|
|
Beni tanıdın mı?
Cennetten kovulalı şunun şurasında ne kadar zaman geçti? Ben kötülük elçisi
olarak görevlendirildim, elçiye zeval olmaz. Her kul yaptıklarından mesuldür ve
yapıp ettiklerinin hesabını verecektir. Ben görevimi yapıyorum ve sizi yoldan
çıkarmaya çalışıyorum.
Ben şeytanın kendisiyim. Melek yüzümün arkasına saklanıyorum. Benim yumuşak
yüzüme ve gülen gözlerime aldanmayın, bunlar benim maskelerimdir. Sabah
kalktığımda günlük insanlık makyajımı yaparım. Kötülük ve kinden morarmış
gözaltlarıma biraz renk gelsin diye iyilik pudrası sürer, yalandan kızardığı
belli olmasın diye de yüzümü nezaket fondöteni ile kapatırım.
Beni geceden kalma bu yüzümle iyi ki dostlarım ve diğer insanlar görmüyorlar.
Hayatımda güzellik ve dostluk adına yaptığım ne var diye kendime sormam.
…
Ben şeytanım. Görünümüm ile size benzer olduğumdan hiçbir şekilde beni
kendinizden ayırt edemezsiniz. Bu dünyada oluş sebebim de tanrının bana vermiş
olduğu görevleri tamamlamak. İnsanoğlu gibiyim, sevmediğim ve seçmediğim bir işi
yapıyorum ama insanoğlundan farkım sevmediğim bu işimi layığı ile dört dörtlük
yapıyorum.
…
Parkta kol kola gezen iki âşık görmemeyim. En çok onlara dayanamıyorum. Yaratıcı
dünyayı sevgi kurtaracak demişti bana, bundan dolayı benim öncelikli görevim
dünyada ve insanlar arasında olan sevgiyi yok etmektir. Birbirini seven iki
insanı ayırmak ve bir zamanlar birbirlerine duydukları ölümüne sevginin
düşmanlığa dönüşmesini izlemek işimin en güzel yanlarından birisidir. İki insan
arasında düşmanlık yaratmak benim için oldukça basit. Tarafların yüreğine şüphe
ve kıskançlık tohumlarını ektiğimde gerisi kendiliğinden gelmektedir. Bu zehirli
tohumları seven yüreklere ekiyorum ve oradan uzaklaşıyorum.
Bana inat yine de birbirlerini çok sevmeye devam eden insanlardan nefret
ediyorum. Bildiğim bütün kötülük oyunlarını oynuyorum, en zehirli düşünceleri
kafalarına sokuyorum. Ama onlar yine birbirlerine olan güven ve sevgilerinden
dolayı yenilmiyorlar. Aldıkları tüm yaralara rağmen yollarına devam ediyorlar.
İşimde başarısız olduğumu görünce çıldıracak gibi oluyorum.
…
İnsanların arasında insan gibi dolaştığım için doğal olarak sosyal yaşamda
tanıdıklarım ve benimle dost olduklarını sanan insanlar var. Dostlarım
kendilerine karşı yaptığım kötülükleri bir türlü anlamıyorlar. Onlara canım
istediğinde sırtımı döner, hatta bana yaslanan bir başı rahatlıkla itebilirim,
daha ileri gidip o ittiğim başları zor günlerimde kendime yastık yaparım.
Onların bana ihtiyaçları olduğunda mutlaka uzaklarda olurum ve her zaman bir
mazeretim vardır.
Dünyada neden bu kadar kötülük ve çirkinlik var sanıyorsunuz? Kin, haset,
kıskançlık, haram, günah, ihanet, cinayet… Tüm bunlar benim uğraş alanlarım.
…
Bir bakıma ben insanın içindeyim. Ben onun istekleri ve arzularıyım. İnsanlar
yoldan çıkmaya hazır olduklarında bana haber verirler ve bana tutunarak yoldan
çıkarlar. Ben insanoğlunun içindeki kötülük yapma hırsının prospektüsüyüm. Ben
olmasaydım, benim üzerimden yapılan onca günahın ve cinayetin bir açıklaması
olur muydu? Ben dayanak noktasıyım, ben açıklama bölümüyüm, bensiz kötülük
yapılamaz ya da bana mal edilmeden kimseye uyulmaz. İnsanoğlu yaptıklarından
dolayı hep bana uyar ve sonunda pişmanlık içerisinde şeytana uydum diye
kendisine savunma çıkarır ve günahlarından arınmasının ya da günahlarını
hafifletmenin yolu olarak da yine beni görür.
…
Beni sağda solda, yerde gökte arama. Ben, sende ki benim!
Yahu ben insanım!
|
|