Sosyal Hizmet Uzmanları Web Sitesi
  

SOSYAL HİZMET
 MESLEĞİ

Sosyal Hizmetler Çalışanlarının Şiddete Karşı
Hak Arama Yolları


SHU. Cafer ASAN• caferasan@gmail.com

Ana Sayfa
 
Aile Sorunları
Çocuk Refahı
Engelli
Gençlik
Sosyal Sorunlar
Tıbbi Sosyal Hizmet
Yaşlılık

Mesleki Bilgiler

SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
SHU Yayınları
İnsan Hakları
Kültür/Sanat
Sosyal Siyaset
Sosyoloji
Söyleşiler
Psikoloji

Meslek Elamanı Arayan Kurumlar ve İş Arayan Meslek Elamanları


Sitemiz Yazarları

   Son zamanlarda tıpkı sağlık çalışanları gibi sosyal hizmetler çalışanları da müracaatçı veya müracaatçı yakınları tarafından şiddete maruz kalma sorunuyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Sosyal hizmetler alanında toplumun dezavantajlı grupları olarak ihmal ve istismara uğramış, çocuk, kadın, engelli ve yaşlı gibi müracaatçı gruplarıyla çalışan sosyal hizmetler personelleri bu gruplarla çalışmanın zorluğunun yanı sıra tehdit, hakaret, yaralama gibi şiddet davranışlarıyla alanda tek başına mücadele etmek durumunda kalmaktadırlar. Bu durum da gerek sosyal hizmet uzmanı ve gerekse diğer sosyal hizmetler çalışanları bakımından şiddet riskini artırmaktadır. Hatta denilebilir ki bugün alanda yaşadığımız en önemli sorunlardan birisi artık “sosyal hizmetler çalışanlarına yönelik şiddet” olmaya başlamıştır. Bu nedenle, çalışanların bu alanda hukuksal haklarının ve hak arama yollarının neler olduğunu bilinmesinde fayda görülmektedir. Kuşkusuz yalnızca hukuki hakların çalışanlarca bilinmesi sorunun önlenmesi için yeterli olmayacaktır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) bu alanda etkili bir mücadele planı yapmak ve uygulamak durumundadır.

Bu yazıda sosyal hizmetler çalışanına uygulanan şiddete karşı hukuksal hak arama yolları üzerinde durulacaktır. Yazının hazırlanmasında sağlık çalışanlarına yönelik şiddet karşısında yapılması gerekenler ve hak arama yollarına ilişkin yazılı kaynaklardan da yararlanılmıştır. Bu satırların yazarı bu yazıyı, bilimin biçimselliğine bağlı kalma kaygısı taşımadan görüş ve önerilerini eklektik bilgileri kullanarak verme bakış açısıyla kaleme almıştır. Başka bir deyişle bu yazı bilimsel olma iddiasında değildir.

Ceza hukuku bakımından sosyal hizmet uzmanları ve diğer sosyal hizmetler çalışanlarına yönelik eylemler üç ayrı suçu oluşturabilir: YARALAMA, TEHDİT VE HAKARET.
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde YARALAMA suçu düzenlenmiştir. Buna göre, “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Bu suç şikâyete bağlı bir suçtur. Başka bir deyişle suçun soruşturma ve kovuşturması suçtan zarar görenin şikâyetine bağlıdır. Ancak aynı kanunun 87. maddesinin üçüncü fıkrasında, kamu görevlisi olan sosyal hizmet uzmanları ve diğer sosyal hizmetler çalışanlarını ilgilendiren bir hüküm bulunmaktadır. Bu hüküm ile hem ceza artırılmakta hem de suç şikâyete tabi olmaktan çıkarılarak, resen takip edilen suçlar arasına alınmaktadır. Böylece savcılığın, suçu öğrenmesiyle beraber herhangi bir şikâyete gerek kalmaksızın soruşturma işlemlerini yürütmesi ve yeterli delil elde etmesi durumunda da dava açması gerekmektedir:

Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silâhla,
işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu hükmün bir sonucu olarak sosyal hizmetler çalışanına şiddet uygulayan kimse, 18 aydan 4,5 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılabilecektir. Ayrıca sosyal hizmetler çalışanı ile uzlaşarak, cezalandırmaktan kurtulamayacaktır. Bununla beraber, tekrar suç işlemeyeceği kanaati uyanırsa, yargıç cezayı erteleyebileceği gibi, hükmün açıklanmasını da geri bırakabilir.
İkinci bir olasılık, sosyal hizmet uzmanı veya diğer sosyal hizmetler çalışanlarını TEHDİT edilmiş olmasıdır. Bu eylem de TCK’nın 106. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır: “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Son olarak da, sosyal hizmet uzmanı veya diğer sosyal hizmetler çalışanlarına HAKARET edilmişse, bu da TCK’nın 125. maddesi gereğince cezalandırılacaktır:”Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Vurgulamak gerekir ki, hakaret suçunun; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
Kendisine hakaret edilen, fiziksel şiddet uygulanan veya tehdit edilen sosyal hizmet uzmanı veya diğer sosyal hizmetler çalışanları, bu eylemler nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar için failden tazminat talep edebilir.

Süreç İçin Dikkate Edilmesi Gerekenler
İspat sorunlarıyla karşılaşmamak bakımından, durumun orada bulunan diğer çalışanlar veya müracaatçı, müracaatçı yakınlarıyla beraber tutanak altına alınması büyük önem taşımaktadır. Olayın tanıklarının da bu tutanağa kaydedilmesinde yarar vardır.
Ceza davasını takip etmeye gerek yoktur. Dava kendiliğinden yürür. Sadece ifade verme zorunluluğu bulunmaktadır. Dava nedeniyle sosyal hizmet uzmanı veya diğer sosyal hizmetler çalışanlarının herhangi bir mahkeme masrafı da olmayacaktır.
Buna karşılık, tazminat davasını aktif olarak yürütmek gerekir. Aksi takdirde dava düşer. Davayı açmak ve yürütmek belli bir maddi külfeti gerektirir. Ancak dava kazanılınca bu miktarlar karşı taraftan tahsil edilir.

ASP Bakanlığı Tarafından Yapılması Gereken Hukuki Yardım
Uygulamada sosyal hizmetler çalışanlarına hukuki yardım konusunu düzenleyen özel bir hukuksal düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda 28 Nisan 2012 tarihli Resmi Gazete’de de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik örnek alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da bir yönetmelik düzenleyerek çalışanlarına karşı işlenen suçlar nedeniyle hukuksal yardımın yapılmasını kurala bağlamalıdır. Bu yönetmelikte aşağıdaki hususlar mutlaka bulunmalıdır.

- Sosyal hizmet sunumu sırasında veya bu görevden dolayı işlenen suça maruz kalan personele veya bunların vefatı halinde kanuni mirasçılarına hukuki yardımda bulunulması hüküm altına alınmalıdır.
- Bakanlık kadrolarında çalışan avukatları ve gerekse hizmet alımı suretiyle görev yapan avukatları, ayrıca vekâletname ibrazı gerekmeksizin ilgili personelin veya kanuni mirasçılarının vekili sıfatıyla işlem yapmaya yetkili kılmalıdır.
- Bakanlık bu konuları takip edildiği elektronik bir sistem kurmalıdır.
- Personele karşı kanunlarda suç olarak tanımlanan fiilleri, ilgili sosyal hizmet kurum ve kuruluşunun yöneticisi, adli mercilere ve Bakanlıkça kurulan sisteme bildirmesi zorunlu olmalıdır. Ebetteki mağdur personel de bu bildirimi yapabilir.
- Bildirim üzerine Bakanlık, olayın adli makamlara intikal ettirilip ettirilmediğini araştırması, işlenen suçtan mağdur olan personele veya vefatı halinde kanuni mirasçılarına bir avukatın hukuki yardımını isteyip istemediğini sorması ve talep istikametinde hareket etmesi düzenlemede yer almalıdır.
- Personele karşı kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiilin işlenildiği herhangi bir şekilde öğrenildiğinde, Bakanlık taşra teşkilatı için taşra teşkilatı birim amirlerince yönetmelik hükümleri resen uygulanması ve ilgili personelin veya kanuni mirasçılarının hukuki yardım müessesesini etkin bir şekilde kullanabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.

Kuşkusuz çalışmalarının önemli bir bölümünü şiddetle mücadeleye ayıran başta sosyal hizmet uzmanları olmak üzere tüm sosyal hizmetler çalışanlarının şiddet mağduru olmadıkları, sağlıklı bir çalışma yaşamı temel haklarıdır. Kurumun (Bakanlığın) bunu temin etmek için gerekli idari, hukuki, fiziki ve diğer düzenlemeleri zaman geçirmeden yapması gerekmektedir.
 

 

 BİZE YAZIN
     Sosyal Hizmet Uzmanı Web Sitesi
     E-Posta : sosyalhizmetuzmanlari@gmail.com

   

© Copyright 2011
www.sosyalhizmetuzmani.org