Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH 

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Elaman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap / Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

  Hızlı Erişim
 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

SİGARA

1- Tanım ve Tarihçesi
İnsanlık tarihinin en eski ve yaygın alışkanlığı olan tütün kullanımı, çağımızın en büyük toplumsal sorunlarından birini oluşturmaktadır. Tütün tutsaklığının her geçen gün daha da yaygınlaşarak özellikle genç kuşakları etkilemekte olduğu görülmektedir.
Sigara, bütün bitkisinin (nicotina tabacum) kurutulmuş olan yapraklarından hazırlanır. Tütün puro, enfiye, ve hatta çiğneme şeklinde kullanıldığı gibi, pipo ile de içilebilmektedir.
Tütünün anayurdu Amerika'dır. Avrupa'ya tütünü getiren Chiristopher Colombu (1492)'dur. Avrupa'ya getirilen tütün, Fransızların Portekiz de bulunan büyük elçisi Jean Nicot tarafından 1560 yılında Paris'e taşınarak kraliçeye takdim edilmiş ve saray bahçesine dikilmesi sağlanmıştır. Tütünün içindeki en önemli zehirli madde olan NİCOTİN, elçinin isminden gelmektedir.
Tütün keyif verici ve tedavi edici özelliğinin yanı sıra büyük yangınlara sebep olması ve kötü kokusu sebebiyle kralların, din adamlarının tepkisine neden olmuş ve zaman yasaklar konmuştur.
Tütün ilk kez Osmanlı'ya 17.yy.'da Venedikli ve Genovalı denizciler tarafından İstanbul limanına getirilmiş ve Osmanlı da kullanılmaya başlanılmıştır. Tütün içenlerin sebep olduğu büyük yangınlar nedeniyle IV. Murat ölüm cezasına kadar varan ağır yasaklamalar getirmişse de devleti yönetenlerin de tütün alışkanlığına tutulmuş olması, bu tip önlemlerin yürümesini engellemiştir.
Osmanlı da tütün üretimi ilk kez Batı Trakya'daki Yenice, İskeçe ve Kavala kentlerinde oluşmuştur. Kurtuluş savaşından hemen sonra 1924 yılında "Ulusal Tekel" kurulmuştur.


2. Sigara Bağımlılığı ve Nedenleri
Sigara bağımlılığına neden olan kimyasal madde nikotindir. Nikotin bağımlılığı tıbbi açıdan eroin, alkol ve kokain bağımlılığına benzerlik göstermektedir. Tiryaki olan bir insanın sigarayı bırakması eroin bağımlısının eroini bırakması kadar zordur.
Sigaradan ilk nefesin çekilmesi ile nikotin, birkaç saniyede beyine ulaşarak bazı merkezleri uyarmak suretiyle etkisini gösterir. Buna bağlı olarak, bağımsızların ilk nefesden sonra bir rahatlama, endişe ve sıkıntıların hafiflemesi ve zihnin daha hızlı çalışması gibi algıları olur. Ancak bu durum tahmin edinilenin aksine sigaranın yarattığı bir rahatlama olmayıp, çoğu kez yoksunluk hisseden kişinin vücudunun aradığı maddeye kavuşması ile duyduğu iyilik hissidir. Diğer taraftan, nikotin alımının kesilmesinden sonra ilk 24 saat içinde sigara için dayanılmaz bir istek, huzursuzluk, kızgınlık, endişe, dikkati toplama zorluğu, kalp hızının azalması, iştahın artması gibi bulgular ortaya çıktığı bilinmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı, sigara bağımlılığı Dünya Sağlık Örgütü tarafından artık ilaç ve madde bağımlılığına benzer bir hastalık olarak kabul edilmektedir.
Gençlik çağının ruhsal ve toplumsal özelliklerinin gencin sigaraya başlamasında ve bu alışkanlığını sürdürmesinde önemli bir etken olduğu görülmektedir. Gençlik çağında sigaraya başlama nedenleri, hemen hemen her araştırmacının ortaya koyduğu nedenler birbirleriyle eş değer olmuştur.

Sigaraya başlama nedenleri;
1- Toplumdan Kaçma Eğilimi,
2- Sıkıntı
3- Sigaranın Arkadaş Yerini Tutması,
4- Anne ve Baba Zıtlaşması,
5- Öfke ve Büyüklere Direnme,
6- Gösteriş, Büyük Görünme İsteği,
7- Arkadaşların Israrına Hayır Diyememe (Sigara Kötü Arkadaştan İyidir Değil, Kötü Arkadaştan Daha Kötüdür.)
8- Eğlence Aracı Olması,
9- Kendine Güven Sağlamak İçin.
Gençle özdeşleşme döneminde büyüklere benzemek, onlar gibi davranmak eğilimiyle sigara içmektedirler. Arkadaşları arasında üstünlük kurma, kendini kanıtlama, kendini kabul ettirme gibi onlara doyum sağlayan bu özentinin neye mal olacağının bilincinde değiller. Anne-babanın sigara içip içmemesi de bu alışkanlığın yerleşmesinde önemli bir unsurdur. Yapılan araştırmalar sigara içen anne-babaların çocuklarında bu alışkanlığın daha fazla yerleştiğini göstermiştir.
Ülkemizde yapılan incelemeler sigara tüketiminin büyük bir hızla arttığını, sigara içenlerin yaş ortalamasının gittikçe düştüğünü ortaya koymaktadır. Türkiye'de sigara içme tutkusu üzerinde yapılan araştırmalarda, alışkanlık öğrencilik dönemlerinde başlamakta ve %25'e kadar çıkmaktadır. Bu oran üniversite döneminde %40'a varabilmektedir.
3. Sigaranın Yol Açtığı Fizyolojik ve Psikolojik Sorunlar (Etkiler)
Sigara ve sigara dumanı çok miktarda ve değişik özellikte zararlı maddeler içermektedir. Yapılan araştırmalar sigara dumanında 4.000'den fazla zararlı madde bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zehirli maddeler, tek bir sigara mevcut olan miktarı bir defa insan vücuduna doğrudan zerk edildiğinde ölüme neden olacak güçtedir.
Sigara dumanında bulunan zararlı maddeler ve etkileri tabloda verilmiştir.
Sigara Dumanında Bulunan Zararlı Maddeler
MADDE ETKİSİ
TANECİK HALİNDE BULUNANLAR

Aromatik Hidrokarbonlar Kanser Yapıcı
Nikotin Sinir Sistemi
Fenol Kanser Yapıcı
Krezol Kanser Yapıcı
Beta - Naftilamin Kanser Yapıcı
N - Nitrozonornikotin Kanser Yapıcı
Benzopiren Kanser Yapıcı
Metaller (Nikel, Arsenik, Polonium 201) Kanser Yapıcı
İndol Kanser Yapıcı
Karbazol Kanser Yapıcı
Katesol Kanser Yapıcı
GAZ HALİNDE BULUNANLAR
Karbonmonoksit Oksijen kullanımı
Hidrosiyanik Asit Silia Hareketlerini Bozar
Asetaldehit Silia Hareketlerini Bozar
Akrolein Silia Hareketlerini Bozar
Amonyak Silia Hareketlerini Bozar
Formaldehit Silia Hareketlerini Bozar
Nitrojenoksitler Silia Hareketlerini Bozar
Nitrozaminler Kanser Yapıcı
Hidrazin Kanser Yapıcı
Vinil klorür Kanser Yapıcı
SİGARANIN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLARI ŞU ŞEKİLDE SIRALAYABİLİRİZ.
I. Kanser :
a) Akciğer Kanserleri :
b) Ağız ve Larenx (gırtlak) Kanserleri
c) Pankreas, Böbrek, İdrar Yolları Kanserleri
sigara içmeyenlere göre içenlerde daha fazladır.
II. Kalp ve damar hastalıkları
a) Kroner Hastalığı
b) Hareketle Göğse Ağrılar Girer
c) Bacak Arterleri Hastalığı
%95 sigara içenlerde görülür.
III. Bronşit ve amfizem
IV. Mide ve duedeneum ülseri
V . Enfeksiyona yakalanma sigara içenlerde çok olur
VI. Akciğer tüberkülozunu alevlendirir.
VII. Cilt üzerinde fena tesir yaparak cildin vaktinden evvel buruşukluğuna yol açar.
VIII. Hamile kadınların, düşük yaptığı, doğuracağı çocuğun beslenemeyip zayıf olduğu, anormallikler tespit edilmiştir.
Sigaranın fizyolojik ve psikolojik etkileri olduğu gibi ekonomik etkileri de olmaktadır. Sigara içen bir kişi aylık ve yıllık olarak ne kadar mali külfete girdiğini birlikte görelim. 1 paket sigaranın ortalama fiyatı 400.000 TL'dir. Günde 1 paket içen bir kişi ayda sigaraya verdiği para 12.000.000.TL'dir. Bu da yılda 144.000.000.TL yapar. Bu sigarayı 30 yıl içtiğini düşünürsek 4.320.000.000.TL eder. Bu kısa hesap sonucunda bir kişinin sigaraya verdiği bu paralar yerine daha başka neler yapabileceğini siz düşünün?...
4. Tedavi ve Tedbirler (Önlemler)
Sigaraya gerek duyulduğunda onun yerine, şeker, leblebi vb. yenmeli ya da su, meyve suyu içilmelidir. Ayrıca elde zincir, anahtar vb. oynamak da sigara isteğini azaltabilir. Sigara içenlerin yanında uzun süre kalmamalı, açık havada yürüyüş ve solunum açacak hareketler yapılmalı, beden eğitimi ve spora önem verilmelidir. Sık sık çok az ve hafif yiyecekler, sulu besinler almalı, yemeklerden sonra 5-10dk dinlenip, 5-10dk yürümelidir. Sigara bağımlısı olanlar için günün en zor zamanı akşamlardır. Akşamları ağır yemekten ve içkiden, kahveden kaçmalı, yemekten sonra bir süre televizyon izlemeye son verilmeli, yatana kadar oyalanacak ilgi çeken uğraşılar bulmalıdırlar. Böyle bir uygulamanın yaklaşık bir hafta on beş gün sürmesi, çoğunlukla sigara alışkanlığının sonu olabilir. Sigarayı bırakmış olmanın vermiş olduğu güvenlik duygusu bir daha başlamamanın en sağlam güvencesidir.
Sigarayı bırakma yolları ise şu şekilde sıralanmaktadır: Aniden bırakma, Azaltarak bırakma, Hipnoz, Düşük nikotinli sigara, Nikotinli sakız, Özel sigara filtreleri, Psikolojik tedavi.
Sigarayı bıraktıktan sonra en tehlikeli dönem 2-3 aydır. Çünkü sigarayı bırakanların %88'i ilk 58 gün içinde yeniden içmeye başlamaktadır
Sigarayı bırakmak için en fazla başvurulan yollardan biri profesyonel yardım almadır. Bu tür yardımlar çok farklı biçimlerde olabilmektedir: Örneğin;
- Öğretmeye ve koşullandırmaya dayalı yöntemler,
- İlaç temelli ve tıbba dayalı programlar,
- Hipnoz,
- Akupunktur,
- Çevresel uyarıcıları sınırlandırarak yapılan terapiler,
- Hayali senaryolar yazmaya dayalı terapiler
bu yollardan bazılarıdır.
Bazı insanlar sigarayı bıraktıktan sonra niçin tekrar içmeye başlarlar. Bunun da kendilerine göre geçerli nedenleri vardır yani bahaneleri vardır. Bu bahanelerin en ünlüleri ise şunlardır.;
1. "Ben zaten sigarayı kesin olarak bırakacağımı söylemedim. Onlar ısrar ettiler de ondan. Aslında benim iradem kuvvetli, istediğim an bırakabilirim."
2. "Bende irade yok. Sigarayı bırakmam mümkün değil. Denedim olmadı."
3. "Ne fark eder ki, eninde sonunda hepimiz o veya bu nedenle öleceğiz."
4. "Sigarayı bırakmak bana zarar veriyor. Sigarayı bırakınca kilo alıyorum, dikkatimi toplayamıyorum, uyuyamıyorum, sinirli oluyorum. Sigaraya başlayınca bunların tümü geçiyor."
5. "Benim kendime güvenim var. İstediğim zaman bırakır, istediğim zaman tekrar başlarım.", vb. gibi mazeretler ileri sürerek tekrar sigara içmeye başlamaktadırlar.

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.