Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri
 

Google
Web sosyalhizmetuzmani.org

KİTAP ELEŞTİRİSİ
SOSYAL HİZMETİN SEFALETİ
HAKKINDA - 1
 
SHU.Naki ERDOĞAN

2

     Bu sitenin okuyucuları Sayın Aziz Şeker’i  tanıyorlardır.  Yakın zamanda çoğunluğunu siteden takip yazılarını sayın Şeker in kitap haline getirdiğini gördüm. SABEV yayınları arasından çıkan ‘ Sosyal Hizmetin  sefaleti ve Sosyal Hizmette Paradigma arayışları’ özenle hazırlanmış iki kitap. 

      Yazar ın Meslek üzerine tezlerinde vurguladığı gibi  Akademi dışındaki kişilerinde sosyal Hizmet yazın dünyasına katkıda bulunmasının önemi elbette ki çok önemlidir ( Sayın Şeker in ‘’ sosyal hizmet kitaplığı apolet amacıyla yazılmış kitaplarla doludur sözünü de hatırlarsak). kitapları gerek akademi dışında olması yönüyle gerekse de yazdıklarının niteliği açısından övgüyü ve takdiri hak ediyor. Övgüyü  hakkettiği kadar  Sayın Aziz Şeker bazı söylemlerine katılmadığımı da belirtmeliyim. Bu konuları Sayın Şeker le ve sitenin diğer değerli okuyucularıyla  tartışma olanağı yakalayacağımızı umut ediyorum. 
 

     ZORUNLU BİR AÇIKLAMA: Sayın ŞEKER in Sosyal Hizmetin Sefaleti isimli kitabında    katıldığım  takdir edeceğim yerler  olduğu gibi katılmadığım görüşleri de  elbette ki vardır. Ancak yakın zamanda  sayın ŞEKER in  ‘Meslek Üzerine Tezler’ ine yönelik bir başka meslektaşımız Sayın Rıza ELİTOK öyle şeyler yazdı ki …. Bu yazdıkları hem eleştiri kültürümüze indirilmiş büyük bir darbeydi hem de  bu kadar haksız eleştirilere maruz kalmış bir arkadaşımızı yeniden eleştirmenin zorluğuyla karşı karşıya kaldım. Bu sebepten ötürü   Sayın ELİTOK un yazdıklarına  kısaca değinmem zorunluluk gibi duruyor. 
 

     ELEŞTİRİNİN ELEŞTİRİSİ: Sayın ELİTOK  Eleştiri diyemeyeceğim yazısında  neler demişti bir hatırlayalım.  Sayın ELİTOK Aziz ŞEKER in  Akademi ( yüksekokul) dışı  ve yöntem dışılık  yada akıldışılık üzerine söylemlerini  çarpıtmak için elinden geleni yapıyor.  Yüksekokul ( Akademi)  dışında olmak sözünü AKADEMİK  olmamak   ya da AKADEMİK olmayı reddetmek olarak ele alan Elitok yine yöntem yada akıldışılık konusundaki söylemlerini de kelimenin birinci anlamında ele alıyor. Oysa Sayın ŞEKER in akıldışılıktan bahsederken  kaynağına gönderme yaptığı Feyerabend in yönteme karşı adlı eserine  sayın Elitok bakma zahmetinde bulunsaydı bütün bunları yazmamış olacaktı. Devam edelim ‘Yazarımız, çoğu zaman elinde her hangi bir somut veriye dayanmadan, sanki bütün bir dünya ülkelerindeki sosyal çalışma uygulamaları hakkında kesin verilere sahipmişçesine fütursuz bir genellemeye kaçarak, küreselleşen post modern dünyada ki sosyal çalışmanın hal ve gidişatını temelinden eleştirebilme temelsizliğine düşmüştür’ diyor  Sayın Elitok. Oysa sayın Şeker küreselleşmenin  gelir dağılımındaki adalet başta olmak üzere  pek çok konuda  derinleştirdiği eşitsizliklere vurgu yapıyor.  Ve bizce asıl önemli olan da  Aziz Şeker in bu verileri  nasıl yorumladığıdır.  Yazar tezlerinin çoğu yerinde Foucault’un gösterge biliminden haylice etkilenmişe benzer. Yazar da bu etkileyiş o kadar ileri bir hal alıyor ki, okuyucuyu adeta sanal bir matrix sisteme ve her şeyin görünüşte simülasyon ve yanılsamadan ibaret olduğu sonucuna sürüklemektedir. Diyor sayın Elitok.  Her şeyden önce   Sümülasyon  kavramını Foucault   değil de Baudrillard Kullanmaktadır.  Aziz Şeker de Baudrillard’a  atıfta bulunuyor.  Bütün bunlardan öte sayın Elitok aynı paragrafın sonunda kendisini tekzip ediyor ve diyor ki Simülasyon ve göstergeler, her şeyin markalaştırılıp reklamlaştırıldığı günümüzde bir çok şeyi manipüle edip kitleleri süslü yanılsamaların karanlık dehlizlerine sürüklese de; henüz çağımızda milyonların, açlık, sefalet ve yıkımını deve kuşu misali başını kuma gömüp gerçeği görmezlikten gelme işlevinden öteye gidemeyecektir. Kimse kimseyi kandırmasın, her şeyin farkındayız, perde arkasında yazılan …..‘ Sayın Elitok Önce Sayın Şeker i Simülasyondan bahsettiği için   eleştiriyor  sonrasında ise  kendisi simülasyondan bahsederek bize de fazla söz bırakmıyor.

     Kısaca bir iki konudan daha bahsedersem. ‘Yazarımızın iddia ettiği gibi, muhtaçların yaralarını saran sosyal hizmetler ve diğer sağlık ve sosyal mesleklerin konumları gün geçtikçe erimeyip tam aksine daha da önem ve aciliyet kazanacaktır. Diyor Sayın Elitok . Sayın  Elitok’un karıştırdığı nokta  bahsi geçen mesleklerin güç geçtikçe eiriyip kan kaybetmesi ile  bu mesleklere ya da en genel anlamıyla  sosyal Politikaya  olan ihtiyacın gün geçtikçe artması farklı şeydir.

     Aziz Şeker in ‘Bugün bilimin temel düşünceleri geçmişte ön yargı, fantezi, tutku gibi şeylerden doğup çıkmıştır Sözünü eleştirirken ‘ Oysa bilim ve bilimsel buluşlar, bilim adamının hobilerinden, fantezilerinden ve rast gele tutkusundan değil, tam tersine….’ diyor sayın Elitok.   Sayın Elitok bugün uçabiliyorsak bu birilerinin uçma fantezisinden başka birşey değildir.

     ‘Yazarımız, sosyal hizmet insanda ki acıma duygusundan doğmuştur, rahipçe- dinsel mistik bir duygudur bu diye bir varsayımda bulunmuştur’ Diyor Rıza Elitok. her şeyden önce sosyal Hizmetin tarihçesi hakkında birkaç şey biliyorsanız  bunun bir varsayım olmadığı da aşikardır  sayın Elitok. Gerçi Sayın Elitok bu konuda da sık sık yaptığı gibi kendisini tekzip ediyor. Bakın ne diyor bu hizmetin ortaçağlarda ( İmlaya dokunmadım) dinsel örgütlenmeler (kiliseler, fütüvvetler vb.) eli altında yürütüldüğü bilinmektedir. Deyin ki, modern devlet öncesi sosyal hizmetler kilise vb. dinsel örgütlenmeler aracılığıyla büyük ölçüde sağlanmaktaydı.’’ Yani Sayın Elitok sizinde belirttiğiniz gibi  Sosyal Hizmet insandaki acıma duygusundan doğmuştur. Ve Temelinde Dinsel Örgütlenmeler vardır.

      Sayın Elitok un  yapmış olduğu eleştiriyi bu örneklerden sonra daha fazla incelemek ya da yazmış olduğu  diğer eleştirilere cevap vermek  vakit kaybından ve okuyucuyu yormaktan başka bir anlam taşımadığı için daha fazlasını yazmaya gerek duymuyorum.

     Değerli Hocamız Sayın İlhan TOMANBAY’ın başlattığı ve Aziz ŞEKER in de yadsınamaz  katkılarının olduğu meslek tartışmaları  buradan devam ettirebiliriz.  Sosyal Hizmetin Sefaleti hakkında ki eleştirilerimi  ikinci bölüme bırakıyorum.