Sosyal Hizmet Uzmanları Web Sitesi
  

PSİKOLOJİ

Otîzm Sendromu Özellîklerî ve Bazi Alternatîfler

 Mehmet Emin ASLAN Psikolog
alanemin@hotmail.com

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Kültür/Sanat
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji

Meslek Elamanı Arayan Kurumlar ve İş Arayan Meslek Elamanları


Sitemiz Yazarları


 

Historik :

 Otizm Dünyada ilk defa Itard FIT tarafɩndan 1800 Yɩlɩnda teşhis edilmiş ve akabinda 1905 yɩlɩnda Maria MONTESSORI bu patolojik vaka üzerinde  incelemelerde bulunmuştur. Otizmin aydɩnlɩğa kavuşmasɩ çalɩşmalarɩna Eugene BLEULER 1911 yɩlɩnda yeni bir inceleme metodunu geliştirmiş ve Leo KANNER 1943 yɩlɩnda Otizm vakasɩnɩ detaylarɩ ile gün yüzüne çɩkararak olayɩn aydɩnlatɩlmasɩ hususunda ciddi bir çalɩşma sergilemiştir. Otizmin gün ɩşɩğɩna detaylarɩ ile çɩkarɩlmasɩnda rol oynayan bir diğer araştɩrmacɩ ise Hans ASPERGER’dir, 1944 yɩlɩnda Asperger Otizm sendromunu diğer yönleri  ile inceleme alanɩna alarak sendromun teşhisinde ve bazɩ önlemlerin alɩnmasɩ çalɩşmalarɩnda büyük rollerde bulunmuştur.

 Otizmin tanɩmɩ :

 Otizm insan kişiliği üzerinde ve posturural yapɩsɩndan izole eden, Sosyal ve Psikolojik konjonktüründeki iletişim tarzɩndan soyut, içine kapanɩk, krizler ile korku ve panik atmosferi ile kendisini ifade eden ve bu anlamda gelişim konseptinden koparan Psikolojik ve  Nörolojik bir sendrom türüdür.

 Otizmi belirginleştiren etmenler :

 Kişideki psiko-motor olgusunun frenlenmiş olmasɩ, iletişim kapasitesinden kopuk, grup entegrasyonu dahil, ortama adapta olamama sorunu, yönerge kapasitesinden kopuk olup realite ile tamamen ilişkisini kesen kişilerde mevcuttur. Otist olan kişi entellektüel birimince negatif, sosyal kompozisyonunda tipik izolasyonu yaşayan, psikolojik konjonktüründe  Korku ve paniğe çabuk kapɩlan,  nörolojik bazɩnda sinir krizlerine çabuk tekabül olup psikolojik konseptinde Panik ve Attak pozisyonlarɩna tekabül ile kendisini ifade terapik  bir sendrom etmeni olarak anlam ifade eder.

 Otizm patolojisinin başlɩca sebepleri :

 Nöron konsepti ile sɩfat gören insan anatomisi Fizyolojik ve Psikolojik bir birikim ile birbirini tamamlayan bir atmosferden oluştuğu bilinmekte’dir. Bu etmenler aynɩ zamanda insandaki Sensori-motor ve Perseptif dengeleri sağlamakla yükümlü bulunan organlardan oluşur. Nitekim Broka ve Vernike hava kesecikleri ile iki yarɩm küre olarak bilinen kɩsɩmlarda bulunan hemisferler, Moel epiniyer şeridi, Loblar (Temporal, Oksipital, Pariyetal, Frontal) ve Korteks motor ile Gyrus anguler segmanlarɩnɩn insandaki Psiko-Fizyolojik ve anatomik izahatlarɩnɩ belirleyen katmanlarɩnɩ oluşturmaktadɩr’lar. Birbirlerini tamamlayan kafatasɩ atmosferlerindeki bu katmanlar aynɩ zamanda insan kişiliğindeki denge hassasiyetlerinin bir teminatɩ olarak’da bilinmektedir, aksi durumlarda insan kendi kişilik yapɩsɩnda fizyolojik bir engel ile Nöro-Psikolojik bir dengesizlikle istihdam olma tehlikesini yaşar. Bebeğin daha henüz doğuşuntan önce malenformasyon denilen olayda hormonal (Testoteron) bir bozukluğun anne üterüsü içinde Oksitosin patolojisinin taşɩmasɩna sebebiyet teşkil edip doğacak olan bebeği etkisi altɩnda alma olayɩ ile başlayan ve bu anlamda çocuğun nöronlarɩnɩ olumsuz yönden etkisi altɩna alarak kendisinin sensorimotor, vizyon dahil, baş dönmesi trublu ile Karɩn ve Diş ağrɩsɩ gibi bir çok semptomun  çocuk üzerinde oluşmasɩna sebebiyet vermesi ile meydana gelen psikopatolojik ve nörolojik bir vaka olarak bilinir.

 

 Otizm insanlara Tekabülü :

 1) Genetik,

2) Biyojenetik etmenler’dir.

 Genetik tekabül’de Aile bireylerin hücrelerinden kaynaklɩ patolojinin çocuğa direkt olarak geçmesi ve kendisini bu anlamda etki altɩna almasɩndan ibarettir,

 Biyojenetik vaka ise çocuğa kromozomik bir tabir ile bulaşan bir patoloji’den ibarettir.

 Biyojenetik pozisyondan çocuğa bulaşan Otizm sendromda X kromozomun % 10 seviyesinde bir dejenerasyona tekabül olduğu söz konusudur. Bu olguda otist üzerinde %3-4 civarɩnda skleroz tuberoz tipi bir patojen, %30-40 seviyesinde ret sendromu patojeni ile tamamen kromozomik bir anomali seklinde bulaşɩr.  Bu olgulardan’da anlaşɩldɩğɩ gibi Otist kiside Epilepsi vakasɩnɩn özellikleri ile aphazik patolojisinin etmenlerinin %30 ile %40 civarɩnda bir seviyede gösterdiği görülmekte’dir. Farklɩ patolojik etmenleri arasɩnda  Moebien sendromu belirtileri, Nörofibromotos etmenleri, Phenylcetonurie ve Rubeol conjenital etmenlerinden oluşan patoplojik etmenler ile normal spesifik kromozom belirtileri mevcuttur.

 Otizmin evreleri :

 

0-6 Aylɩk iken :        Psikomotor ve tonus olgusundaki anormallik, gelişigüzel                                      hareketler, 

6 - 12 Aylɩk :                        Jest ve Mimmiklerindeki anormallikler, kişiler ile göz temasɩ ve                                      korporel açɩdan yaklaşɩm patolojisi, 

1 - 2 Yaşlarɩ :                        Îletişim - Davranɩş ve diğer kaynaşmalarɩndaki belirginsizlikler,                                                          konuşma telafüzlerindeki patolojik vakalarɩ, 

2 - 4 Yaşlarɩ :                        Hypotonik karakter, pasif yaklaşɩm, konuşma bozukluğu,                                                           soyut yaklaşɩm ve izolasyon ile kendisini yabancɩ gördügü                                             kişilerden saklama vakalarɩ, 

4 Yaş ve üzeri :           Hiç bir sosyal karakteri üzerinde taşɩma duygusunu yaşamayan,                                               çevresi ile ilişkilerde izolasyonu yaşayan, reaktif kompozisyona                                         sahip    olmayan ve içine kapanɩk bir imaj sergileyen vakalar.

OTÎZMÎN  PSÎKOLOJÎK – SOYAL  ÎLETÎŞÎM BELÎRTÎLERΠ                                     

0 – 6 AYLIK :   PSÎKOMOTOR - ÎLETÎŞÎM:                                                    KARAKTERÎSTÎK

.Hipotonik, gelişigüzel motris ve tonus yapɩlanma,                        . Sakin bir bebek görünümü ,

.Seslere yönelik ilgisizlik, anormal bakɩşlar…                                 . Uyku ve yemek anormallɩğɩ        

                        PSÎKOLOJÎK VE SOSYAL KARAKTERÎ :

            . Kendisine yönelik ilgide kapanɩklɩk, göz temasɩ  zayɩflɩğɩ 

 6 – 12 AYLIK :   PSÎKOMOTOR              -                                  ÎLETÎŞÎM      

 . Gelişigüzel nesnel birikim,

. Psikomotor bazɩnda hafif kɩpɩrdanmalar,                                  .El ve parmaklarɩ ile oynamalar,

. Jest ve hareketlerinde anormallikler,                                  . Göz temasɩ anormallɩğɩ,

. Hipo veya hipertonik belirtiler…                                        . Hipo veya hipertonik etmenler,

                        PSÎKOLOJÎK VE SOSYAL KARAKTERΠ :

                        . Dikkat bozukluğu, insanlarɩ ilgi alanɩna almaz,

                        . Oyun ve aktivitel ilgisizliği,

                        . Telafüz ve vokal bozukluklarɩ… 

1 – 2 YILLIK :           PSÎKOMOTOR                    –                                ÎLETÎŞÎM :

. Însanlar ile iletişiminde hoşlanmaz, içine kapanɩk ,         . Stereotipik hareketler,

. Dikkatlerini Müzik ve ɩşɩğa yöneltir,                            . Îstemlerini yansɩtmakta zorlanɩr,

. Mental zayɩflɩğɩ                                                                     .Başkalarɩnɩ anlama spekülasyonu

 

PSÎKLOJÎK VE SOSYAL ÎLETÎŞÎM :

                        . Konuşma spekülasyonu içinde’dir.

2 – 4 YILLIK :           PSÎKOMOTOR        -                    ÎLETÎŞÎM:     

. Nesneye yönelik agressif olgular,

. Înce motor bazlɩ kɩpɩrdanmalar,                                   . Reaktif hareketler, hazɩmsɩzlɩk,

. Dil – konuşma, jestüel birikim zayɩflɩğɩ,                       . Elleri ile başɩnɩ tutma, kemirme,

. Göz temasɩ  bozukluğu,                                          . Yapɩlanma ve anlamalarda sorunlu,

. Sembolik, imajinatif, aktif olgu zayɩflɩğɩ,                      . Ani bağɩrmalar, çɩğɩrtkanlɩklar,

. Însanlarɩ anlamakta ve tepki vermede zayɩflɩk.           . Uyumsuzluk ve krizler….. 

4 YIL VE ÜZERÎ :     PSÎKOMOTOR                   –                     ÎLETÎŞÎM :

. Limit boyutlu telafüz, jestüel zayɩflɩk,                 . Ses ve ɩşɩklɩ nesnelere ilgi duyar,

. Yüksek seslerden irkilme, hoşlanmama,                . Aynɩ sözcüğü sürekli tekrar eder,

. Elindeki objeyi aynɩ uslüple çevirir, oynar ,          . Temastan hoşlanmaz,

. Objektal yetmezlikler,                                             . Sudan korkar,

. Gelişigüzel hareketler…                                           . Hafɩzaya aldɩğɩ olgularɩ sürekli tekrarlar

                       

                        PSÎKOLOJÎK  VE SOSYAL ÎLETÎŞÎM :

                        . Însanlarɩn yanɩna yaklaşmaktan çekinir,

                        . Korku, panik olayɩna çabuk kapɩlɩr,

                        . Gruba entegre olamama ve  insanlardan kaçɩş sorununu yaşar,

                        . Entegrasyon sorunu, v.s…

 Otist kişilerde belirgin olan bazɩ özellikler :

Otist olan kişilerde olguyu hissetme kapasitesi oldukça düşük bir birikimi arz eder, örneğin sɩcak olan bir suya elini dokundurduğunda sɩcak suyun sɩcaklɩk derecesini hissetmekte güçlük çeker, aynɩ şekilde soğuk etmende kendisi için hissedilmez bir olgu niteliğini taşɩr. Otist hissetme olayɩnɩ bir müddet sonra ancak hisseder ve bu etmen olay olduktan sonra kendisi için bir uyarɩcɩ olma özelliğini taşɩr. Bu olaydanda anlaşɩldɩğɩ üzere Otist tüm fizyolojik hareketlerinde reaktif bir olguyu üzerinde taşɩmakta güçlük çektiği gibi  uyarɩcɩ olma olgusu’da kendisi için sönme olayɩ ile kendisini ifade eden bir kişiliğe sahiptir.

Otist olan kişide biyoşimik elementin kendi kafatasɩ organɩ içerisindeki substans kantite fazlalɩğɩ sebebiyle kendi beyin gücünü olumsuz yönden etkilediğini ve bu anlamda kendisi açɩsɩndan anormal bir olgu teşkil ettiğini söylemek mümkündür. Otist olan kişilerdeki sinir hücrelerin normal bir fonksiyonda bulunamamasɩ ve bu nedenden ötürü’de gösterdikleri randɩman zayɩflɩğɩ sebebiyle bir aksiyon zayɩflɩlɩklarɩ görülür, bu olgudan kaynaklanan sinir sistemi periferiğinin (S.N.P) kɩsmen fonksiyondan düşmüş olmasɩ sebebiyle otist olan kişi dönüşümünü sağlamak için substans şimikten oluşan Nöroleptik ilaçlar bazɩ aralɩklar kullanɩlma durumlarɩ yaşanmaktadɩr. Sinir hücrelerine süplemen bir aksiyon kazandɩran bu öğenin otistin aktif olma şansɩnɩ nispeten nötralize etmekle yükümlü bir fonksiyonu sergilemesine rağmen uzun süre ile kullanɩlmasɩ tavsiye edilmemekte’dir.

 Otist kişide diğer bazɩ etmenler :

 . Otizm kendi belirginliğini daha henüz insan üç yaşɩnda iken kendisini belirtir,

. Otist kişiler insanlar ile olan sosyal iletişim mekanizmasɩnca üstünkörü bir pozisyon sergiler’ler,

. Otist kişiler konuşma- telafüz performasyonlarɩna sahip olmakta sorun yaşayan kişilikler’dir,

. Otist kişilerin yerlerinden kɩpɩrdanmalarɩ ve fizyolojik bir aktiviteye teşvik edilmeleri oldukça zordur,

. Otist kişiler hallusinatif vakalara tabi olmayan ve delir sorunlarɩ bulunmayan kişilikler olmalarɩna rağmen iletişim kompozisyonlarɩnca sorunlu bulunan kişilikler’dir,

. Otist kişiler Hipotonik ve pasif bir karaktere sahiptirler.

 Nörobiyolojik açɩdan Otizm : 

. Nispi düzeyde işitme engelli olan Otistler Epileptik bir patojen ile tanɩnmaktadɩr’lar, uyku sorunlarɩ, veya uykudan sɩkça uyanan bir özelliğe sahip olan otistlerin bu etmenin kendilerinde belirgin olmalarɩndaki sebeplerin başɩnda kendi Periferik sinir sistemlerindeki bozukluk gelmekte’dir.

. Hafɩza ve bellek yapɩlarɩnca otistler oldukça önemli bir sorun yaşamaktadɩrlar, olgularɩ sezmek, algɩlamak, hafizaya almak gibisinde kapasiteleri istenilen normalara uygun bulunmamakta’dɩr. 

Bütün bu patolojik etmenin kendilerinde belirgin olmasɩndaki sebep ise otist kişilerdeki servikal korteksin içinde bulunan Purkinje hücrelerin yeterli düzeyde bulunmamalarɩndan kaynaklanmakta’dɩr.  

. Kromozomik bir patoloji taşɩyan otist kişiler bu olguya paralel olarak Limbik anomalitenin bulunmasɩ bir başka anlamda rol oynamakta’dɩr. Otist olan kişilerde olan metabolizmal hormon anormallikleri yanɩnda, kan hücrelerindeki seretonin zayɩflɩğɩndan’da kaynaklandɩğɩ belirtilmek mümkündür. 

Bilindiği gibi bu nöronlar sistematik olarak insanɩn sensorimotor mekanizmasɩna bağlɩ bir şekilde işlev sağlamaktadɩrlar. Diğer bir tabir ile otist kişilerdeki dopaminerjik sistemin anormal bir fonksiyon içinde bulunduğu tespiti bulunmaktadɩr‘ki bu sistem otist kişilerde immonolojik bir anormallɩğɩn bir yansɩmasɩ olarak tespit görmekte‘dir.

 OTÎZM SENDROMUNDA OLAGELEN DAVRANIŞLAR : 

Otizm insan Beyin atmosferinde olagelen patolojik bir etmenin olup kendisini Landau ile Klefner sendromu yanɩnda, Rett ve Asperger sendromlarɩn kendisini ipotek altɩna almalarɩ dikkat çekicidir. Nöropsikolojik bir sendrom olduğunu belirterek Otist kişideki  hücresel plandaki X kromozomunun tam anlamɩ ile fonksiyon teşkil etmediğin’den kaynaklandɩğɩnɩ, nitekim  Otist kişinin bu patolojik etmenden ötürü konuşma dahil, korporel birikim zayɩflɩğɩ ile sosyal ve toplumsal iletişim patolojileri sɩkça görülen diğer bazɩ özellikleri arasɩnda’dɩr. 

Otizm semptomunu kişi üzerinde daha henüz ikibuçuk-üç yaşɩn’dan itibaren belirgin bir olgu olarak kendisini gösterebildiği kanɩtlanmɩştɩr.


Otist olan ki
şinin özelliklerini periyodik olarak şu şekilde özetlemek mümkün’dür
:

 AY - YIL                       DAVRANIŞLARI

 

0-6 Aylarɩ     :           Psikomotor yapɩsɩnda normal, hal Ancak davranɩş bozukluluklarɩn                            belirtisi mevcut,  uyku ve yemek yeme ile Jest ve                                                               Mimmiklerindeki sorunu yanɩnda, Hazɩmsɩzlɩğɩ’da mevcuttur,

 6- 12 Aylarɩ  :           Psiko-Motor kapasitesinde tɩkanɩklɩklar ve Nesnel birikim                                                        zayɩflɩğɩ, Hipertonik hareketler,  jestuel yetmezlik ve ilgisizlik, 

1- 2 Yaşlarɩ  :           Psiko-Motor olgusunda frenlenme ve Gelişigüzel hareketler

                                   Konuşma yapɩsɩnda sorunlar başlar,         

2- 4 Yaşlarɩ  :           Sosyal planda bir gerilim, vurdumduymaz, Nesneye karşɩ            hiddetli bir                              Reaksiyon ve aksiyonel ve anormallikler ile konuşma sorununu yaşar, 

4 Yaşve sonrasɩ :     Îzolasyon, Asosyal karakter, Îletişim sorunu ve Entegrasyon                                              sorunu, grup adaptasyon ve motive olmakta zorlanmalar…

 

SENSORÎYEL ETMENLERÎ :              ÎLETÎŞÎM MEKANÎZMASI : 

Refleks ve reaksoyonlarɩ :             Başkasɩ ile iletişime bulunmaktan sakɩnɩr,

                                                           Grup içine girmekten sakɩnɩr,

                                                           Hava, iklim değişiminden rahatsɩz olur,

                                                           Suya temastan kaçɩnɩr,

                                                           Saç kesmesi, elbise değiştirmesini istemez,

                                                           Bazɩ yemekleri yemez, yerinin değişiminden                                                                     rahatsɩz olur 

Özellikleri :                                       Korporel birikiminde ağɩr ve hazɩmsɩz davranɩr,

                                                           Söylenenlerin tekrarɩndan hoşlanɩr,

                                                           Yanɩndaki nesne ve insana dokunmayɩ sever,

                                                           Parmaklarini ve nesneyi ağzɩna dalaşmayɩ sever

 

Duyma özellikleri :                           Olasɩ hiddetlere karşɩ kulaklarɩnɩ kapatɩr,

                                                           Seslenişleri hafiza ve belleğe alɩr, cevap vermez,

                                                           Çok gürültülü durumlardan korkar,

                                                           Yüksek sesli konuşmalarɩ sevmez     

Reaksiyonlarɩ :                               Sakin sesli olmasɩna rağmen bazɩ durumlarda

                                                           hiddetle ses çkarɩr,

                                                           Ses çɩkaran nesneleri sever,

                                                           Tekrar edilen yüksek sesleri sever, ilgi duyar,

                                                           Cisimlere vurmaktan ve saldɩrmaktan hoşlanɩr

                                                           Kulaklarɩnɩ sesli yöne doğru yöneltir

                                                           Kendisi ile ilgilenmekten hoşlanmaz,

                                                           Oturmaktan hoşlanmaz 

Görme ve His kompozisyonu :        Aynaya bakmaktan çekinir,

                                                           Fazla ɩşɩğa karşɩ elleri ile gözlerini kapatɩr,

                                                           Kokuyu sevmez, mutfak kokusundan çekinir,

                                                           Bazɩ yiyecekleri koku nedeni ile yemez,

                                                           Koku birimi hariç yemek farkɩ gözetmez,

                                                           Yemek esnasɩnda kaşɩk ve çatalɩ ağzɩna dalaştɩrɩr,

                                                           Insan ve Hayvanlara dokunmayɩ sever,

                                                           Parmaklarɩnɩ ağɩz ve burun kanalɩna çokça dalar,

                                                           Tanɩdɩğɩ cisim ve kişilere ilgi duyar.         

                   OTÎST ÎNSANA YAKLAŞIM TEKNÎĞΠ:

Otist kişiye atfen iletişimde bulunan kişinin bir bilirkişi olmasɩnɩn altɩnɩ çizerken, Otist kişinin sosyal bir varlɩk olmasɩnɩ sağlayacak zemin ve koşullarɩn saglanmasɩ çok büyük bir öneme sahip olduğu belirtmek gerekir. Bu anlamda, teknik ve jestüel açɩdan kontrol altɩna alɩnan Otist beraberinde kendi psiko-motor gücünü’de kullanarak oto-kontrol pozisyonunu sağlamɩş sayɩlɩr.

Bu anlamda, Teknik bir uygulama neticesinde Otist ilgi alanɩnɩ aksiyon birikimine odaklaştɩrɩp koordinasyon bazɩnda kazanɩm kompozisyonu içine girmiş olur. Konuşma aritmetiğindeki terapik etmenin’de olumlu bir gelişme sergileyeceği bu pozisyon aynɩ zamanda Otist kişiye önemli refleksler ve jestler sağlar .

Îşitme- Algɩlama ve mesaj birikimlerinde nispeten uyumlu, sensoriyel bazɩnda kompleksif bir olgu sergileyen Otist kişinin Hipersensibl bir karakter içinde bulunduğu’da unutulmamalɩ‘dɩr. Hipertonik bir uslüp ile tanɩnan Otist kişinin yeri gelince hypotonik etmenlere tekabül olduğu görülebilmekte‘dir.

Bütün bu etmenlerin Otist kişinin topluma kazandɩrɩlmayacağɩ hükmünü belirtmez, sağlɩklɩ bir iletişim ve usta bir öğrenim sayesinde Otist kişilerin grup entegrasyonu dahil, sosyal karakter kazanmalarɩ ve Motive edilmeleri mümkündür.

OTÎZM TRUBLUNDAKΠ DÎYAGNOSTÎK -  BAZI ALTERNATÎFLER :

Bumetamide, Melatonine, Risperidone, Ristaline, Paracematol, Ibuprofene Otizm trublunun kişi üzerinde hafiflenmesi için kayda geçen belli başlɩ bazɩ nöroleptik ilaçlarɩ olup, otist kişiye yönelik bazɩ durumlarda kullanɩlan Nöroleptik, trankilizan ilaçlardɩr. Ancak bu tür ilaçlarɩn otizm sendromunun tamamen ortadan kaldɩrɩlmasɩ hususunda hiç bir kanɩtlarɩ bulunmamakla birlikte çoğu durumlarda kullanɩlmalarɩ’da tavsiye edilmemekte’dir. Nitekim, son zamanlarda Tɩbbɩ arenada geliştirilmiş bulunan Koku sprayin kullanɩm denemelerinin halen devam etmekte bulunduğunu belirtmek gerekir. Bu anlamda, denilebilirki, Otizmin elimine edilmesinin en büyük alternatifinin Özel-Spesifik bir Eğitim ve Öğretim ile Rehabiliteden ibaret olduğunu, nitekim otist kişi ile iletişim mekanizmasɩ sağlanarak, imaj birikimleri, müzikterapi dahil, kendisi ile koordinasyon bağɩ sağlayarak motive etmek mümkün olduğu gibi, sosyal ve toplumsal yaşam becerileri yanɩnda Dil ve konuşma alternatiflerinin geliştirilmesinin mümkün olmasɩ sağlanabilir. Bu olgulara tekabül olan otist kişi rehabilite edildiği Üç yaşɩ varsayɩmɩndan itibaren girecekli olduğu yedi yaşɩnda olumlu bir performansɩn sağlanmasɩ beklenmeli’dir, aksi takdirde sendromun diğer bazɩ özelliklerine dikkat çekip otist’e özgü yeni test ve diğer tespitlerin Psikolog, Norolojik  doğrultusunda gerizon alternatifleri üzerinde çalɩşmalarɩn yapɩlmasɩ zarüridir.

Netice olarak :

 Otizm iki biçim ile kendisini ifade eder, bunlar Genetik ve Biyogenetik olarak bilinen vaka oluşumlarɩ olup, bebeğin daha henüz doğumundan önce anne üterüsü içinde kendisine tekabül olunan testoteren hormonunun kendisine özgü olan nöronlarɩ baskɩ altɩna alarak kendisine yönelik bulaşan ve bu anlamda kendisinin Sensorimotor, Algɩ sistemi, Dil ve Konuşma bazlarɩ dahil, diğer bütün sosyal yönlerini olumsuz yönde etkisi altɩna almasɩ ile biçimlenen psikopatolojik ve nörolojik bir vaka olarak ifade görür. Otizm vakasɩnɩ üzerinde taşɩyan kişilerde ilk yaşlarɩnda entellektüel yapɩlarɩnɩn gelişim göstermeleri sorunlu olmasɩna rağmen sistematik bir eğitim ve öğretim sayesinde  ileriki yaşlarɩnda gelişme gösterebileceklerine dikkat çekmek gerekir.

 Mentalitel bir sendrom türü olarak’da tanɩm gören otizm vakasɩ psiko-motor, sensoriyel bazlarɩnda patolojik bir imaj sergilemekte’dir, bu anlamda kişideki tüm sosyal kompozisyon kromozomik ve biyojenetik bir anomaliteden ötürü gelişim sağlayamamakta’dɩr.

 Karakteristik özellikleri arasɩnda Otist kişiler’de hipertonik ve bazɩ durumlar’da ise hypotonik bir karakter görülebilmekte’dir, bu anlamda, otist kişilerin realite ile hiç bir bağlantɩlarɩ bulunmamakta’dɩr.

 Sterotipik bir karakter’de sergileyen otizm sendromunun otist kişinin konuşma prosedürünü olumsuz yönden etkilediği görülmekte’dir. Bu anlamda, Otist kişiler sosyal kontaklar’dan hoşlanmayan ve çoğu durumlar’da ise kendi posturlarɩna çekilip izole kalmayɩ tercih eden kişilikler olup realite ile hiçbir bağlantɩlarɩ bulunmamakta’dɩr.

 Yaşama dönüşüm sağlamalarɩ hususunda Otizm sendromu farkedildiği andan itibaren ve zaman aşɩmɩna uğratɩlmaksɩzɩn rehabilite edinmeyi gerektiren, ve kesinlikle uzman bir ekip kontrolünde özverili bir Eğitim - Öğretim ve Rehabilite çalɩşmasɩnɩ gerektiren bir sendrom olduğunun altɩnɩ çizerken, bu yöntemin günümüz koşullarɩnda yapɩlagelen tek tedavi altenatifinin bulunduğunu, nitekim bu yöntemin otizm sendromunu minimize etmede olumlu randɩmanlar verdiğini’de belirtmek gerekir.

Otizmin elimine edilmesi için gelecek açɩsɩndan yeni Psiko-teknik ve psikoterapi  alternatifler üzerinde çalɩşmalarɩn halen devam etmekte olduğunu söylemek mümkündür.

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org