Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 

 

NÜFUS PLANLAMASI İNSAN HAKLARINA AYKIRI MIDIR?
SHU.Çiğdem Ademhan
 

Nüfus programları ya da nüfus planlaması toplumun yaşam düzeyini korumak ve yükseltmek için nüfusun büyüklüğünü kontrol etmeyi ifade eder.

        

  Az gelişmiş ülkelerin demografik geçişim 3. aşamasına geçebilmeleri için en kolay yolun,ekonomik gelişme olmaksızın, aile planlaması programları olduğu söylenmektedir. Demografik geçişi hızlandırmak yani süreyi kısaltmak amaçlandığı için insan hakları konusu gündeme gelmektedir. 1960’lara kadar hap,1980’lere kadar rahim içi araç, 1980’lerden sonra ise sürekliliği olan yada cerrahi yöntemlerin( vazektomi,tüp lügasyonu vb.) ağırlıklı olduğu aile planlaması programları gündeme gelmiştir. İnsan hakları konusu da cerrahi yöntemlerin ortaya çıkışıyla tartışılmaya başlanmıştır.

          Bence nüfus planlaması temelde, insan haklarına aykırı değildir. Sonuçta kadınların istemedikleri gebelikleri önleme haklarının olması gerekir. Bununla birlikte nüfus planlaması özünde daha iyi bir yaşam standardı hedefler yani bireysel yararla birlikte toplum yararını da dikkate alır.

          Nüfus planlamasında kullanılan özendiricileri (incentives)düşündüğümüzde ödül ya da ceza nitelikli olduklarını söyleyebiliriz. Burada sosyal hizmet mesleğinin insana ilişkin değerlerinden birinden bahsetmek istiyorum. “İnsan , insan olduğu için, doğal olarak hareketlerinde rasyonel değildir”. Rasyonel hareket edebilmek yaşam deneyimleri ve koşullarla ilgilidir ve birey davranışlarını bilinçli olarak kontrol altına alamayabilir. Nüfus planlamasında kullanılan özendirme mekanizmaları, bu görüşü destekleyecek şekilde, bireyin rasyonel hareket etmesini engellemekte ve kendi geleceği hakkında karar verme özgürlüğünü kısıtlamaktadır.

          Söz konusu özendiricilere örnek vermek gerekirse; bireyin bir aile planlaması programına katılması halinde ailesi ve kendisinin bütün sağlık harcamalarının karşılanması, para ödülleri, çeşitli hediyeler verilmesi vb durumları sayabiliriz.

          Burada ,aile planlamasının aslında bir sağlık hizmeti olduğunu düşünürsek, tüm bireyleri kapsaması gereken sağlık gibi temel bir hizmetten herkesin yararlanamadığını yada aile planlaması programına katılanlara öncelik verilerek ayrımcılık yapıldığını söyleyebiliriz. Bu da insan haklarına aykırı bir sonuçtur.

          Özellikle az gelişmiş ülkelerde aile planlaması programlarında finansal kaynağı sponsor ülke temin etmektedir. Dolayısıyla koşulları da sponsor ülkenin belirlediğini göz önüne alırsak; kaynağı alan ülkenin söz hakkının olmaması da insan haklarına aykırıdır.

          Genellikle sponsor ülke ya da herhangi bir uluslararası kuruluşun olduğu programlarda hedefler önemsenmekte ve hedeflere ulaşmak için “zorlama” işin içine girmekte hatta bazı ülkelerde geri dönüşü olamayan yöntemler kişinin rızası alınmadan yada açıklama yapılmadan uygulanmaktadır.

          Ayrıca az gelişmiş ülkelerde kullanılan kontraseptifler sağlık açısından güvenli olmayabilmektedir. Gelişmiş ülkelerde kalite açısından yüksek olanlar kullanılıyor olmasına rağmen; az gelişmiş ülkelerde eski teknolojiyle üretilmiş, yan etkileri olan yada güvenilirlikleri denememiş kontraseptifler kullanılabilmektedir.

          Bunların yanı sıra aile planlaması programları genellikle kadın odaklıdır ve cinsiyet yanlılığının olduğu da söylenebilir. Sonuç olarak tüm bunlar insan haklarına aykırı uygulamalardır.

          Özetle belirtmek gerekirse nüfus planlaması ya da aile planlaması insan ve toplu refahını amaçladığından insan haklarına aykırı değildir.Ancak, programlarda hedeflere “nasıl” ulaşıldığı yada ulaşılacağı konusunda yukarıda belirttiğim şekilde insan haklarına aykırı uygulamalar gerçekleşmektedir.

          Mümkün olduğu kadar hedefe ulaşılmada kullanılan araçlarda ve bu araçların insan haklarına aykırı olmamasında odaklaşılması,sayısal hedeflerden kaçınılması,uygulamaların günüllük esasına dayanark yapılması, özendiricilerin bireyin karar verme özgürlüğünü kısıtlamamasına dikkat edilmesi, sponsor olan ülkenin diğer ülkeye katılım ve söz hakkı vermesi, kullanılan kontraseptiflerin sağlığı tehdit eder nitelikte olmamasının ve yeni teknolojüyle üretilmiş olmasının sağlanması halinde varolan insan haklarına aykırı uygulamaların ortadan kalkacağını düşünmekteyim

 

 

 


 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

©Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi