Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

Kap/Kaç Oyunları
(Bize Has Oyunlar 5)
SHU. İlyas Ali DAŞTAN
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
    dastanilyas@gmail.com  ulaştırabilirsiniz.

  Bize Has Oyunlardan bazılarını kaparak, bazılarını da kaçarak oynardık… Vücudumuzdaki durağan enerji kap/kaç oyunları ile kinetik enerjiye dönüşür ve efor sarf eden beden yorulurdu. Bu yüzden günün geri kalanında deliksiz bir uyku çekmenin bir bedeliydi bu oyunlar.

 


  Dilimizde “köşeyi dönmek” diye bir deyimimiz vardır. O yaşımıza kadar köşeyi döndüğümüz olmadı zira kurumda olmak köşeyi dönememiş olmanın adıydı biraz. Köşeyi dönmeyi düşünmeden köşe kapmak için bir hayli ter dökerdik. Grup odasının salonunda köşeler tutulur ve seri şekilde yer değiştirmeler ile tutulan köşeler kaptırılmamaya çalışılırdı. Köşe kapmaca oyununda ebe olanın vay haline! Ortada fare gibi oynatılıp dururdu. Ortalık toz bulutu kesilene ya da kan ter içinde kalınana kadar köşe kapmaca devam ederdi.
Akşam olmak üzere iken şayet bahçedeysek günün son ışıkları ile uzayıp boyumuzu geçen gölgeleri kovalardık. Gölge kovalamaca da gölgelerimiz kaçar biz kovalardık. Kim kimi kovalardı belli değil. Bir grup çocuk kendi gölgesinin peşinde.

  Kurumda kalan bütün çocukların katılımı ile oynanan mendil kapmaca duyarlı ve ilgili bir personel tarafından oynatılırdı. Bütün yuva ve yurtların ön ya da arka bahçeleri bu oyun için uygun alana sahiptir. Çocuklar iki eşit gruba ayrılarak karşılıklı belli mesafede sıralanır ve herkes karşısındaki rakiple mendil kapmaca yarışına girerdi. Aramızda tazı gibi koşan arkadaşlarımız vardı, mendil kapmaca oyununda takım arkadaşlığı yapmak istediğimiz bu arkadaşların rakibimiz olmasını istemezdik.

  Mendili tutan elin işgüzarlığı olmazsa olmazdı. İki kişi uçarak mendili kapmak üzere orta alana gelir, tam mendil alınacakken bir an da el havada asılı kalırdı. Ya da rakip oyuncu ile kafa kafaya çarpışmalar olurdu.
Mendil kapmaca oyununa kimi zaman kurum çalışanlarından da katılan olur ve oyunun heyecanı arttırılırdı. Böyle zamanlarda çalışanlar ve çocuklar arasındaki yakınlaşmaların arttığını düşünüyorum. Oyun ve takım arkadaşlığı güvenli bir ilişki kurulmasında etkili olan yollardan biridir.

  Sandalye kapmaca oyununda dört ya da altı oyuncu olur. Müzik eşliğinde sandalyeler etrafından dans edilirdi. Müzik sustuğunda oyuncu sayısından bir eksik olan sandalyeyi kapmak gerekiyordu. En sona iki oyuncu bir sandalye kaldığında uyanık olan oyuncu sandalyeye oturmak yerine sandalyeyi çeker ve rakip oyuncu fal taşına dönen gözlerle kıç üstü yere düşerdi. Kahkahanın dozu dağları aşardı.

  Yağ satarım bal satarım/Ustam öldü, ben satarım/Ustamın kürkü sarıdır/Satsam onbeş liradır/ Zambak zumbak dön arkada iyi bak… Seher’in de oynadığı bu oyunda mendili hep onun arkasına bırakır, ondan hızlı koşmama rağmen bilerek ona yakalanırdım. Beni yakaladığında mutlu olsun diye.
Kurum yaşamı içerisinde gruplar vardır. Her arkadaş grubu kendi arasında iyi anlaşır. Bu gruplaşmalarda aynı yaş ve okullarda olmanın etkisi vardır. Bizim arkadaş grubumuzda hemen hemen aynı yaşta çocuklardan oluşurdu. Böyle olunca bazı oyunları kendi arkadaş grubunda oynamak hem zevkli hem de güvenliydi. Körebe oyununda ebe olan kişiye olmadık munzurlukları yaptığımızdan bu kişinin bize yakın ve nazımızın geçtiği biri olması da doğal olarak kaçınılmazdır. Oyunda ebenin gözlerini mendil ile bağlayıp etrafında çil yavrusu gibi dağılarak garip sesler çıkarırdık.
Oyun oynayan çocuk sağlıklı olur, bağımsız olur, başarılı olur, paylaşımcı olur, girişken olur, sosyal olur… Bu nedenle çocukluk çağı geçmeden çocukların oyun gereksinimleri karşılanmalıdır.

  Özellikle kurum bakımında bulunan çocuklara yeterince oyun oynatılmalı zira çocuklar, büyüdükten sonra arabesk şarkı nakaratlarında denildiği gibi “ah bir çocuk olsaydım” gibi pişmanlıklar yaşamamalıdır.
 

BİZE HAS OYUNLAR 4
BİZE HAS OYUNLAR 3
BİZE HAS OYUNLAR 2
BİZE HAS OYUNLAR 1