Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik 
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri
 

   

 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

MESLEKİ EĞİTİMİN ESASLARI BAĞLAMINDA
 SOSYAL HİZMET EĞİTİMİNE  YENİ MODEL ÖNERİSİ

 Yrd.Doç.Dr. Bekir TÜRKMEN
(Sosyal Hizmet Uzmanı )
Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi
Eğitim Bilimleri Bölümü
e-mail: bturkmen@gazi.edu.tr


Özet

İnsan ihtiyaçları, bilim ve teknolojideki gelişmeler çok çabuk ilerlemektedir. Bu hızlı ilerleme tüm meslekleri etkilemektedir. Eğitim, sadece ekonomik gelişme değil sosyal gelişme için deşarttır. Eğitimin getirdiği doğrudan kazanımlar vardır. Bunlar; yüksek kazanç, fakirliğin
azalması, daha az suç işlenmesi vb...

Sosyal hizmet alanı geniştir. Bu geniş alandan maksat; sosyal yardım hizmetleri,rehabilitasyon hizmetleri, çocuk ve aile refahı hizmetleri, yaşlı refahı hizmetleri, ıslah hizmetleri, eğitim alanındaki sosyal hizmetler, yoksullara yönelik sosyal hizmetler, psikiyatrik sosyal hizmetler ve özürlülere yönelik sosyal hizmetler gibi...
Sosyal hizmetin değişik tanımları olmasına rağmen, Türkiye’de sosyal hizmetler şöyle tanımlanır: Kişi ve ailelerin kendi bünye ve şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddî, manevî ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının çözümlenmesine ve hayat standartlarının iyileştirilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütünüdür.

Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmenin sonucu olarak müfredatlar geliştirilmektedir ve aynı şey sosyal hizmetlerdeki eğitim programında da yapılmalıdır.Eğer bu güncelleme konusunda Eğitim Fakülteleri örnek alınırsa, 1982 ile 2003 yılları arasında sosyal hizmet eğitimi programları ve içerikleri fazla değişmemiştir.  Bu müfredatın sosyal hizmet alanına uyarlanması için ilgili alanın ihtiyacına cevap verecek bir model önerilmiştir.

Sonuç olarak, vatandaşlar iyi sosyal hizmet almalılar. Bunu gerçekleştirebilmenin en önemli şartları ise güncellenmiş (geliştirilmiş), anlaşılabilir bir sosyal hizmet eğitimidir.

THE NEW MODEL SUGGESTION FOR SOCIAL SERVICE
EDUCATION IN CONTEXT THAT BASES OF OCCUPATIONAL
EDUCATION

Abstract The needs of human beings and the advances experienced in science and technology increase rapidly. This rapid increase directly effects almost every profession. Education is a must not only for economic development but also for social development. Education has direct outcomes such
as; higher earnings, health improvement, increase in level of democracy, reduction of poverty, lower crime rates and so on. The field of social services is much wider when compared with the fields of other professions.
It consists of services such as social aid services, rehabilitation services, child and family wealth, and services in formal and non-formal education.
Although there are different definitions of social services, in Turkey, Social Services is defined as; the sum of programmed services aiming to eradicate monetary, psychological and social problems causing from the person and the families circumstances, to meet the demands, to prevent the social problems, to raise the life standards. Since as a result of the rapid advances in science and technology, the curriculums are continuously updated, this should also be done for the education in Social Services. If the education faculties are taken as an example to this updating, between 1982 and 2003 the curriculum and content of education faculties have changed drastically. In order to compensate this static curriculum in the field of Social Services Education, a
model which closes the gaps in the current curriculum is proposed.
Consequently, it is clear that the citizens should enjoy good quality social services. One of the most important prerequisites of this is to provide updated, comprehensive, social serviceseducation.

İnsan ihtiyaçları, bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler hızla artmaktadır.
Artan ihtiyaçlar ve bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler çeşitli disiplinleri ve
meslek alanlarını doğrudan kimilerini de dolaylı olarak etkilemektedir.Bu bakımdan her meslek alanı, değişen koşullara paralel olarak kendini ve yerini yenilemek zorundadır.
Küreselleşmenin hız kazandığı bir ortamda, yeterli sosyal gelişme sağlayamayan ülkelerde ekonomik gelişmenin giderek daha da güçleşmesi beklenmektedir. Bu çerçevede insan hakları ve demokrasinin geliştirilmesinin ve kurumsallaştırılmasının  yanısıra, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, yoksulluğun azaltılmasıve çalışma koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşımaktadır.(8. BYKP, 2001-2005, s 3)
Son yapılan araştırmalarda eğitimin sosyal faydalarına ilişkin hususlar üzerinde çok durulmaktadır. Eğitim, sadece ekonomik büyüme için değil aynı zamanda bu büyümeyi destekleyen daha geniş bir süreç içinde hayati derecede önemlidir. Daha yüksek kazançlar, daha iyi şahıs ve toplum sağlığı, bebek ölüm oranında ve bebek doğum oranında düşme, demokratikleşme, siyasi istikrar, yoksulluğun ve eşitsizliğin azaltılması, daha düşük suç oranları ve çevre bilincinin oluşması gibi bir çok net çıktısı vardır.(Türkmen, 2002, s. 45)
Eğitimin sosyal faydalarına ilişkin önemli bir not ise aslında hesaplamalarda
yaşanılan zorluklar sebebiyle bu sosyal faydaların genellikle olduğundan daha düşük değerlendirilmeleridir. (OECD, 2000s.3)
Sosyal hizmet alanı itibariyla diğer mesleklere ilişkin alanlarla kıyaslanamayacak genişliktedir. Bu geniş alandan maksat; sosyal yardım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, çocuk ve aile refahı hizmetleri, yaşlı refahı hizmetleri, ıslah hizmetleri,örgün ve yaygın eğitimdeki sosyal hizmetler, yoksullara yönelik sosyal hizmetler, tıbbi
ve psikiyatrik sosyal hizmetler ve özürlülere yönelik sosyal hizmetler gibi.
“Sosyal Hizmetler” kavramı ile anlatılmak istenilenler üzerinde evrensel bir anlayış birliğinin oluşturulabildiğini ileri sürmek mümkün değildir.”Sosyal Hizmetler “kavramı, her ülkenin sosyal ve ekonomik özellikleri ve gelişmişlik derecesiyle bağlantılı bir çerçeve içinde farklı anlamlar taşımakta ve farklı bir kavrama sahip bulunmaktadır.
Türkiye’de, sosyal hizmetler 27.5.1983 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu” ile hukuken tanımlanmıştır. Buna göre; Sosyal hizmetler, kişi ve ailelerin kendi bünye ve  şartlarından doğan
veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının
önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunması ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütünü” dür. (Sosyal  Hizmetlerin Yeri ve Önemi, 1995 s. 47)

Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı ilerlemelerin doğal bir sonucu olarak eğitim
sistemleri ve müfredat programları sürekli yenilelip güncellenirken bunun Sosyal Hizmetler eğitiminde de gerçekleşmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
1950’den sonra “Müfredat Programı Modeli” yerine “Eğitim Programı Modeli” söz  konusu olmuştur. Bu nedenle haklı olarak Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sosyal Hizmetler Akademisi Rehberi’nde (1973-1974) Eğitim Programı’ndan bahsedilmektedir. Burada konu alanları; insan hakkındaki bilgiler, toplum hakkındaki bilgiler ve sosyal hizmet teori ve uygulamasına ilişkin bilgiler şeklinde gruplandırılmış ise de hangi dersin
hangi gruba girdiği üzerinde durulmamıştır.

1982’ de YÖK’ün kurulması ve Hacettepe Üniversitesi Sosyal Çalışma Bölümü ile Sosyal Hizmetler Akademisi’nin birleştirilmesinden oluşturulan Sosyal Hizmetler Yüksekokulu’nda da, Sosyal Kişisel Çalışma, Sosyal Grup Çalışması ve Toplum  Kalkınması dersleri kaldırılmıştır. Ağırlıklı olarak Sosyal Hizmet Kuram ve Uygulamaları ile Sosyal Hizmet Ortamlarında Uygulama ve Blok Uygulama konulmuştur. 1982-2003 arasında yükseköğretim kurumlarındaki gelişmelere somut bir örnek seçelim. Bu örnek Eğitim Enstitüleri olsun.
2547 Sayılı Kanun ve 41 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile iki yıllık Eğitim  Enstitüleri ön lisans eğitimi vermek ve sınıf öğretmeni yetiştirmek üzere eğitim fakültelerine bağlı eğitim yüksekokulları şeklinde örgütlendirilmiştir. 1989-1990 Eğitim-Öğretim yılından itibaren alan ve yan alan konularını içerecek şekilde fakülteye dönüştürülmüştür. Zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarılması üzerine eğitim fakülteleri İngiltere ve ABD örnekleri
de incelenerek yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapılandırmada ortaöğretim alan öğretmenliği, ilköğretim branş ve sınıf öğretmenliği baz alınmıştır. 1980, 1990 ve 2000’li yılların başlarında ülke ihtiyaçları ve dünya  gerçekleri dikkate alınarak öğretim programları geliştirilmiştir.
1982’den itibaren örneğimizdeki yükseköğretim kurumu geniş çaplı, üç aşamalı bir program değerlendirme, geliştirme ve değiştirme aşaması geçirmiştir.
Sosyal hizmet programında ise; Sosyal Kişisel Çalışma, Sosyal Grup Çalışması ve Toplum Kalkınması kaldırılmış ve “Sosyal Hizmet Kuram ve Uygulamaları I, II, III konulmuştur. Anahatlarıyla öğretim programı aynı kalmıştır. Konu bir süreklilik ve istikrar belirtisi olarak yorumlanabileceği gibi statükonun devamı şeklinde de nitelenebilir. Bu saptama çok tartışılacaktır. Ancak değişen dünya şartları, artan ve çeşitlenen gereksinim ve sorunların varlığı ile iyi bir öğretim programında bulunması gereken özellikler bakımından bu saptamaın tartışılmasında da yarar vardır. Yukarıdaki örnekten hareketle Öğretmenlik mesleği de dahil olmak üzere bir çok mesleği doğrudan ilgilendiren iyi bir öğretim programında bulunması gereken özellikler şunlardır:
1. İşlevsel olmalıdır.
2 . Esnek olmalıdır.
3. Uygulayıcılara yardımcı olmalıdır.
4. Uygulanabilir olmalıdır.
5. Amaçlara yönelik olmalıdır.
6. Ekonomik olmalıdır.
7. Günün şartlarına uygun olmalıdır.
8. Toplumun ve bireyin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olmalıdır. (EKİCİ, 2003 s.64)
137 Krediden oluşan ve halen uygulanmakta olan Sosyal Hizmet Lisans Programı;
revize edilmek koşuluyla önermekte olduğumuz Sosyal Hizmet Lisans Programları içerisinde Genel Sosyal Hizmetler Bölümü’nü oluşturabilir.
Mevcut sosyal hizmet programından mezun sosyal hizmet uzmanı ya da sosyal
çalışmacı; eğitimden sağlığa, adaletten sosyal güvenliğe, aileden çocuğa, genç
yetişkinden yaşlıya, özürlüden depremzedeye kadar her alanda çalışmaktadır. Bunun için olağanüstü bilişsel doygunluğa, mesleki formasyona ve kişisel performansa ihtiyaç vardır. Kaldı ki mevcut programda hedef kitlenin (bebek, çocuk, adölesan, genç yetişkin, yetişkin ve yaşlılık dönemlerinin) gelişimsel özelliklerini içeren bir çok psikoloji disiplini eksiktir. Önerilen Model
Sosyal Hizmet Lisans Programları
• Genel Sosyal Hizmetler Bölümü
• Bebek, Çocuk ve Gençlere Yönelik Sosyal Hizmetler Bölümü
• Engelli ve Yaşlılara Yönelik Sosyal Hizmetler Bölümü
• Tıbbi ve Psikiyatrik Sosyal Hizmetler Bölümü
Bir bölümden ve özele inerek anabilim dalından hareketle sosyal hizmet programı değerlendirme tasarısına devam edelim.
Engelli ve Yaşlılara Yönelik Sosyal Hizmetler Bölümü
Engellilere Yönelik Sosyal Hizmetler Anabilim Dalı
Yaşlılara Yönelik Sosyal Hizmetler Anabilim Dalı
Bu anabilim dallarından birisi alan diğeri yan alan şeklinde de uygulanabilir.
Engellilere yönelik anabilim dalında görme engellilerle ilgili sosyal hizmet, işitme engellilerle ilgili sosyal hizmet, konuşma engellilerle ilgili sosyal hizmet, ortopedik engellilerle ilgili sosyal hizmet, üstün yeteneklilerle ilgili sosyal hizmet, zeka engeli olanlarla ilgili sosyal hizmet ve öğrenme güçlüğü olanlarla ilgili sosyal hizmet meslek
bilgisi ve özel alan bilgisi programları oluşturulabilir. Program geliştirme, ya mevcut bir programı daha gerçekci, daha sağlam, daha
tutarlı, daha etkili düzeye getirme, ya da gerçekci, sağlam, tutarlı ve etkili bir yeni program oluşturma amacına yöneliktir .Kısacası, program geliştirme; bilimin, ilke, ölçüt ve metotlarıyla tutarlı olmak zorundadır. (Büyükkaragöz, çivi, 1997s.230) Kişilere kaliteli bir eğitim ve öğretim yoluyla yapılan yatırım sürdürülebillir bir ekonomik ve sosyal kalkınma için önemli bir ön şarttır. Bu ön şart eğitim sürecinde yenliklerin, değişimlerin müfredatlara aktarılması ile daha kolay sağlanabilir
(Psacharopoulos, George, 1995 s.2). Anayasamızda da belirtildiği üzere sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye, sosyal bir  devlet olmanın doğal bir gereği olarak vatandaşlarına iyi bir sosyal hizmetler bütünü sunmak zorundadır. Bunun da en önemli ön şartlarından birisi sosyal hizmetler
konusunda çalışacak ve çalışan işgücüne kapsamlı, detaylı, güncel, yeniliklere açık,hayat boyu eğitim anlayışı ile tutarlı bir sosyal hizmet eğitimi sunmak ve bu kişilere üretkenliklerini ve verimliliklerini en iyi şekilde ortaya koyabilecekleri çalışma imkanları ve ortamları yaratmaktır. Bunu yaparken eğitim kurumlarımıza düşen görev ise sosyal hizmetler alanında dünyada yaşanan gelişmeleri takip ederek bunları müfredat
programlarına aktarmaktır. İşte bu çalışmanın esas amacı sosyal refah ve sosyal hizmet alanlarına daha çağdaş bir program katkısı sağlamaktır.
Program geliştirme, ya mevcut bir programı daha gerçekci, daha sağlam, daha tutarlı, daha etkili düzeye getirme, ya da gerçekci, sağlam, tutarlı ve etkili bir yeni program oluşturma amacına yöneliktir .Kısacası, program geliştirme; bilimin, ilke, ölçüt
ve metotlarıyla tutarlı olmak zorundadır. (Büyükkaragöz, çivi, 1997s.230)
Kişilere kaliteli bir eğitim ve öğretim yoluyla yapılan yatırım sürdürülebillir bir
ekonomik ve sosyal kalkınma için önemli bir ön şarttır. Bu ön şart eğitim sürecinde yenliklerin, değişimlerin müfredatlara aktarılması ile daha kolay sağlanabilir (Psacharopoulos, George, 1995 s.2).
Anayasamızda da belirtildiği üzere sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye, sosyal bir devlet olmanın doğal bir gereği olarak vatandaşlarına iyi bir sosyal hizmetler bütünü sunmak zorundadır. Bunun da en önemli ön şartlarından birisi sosyal hizmetler konusunda çalışacak ve çalışan işgücüne kapsamlı, detaylı, güncel, yeniliklere açık,hayat boyu eğitim anlayışı ile tutarlı bir sosyal hizmet eğitimi sunmak ve bu kişilere üretkenliklerini ve verimliliklerini en iyi şekilde ortaya koyabilecekleri çalışma imkanları ve ortamları yaratmaktır. Bunu yaparken eğitim kurumlarımıza düşen görev ise sosyal hizmetler alanında dünyada yaşanan gelişmeleri takip ederek bunları müfredat programlarına aktarmaktır. İşte bu çalışmanın esas amacı sosyal refah ve sosyal hizmet
alanlarına daha çağdaş bir program katkısı sağlamaktır.