Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

KIZLARLA BERABER
(Bize Has Oyunlar 7)
SHU. İlyas Ali DAŞTAN
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
    dastanilyas@gmail.com  ulaştırabilirsiniz.

  
       
Çocuk çocuktur; kendi kimliğini bulana kadar…
Masumane duygular ile oynadığımız oyunlarımızın arasına büyüklerin girmesi ile kızlar bizim için öcü olmaya başladılar…
     
       Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı çocuk yuvalarında kızlar ve erkekler birlikte kalırlar. Çocukların yaşları on iki olduktan sonra yetiştirme yurduna gönderildiklerinde birbirlerinden ayrılırlar. Bu ayrımın neden yapıldığını anlamış değilim. Kurumlar için aile sözcüğünü sıkça telafi ederiz ancak aile bireylerinin bir arada kalmalarını istemeyiz. Aynı kentlerde bulunan kız ve erkek yetiştirme yurtları arasındaki mesafeler bile çok uzaktır. Şayet bu ayrım yapılacak ise kız ve erkek yetiştirme yurtları aynı kampüs içinde olabilir. O zaman, kızlar ve erkekler hayata hazırlandıklarını iddia ettiğimiz yurtlarda birbirinden uzak ve ayrı yetişmezler. Neyse bu derin konuya bir başka zaman eğilmek üzere ben oyunlarıma döneyim.



      Yaşça daha küçük olduğumuz ve çocuk yuvasında kaldığımız zamanlarda kızlarla birlikte oyunlar oynardık. Yaşımızın müsait olmasından kaynaklı oyunları cinsiyetleştirmez ve rakiplerimizi her zaman hemcinslerimizden seçmezdik. Ne zaman ki kızlar ile farklı kurumlarda kalmaya başladık o vakit oyunlarımızı kız ve erkek oyunları diye kategorize ettik.
Kızlarla ip atlardık. Onlar kendi aralarında bireysel olarak ip atlarken erkeklerin katılımı ile daha büyük bir ip bulunur ve iki kişi tarafından sallanan ip arasında çocuklar keklik gibi sekerdi.

       Kimin eli kimin üstünde oyununda bir oyuncu yere yüz üstü uzanır ve diğerlerimiz ellerimizi onun sırtına koyarak ebenin en üstteki eli tahmin etmesini isterdik. Ebe tahminde yanılırsa diğer oyuncular ebeyi cimcikleyerek ya da gıdıklayarak cezalandırırdı.

        El kızartmaca oyununda ellerimiz pancara döner, gözlerimizden yaşlar gelir ama ağzımız kahkahalarla dolardı. Bu oyun için ezeli rakibim Fadik ile sürekli rövanşlar yapardık.

        Aile kurma ya da aile yanında olma özlemimizi evcilik oyunu oynayarak giderirdik. Kız ve erkek çocuklarının bir arada kaldığı çocuk yuvalarında oynan bir oyundu. Evcilik oyununda, Selma anne, ben baba olurdum. Yuvanın parkındaki dönme dolap evimiz olurdu. Sağdan soldan topladığımız çanak çömlek ile mobilyalarımızı kurar, hayalimizdeki evi gönlümüzce dekore ederdik. Büyük bir ciddiyetle ebeveyn rollerimizi yerine getirirken göz göze gelişlerimizde kıkırdaşırdık.

       “Kutu kutu pense/Elmamı yense/Arkadaşım Demet /Arkasını dönse” adı söylenen oyuncu arkasını döner. Sırayla herkes arkasını döndükten sonra aynı tekerlemeyle önlerine dönerlerdi.

       Aç kapıyı bezirgân başı/Kapı hakkı ne verirsin, ne verirsin/Arkamdaki yadigâr olsun, yadigâr olsun Oyun sonunda bezirgânlar : "Bir sıçan, iki sıçan, üç sıçan" sonuncuya kapan diye bağrışılırdı.
        Ayam ayam kumpanya/bir şişe şampanya/şampanyamı içtim/davul gibi şiştim. Bu oyun için uydurulan tekerlemedir. Duvara doğru yüzü dönük olan ebe tekerlemeyi söyledikçe arkasında duran oyuncular ebeye doğru fark edilmen yaklaşırdı. Oyuncular ebeye hareket halinde yakalanmadan onun arkasına kadar gelirler ve son harekette de fark edilmedilerse ebenin sırtı yumruklanırdı. Yumruk darbelerine dayanamayan ebe yere yığılırdı.

       Değişmez beş taş oyuncuları: Arzu, Seher, Veysel ve ben. Yuvanın bahçesinden oyun için uygun yuvarlak taşları seçme işi Seher’e aittir. Özellikle yağmurlu ve kış günlerinde kurumun bahçesine çıkışımız hava muhalefeti nedeniyle engellendiğinden beş taş oyuncuları salonun bir köşesine bağdaş kurup otururduk. Yemek saatleri dışında durmadan beş taş oynardık.
Kip, çizgi, sek sek oyunları için düzgün beton zemin kömür parçası ile çizgilere ayrılırdı. Küçük, düz bir taş parçası ile tek ayak üzerinde sekerek bu çizgilere dokunmadan bölmeler arasında dolaşılırdı.

       Altışarlı ya da sekizerli gruplar oluşturup tombik adlı oyunu oynardık. On kadar düzgün kiremit parçası ve küçük bir top bize yeterdi. Lastik topumuz yok ise hemen çoraptan top yapardık. İsabet ettirilen top ile kiremit parçaları yıkılır ve rakip oyunculara yakalanmadan yıkılan kiremitler tekrar eski şekline getirilmeye çalışılırdı. Tombik oyununda kızların erkeklerden daha iddialı ve başarılı olduklarını ifade etmeliyim.
       
       Belde çember çevirme ekseriya kızlar tarafından oynansa da ergenlik dönemimizde kızlara yakın olmak ve onlara şirin gözükmek için biz erkeklerde her ne kadar kızlar kadar kıvrak olmasak da belimizde çember çevirirdik.
Kendi kurallarımızı kendimizin koyduğu çocukluk dünyamızda kızlarla oynadığımız oyunlar bize daha sakin, kibar, paylaşımcı, karşı cinsi benimseyici değerler katmıştır. Ne zaman ki kızlar ve erkekler farklı yerlerde farklı oyunlar oynamaya başladık o zaman birbirimizden uzaklaştık ve yabancılaştık.


 

BİZE HAS OYUNLAR 6
BİZE HAS OYUNLAR 5
BİZE HAS OYUNLAR 4
BİZE HAS OYUNLAR 3
BİZE HAS OYUNLAR 2
BİZE HAS OYUNLAR 1