, işe git, nefessiz çalış, eve dön evde ki mesai başlasın. Yarkın’ı gezdir, peşinden koştur. Saat 10:30 da da yorgun düşen bedenim, oğlumun yatmasıyla kendini bırakıyor ve uyuyakalıyorum. Yani uzaktan baktığında, kendi adına hiç özeli olmayan, kendi zevklerini gerçekleştiremeyen monoton bir yaşam. Tabi ki içimdeki gerçek, beni tamımama yardım eden, sorunlarla başa çıkmama yardımcı olacak yöntemler öğrendiğimdi.

"NLP" terimini çoğunuz duymuşsunuzdur. "NLP" (Neuro Linguistic Programming). Yaşamımızda yer alan yeni bir terim ama öyle hızla gelişti ki hepimiz az ya da çok bu konuda bir şeyler biliyoruz.

Bu konuda çok fazla bilgim olduğunu söyleyemeyeceğim. Sizlere anlatacaklarım da zaten tamamen kendim de başardıklarımla ilgili şeyler. Öğrendiğim az da olsa, yöntemler zinciri ile darmadağınık olan yaşamımı toparlamaya başladım. NLP‘den benim anladığım; yaşadıklarımızın sinir sistemimiz ile beyin tarafından algılanıp pozitif yönde uygulatıp, kontrol edilmesi. Yani;
Hedef belirle,
Eyleme geç,
Kontrol et,
İşe yaramıyorsa başka yol dene.

Yaşamımızda ki her sorunda, her planda bu kademeleri uygularak bir çok şeyi değiştirebiliriz. Sadece hedefi doğru kanaldan harekete geçirmemiz önemli. Bunun için farklı özelliklere, yeteneklere sahip olmamıza gerek yok. Yeter ki çözüme ulaşmak isteyelim. Nasıl mı? Hayatlarımız da bir çok şeyde başarılı oluruz. Bir çok şey de ise başarısız olup "ya bunu bu şekilde kabulleniriz ya da aramızda güçlü olanlar bir kaç kez daha deneyip, onlar da kabullenir". Yöntemde ise vazgeçme yok. Yani başarısızlık yoktur, sadece denenmemiş yollar vardır.

Bu yöntemi herşey de deneyebiliriz. Ben bu yöntemi öğrendikten sonra, çocuk döneminde yıpranmış olan evliliğimi, eşimle ciddi bir şekilde kopmuş olan iletişim üzerinde uyguladım. Bu konunun en zorlu bölümü "neden ben?" bölümü. Yoğun bir bunalım, depresyon içindeyken insan "neden sadece ben bu kadar çaba sarf ediyorum da, o bu ilişkiye emek sarf etmeden hazıra konuyor." diye düşünmeye başlıyorsunuz. Bu bölümü aşarken, birçok şeyi önce kendiniz için başardığınızı düşünmelisiniz. Çünkü başardığınız zaman kendinize farklı bir güven geliyor.

Hedefi belirlemiştim. "Daha olumlu, sakin, anlayışlı bir evlilik". Tüm zorluklara rağmen. Başka açık yol bulamamışken, başaracaktım. Evliliğim için, çocuğum için, eşim için ve benim için.

Uzun bir süre yanlızken sorunun temel noktasını bulmaya çalıştım. Bir çok soruyu kendinize sorarak ve kendi kendinize dürüstçe cevaplarını vererek bunu bulabilirsiniz. Benim hedefe ulaşmamda ki en can alıcı sorular şunlardı.

Sorun ne zamanlar çıkıyor?
Tartışma en son hangimizin konuşmasından sonra hız kazanıyor?
Konu genelde ikinizle mi ilgili yoksa dış faktörler mi?
İkimiz de çözüme mi ulaşmak istiyoruz? Yoksa sadece depresyonun etkilerinden mi sorunun çıtasını yükseltiyoruz?
Bunu başarmak bana, yani bize ne kazandıracak?

Soruları dürüstçe cevapladıktan sonra "NLP’nin" bazı tekniklerinin devreye girdiğini farkettim. "NLP’de" insan işitsel veya görseldir. Veya diyorum ama aslında kişinin ağırlıkta olduğu algılama biçimi vardır. Aşılması gereken görsel ve işitsel kanalların tümünü açabilmektir. Bu şekilde karşınızdaki ile iletişim daha kolaylaşır.

Görseller (yani ben), herşeyi somut olarak görüyor. Beynin de herşeyi görsel olarak çabucak oluşturduğu için, sonuca çabuk ulaşmayı istiyor veya yapıyor. Eğer karşınızdaki işitselse (eşim) işte sorun orada başlıyor. Birbirinizi anlayamıyorsunuz. Ben başta söyleyeceğim sözü sonunda söylediğim için, eşim, kelimeler üzerinde oynayıp, yargıya varıyor. Belki de yanlış anlıyor. Ben ise O’nun örneklendirmelerinden, detaylarından sıkıldığım için aceleci davranıp, konuyu karşılıklı saptırmaya başlıyoruz. Aslında farkına varamadığımız bir döngü oluşuyor.

Yukarıda ki paragrafta kendi hatalarımı ön plana çıkardığımı gördünüz. Bunun tek sebebi objektif olabilmem için empati kurmaya çalışmamdan kaynaklanıyor. Zor ama bunu yapmam gerekiyordu. Sorunun ne olduğunu kavradım. Peki, şimdi ne yapacağım?
Cümlelerime dikkat etmeye başladım,
Konuşurken sakin olmaya başladım,
Onun olumsuz konuşmaları arasında, olumlu yanlar buldurma çabalarına (örneğin olumsuz yanlarımı sayarken işitsel olduğu için bunu çok iyi yapıyor) karşılık "benimle ilgili bu konuda olumlu nelerim var sayabilirmisin"? Denebilir. Böylece olumlu düşünmek için farkına varmadan bilinçaltını zorlayacak.
Olumsuz cümleler yerine aynı hedefe yönledirecek olumlu cümleler kurmak gerekiyor. "NLP’ye göre insan bilinç altında öncelikle kök sözcüğü algılar"


Yaşanan kareyi genişletip kendimi bu sorun karşısında güçlü hissetmek. "Başka insanların bu olayları yaşadığını, siyah beyaz film izler gibi, bu kareleri en son mutlu hissettiğiniz ana kadar genişleterek birkaç defa, kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş beyninizde seyredin. Ve hepsine tepeden bakın.

Bu büyük kare de "yani en son mutluluk anınızdan, şu an ki tartışmaya kadar olan büyük kare tartışma karesinin önem derecesini belirleyin. Şu an ki üzüntünüze deyip deymeyeceği, mutlu olabilecek kadar güçlüyken, mutsuzluğa yenik düşmemeniz gerektiğini farkedeceksiniz"

Bunları yaparak ilişkimi ciddi boyutta düzelttim. Eşim ise bilmeden bu yönteme ayak uydurdu. Çünkü kimse mutsuz olmak, boşanmak için evlenmez. Yani aslında, ben sadece özveride bulunmadım. O’nu da bu yöntemle yönlendirdim. O’da birşeyler uyguladı.

Bir kere başarırsanız, kendinize müthiş güveniniz artıyor. Hayatta bir çok "olmadı, yapamadım" dediğiniz şeylere geri dönüp, yapabileceklerinizi belirleyip, yaşamayı becerebildiğinizi hissedebiliyorsunuz. Ve bu başarınızdan keyif alıyorsunuz.

Daha bir çok belirlediğim hedeflerim oldu. Başarılarım da oldu. Artık daha mutluyum. Geçmiş hedeflerimi, pişmanlıklarımı bitiriyorum. Artık gelecek hedeflere doğru yol alıyorum. Bu yazdıklarım bilimsel yöntemlerin ışığı altında sadece kendi algıladıklarım, tecrübelerimden ibaret. Yüreğimde ki yazılar bunlar. Zaman içerisin de bunları sizinle paylaşacağım. Yaşamın kıyısında bu cümlelerin bazıları bile mutluluğunuza katma değer katarsa ne mutlu bana.
Hayat şansı sizinle olsun

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.