Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

SHÇEK’TE YENİ BİR GELENEK BAŞLATALIM

İlyas Ali DAŞTAN /  Sitemiz yazarı
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
 dastanilyas@gmail.com  ulaştırabilirsiniz


        Türkiye, 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları’ndaki ilk madalyasına Sibel ÖZKAN ile ulaştı. Halterde bayanlar 48 kiloda mücadele eden Sibel, koparmada 88, silkmede ise 111 kilogram kaldırdı ve toplamda 199 kilogramla olimpiyat ikincisi oldu.

Sibel’in daha önceki başarıları şöyledir: 2001–2002 yılında Halter Milli Takımına seçildi. 2004’te Norveç’teki Avrupa Yıldızlar Halter Şampiyonası’nda 53 kiloda Avrupa Şampiyonu, 2005’te Güney Kore’deki Dünya Gençler Şampiyonası’nda 48 kiloda Dünya Şampiyonu, İspanya’da 2005’teki Akdeniz Oyunları’nda ise 48 kiloda ikinci oldu. 2007 yılı İspanya’daki Avrupa Gençler Şampiyonası’nda silkme ve toplamda altın madalya, Dünya Gençler Şampiyonası’nda iki altın ve bir gümüş madalya kazandı. Kolombiya ve İtalya’daki Avrupa Şampiyonasında da altın madalya kazandı. Ayrıca, Avrupa Gençler Rekoru kırdı…

(Radikal 10.08.2008)


Haberde başarıları sıralanan Sibel ÖZKAN, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanuna (SHÇEK) istinaden korunma ve bakım altına alınarak yatılı sosyal hizmet kuruluşuna yerleştirilen ve halen yetiştirme yurdunda kayıtlı biridir.

Sibel, Konya M. Necati Çetinkaya Kız Yetiştirme Yurdunda kayıtlı olup, halen Tokat Beden Eğitimi Spor Yüksekokulunda okumaktadır.

Sibel ile ilgili haber yapmayan gazete ve televizyon kanalı yoktur. İnternetin arama motorlarına bu başarılı gencin adını yazdığınızda kendisiyle ilgili yüzlerce internet sitesinde yapılmış haberleri ve yazıları göreceksiniz.

Başarılı olmak sıradan bir iş değildir. Başarı; yetenek, şans ve çalışma üçlüsünün koordinesinde ortaya çıkan bir sonuçtur. Ama bu üçlü kombinezonda kimi zaman ağırlıklı olarak ön plana çıkan durumlar vardır. Bazen, şanslısınızdır, bazen çalışkan bazen de yetenekli olduğunuzdan başarılı olursunuz.

Olimpiyatlar ve diğer yarışmalar için ilk üçte olmak başarılı bir skordur. Birinci, ikinci ve üçüncü arasındaki şans faktörü bu üç dereceye kimin sahip olacağını belirler. Sibel’in şansı biraz daha yaver gitmiş olsa olimpiyat birincisi olacaktı. Ancak, ülkemiz açısından baktığımızda gümüş madalyayı kazanan ilk sporcu olmasından dolayı bizim gönlümüzün birincisidir.

Sibel ÖZKAN’ın olimpiyat ve diğer şampiyonlukları ile birlikte anıldığı diğer bir durumda, kendisinin yetiştirme yurdundan hizmet alan bir genç olmasıdır. Yetiştirme yurdunun anlamlarına bakalım. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde tanım şu şekilde yer alıyor: “Anne ve babası olmayan veya anne ve babası tarafından bırakılan, haklarında koruma kararı alınan, 7–18 yaşlarındaki çocukların barındırılıp yetiştirildiği eğitim kurumu, çocuk yuvası.” 2828 Sayılı SHÇEK Kanununun tanımı ise şöyledir: “13–18 yaş arası korunmaya muhtaç çocukları korumak, bakmak ve bir iş veya meslek sahibi edilmeleri ve topluma yararlı kişiler olarak yetişmelerini sağlamakla görevli ve yükümlü olan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını ifade eder.

Her iki tanımda da ön plana çıkan vurgulamalar; yetiştirme yurdunda korunmaya ve bakıma muhtaç çocuk/gençlerin barındırıldığı ve hayata hazırlandıkları bir kurum oluşundan söz edilmektedir.

SHÇEK resmi web sitesinde 113 yetiştirme yurdu, 102 çocuk yuvası ve ülke genelinde kuruma bağlı toplam 652 sosyal hizmet kuruluşu olduğu bilgileri yer almaktadır. Ülkenin en büyük ailesi olan kurumda; çocuk, genç, yaşlı, kadın, aile, özürlü gruplarındaki binlerce müracaatçıya hizmet sunulmaktadır. Kurumun her kademede çalışanlarını da hesaba kattığımızda kurumun nüfusunun ne kadar ciddi bir çoğunlukta olduğu görülecektir.

Bütün bu istatistikî bilgileri neden sıraladım? Ülkenin en büyük ailesi olan SHÇEK’in aile üyelerinden birisi Sibel ÖZKAN, dünyanın önemsediği ve spor karşılaşmalarında önemli bir yere sahip olimpiyat oyunlarında halterde gümüş madalya kazanarak ikinci oldu. Bu başarı, özellikle Avrupa Birliği projelerinde imkânı kısıtlı gruplar olarak değerlendirilen korunmaya ve bakıma muhtaç müracaatçı kitlesi için önemli bir olaydır. Çocuk yuvası ve yetiştirme yurtlarında kalan diğer çocuklarda Sibel ablaları gibi olimpiyat şampiyonu olma yolunda hırslanacak ve kendilerinden birisinin başardığını gördükleri içinde özgüven kazanarak çalışmaya başlayacaklardır.

Sibel ÖZKAN ismi bir kenara not edilmelidir. Hatta bu ismin unutulmaması için SHÇEK’e bağlı yetiştirme yurtlarından birisine verilmesi hem başarının ödüllendirilmesi hem de geriden gelecek çocukları teşvik niteliği taşıyacaktır. Özellikle, sporcunun kaldığı yetiştirme yurduna, adının verilmesi anlamlı olacaktır. Çünkü Sibel tek başına bir başarı örneği ve öyküsüdür. Kendisiyle yapılan söyleşilerde ve antrenörünün açıklamalarında yarışmalara zor koşullarda hazırlandığı ortaya çıkmıştır. Her türlü zorluğu ve imkânsızlığa rağmen ortaya konan bu başarılı sonuç takdire şayandır.

Yazılı ve görsel medyada yer alan her Sibel ÖZKAN haberi ile birlikte anılan SHÇEK ve Konya Yetiştirme Yurdu sporcuya emeğinin hakkını teslim etmelidir. Geçmişte, medyada çıkan kimi haberler ile kurumun adı yıpratılmıştır. SHÇEK’ten hizmet alan müracaatçılar arasında olumlu ve başarılı örneklerin olduğu Sibel ÖZKAN ve başka alanlarda başarı sergileyen yurt çocukları tarafından ortaya konmaktadır. Bir başına kurumun adının dünya çapında yaygınlaşmasını sağlayan başarılı gençleri kutlamak yeterli olmayacak, hak ettikleri gerçek değeri vermek yerinde olacaktır.

Eşref APAK atletizm çekiç atmada elli yıl sonra Türkiye’ye bronz madalya kazandırdı. Bu başarı ile sporcunun ismi Ankara’da bir spor tesisine verildi. Yine, ünlü haltercilerden Naim SÜLEYMANOĞLU, Halil MUTLU başarılarını, isimlerinin çeşitli tesislere verilmesi ile taçlandırmışlardır.

SHÇEK’in kalabalık aile bireyleri arasında daha çok başarılı kişiler yetişmesi ve ön plana çıkması için yeni bir gelenek başlatalım. SHÇEK’i sosyal, sportif, kültürel ve diğer alanlarda temsil eden ve başarı gösteren kişilerin adlarını sosyal hizmet kuruluşlarına verelim. “Sibel ÖZKAN Yetiştirme Yurdu” adını kayıtlara geçirelim.
Yiğidi öldürmemiş hem de hakkını yememiş olalım.

 

 


               Bize Ulaşın

Google
 

 

 

UYARI! ©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.