Sosyal Hizmet Mesleği

Bilgiler
Yayınları
Araştırmalar
 


Sosyal Hizmet Alanları

Çocuk
Gençlik
Yaşlılık
Aile
Sosyal Sorunlar
Engeliler
Tıbbi Sosyal Hizmet


Kaynak Bilgiler

Bireysel Gelişim
Sosyoloji
Psikoloji
İnsan Hakları
İletişim Bilgisi

 

 

 

 

 
 



ANA SAYFA

SOKAKTA ÇALIŞTIRILAN /YAŞAYAN ÇOCUKLAR KAVRAMININ GENEL VE YEREL AÇIDAN TANIMLANMASI-GRUPLANDIRMA

SHU.Bülent KARAKUŞ
bulentkarakus75@mynet.com
 

 

Özet

Ülkemiz için nispeten yeni bir sorun alanı olan sokakta çalıştırılan/yaşayan çocuklara ilişkin tanımlama ve gruplamanın önemli bir sorun teşkil ettiği alanla ilgili çalışma yapan meslek gruplarının malumu olan bir konudur. Alana ilişkin çalışma ve tecrübe süreciyle bu konuda mesafe alınmaya başlanmışsa da konu yerel katkılarla da gelişmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu şekilde tanımlamanın geliştirilmesi sorunun anlaşılıp çözümü yönündeki çabalarda çok önemli yararlar sağlayacaktır.
Sokakta çalıştırılan/yaşayan çocuklar sorununun nedenleri, etkileri, sonuçları, verileri, konuyla ilgili kurum ve kuruluşlar, çözüm önerileri vb. gibi oldukça geniş boyutlarının bulunduğu bilinmekle birlikte süre ve odaklanmanın sağlanması amacıyla sadece tanımlama ve bunun kullanımı üzerinde durulması uygun görülmüş olup konunun diğer boyutları başka çalışmaların veya geniş çaplı kitap vb. çalışmaların konusudur.



Çalışmada bu nedenle son süreçte sokakta çalıştırılan çocuklar adıyla anılan sorun grubuna yönelik, alanın çeşitliliğini ortaya koyan genel tanımların verilmesinin ardından Mersin pratiğinden hareketle yerel bir tanımlama örneği ortaya koymak amaçlanmıştır.
Mersin’de sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar ve aileleriyle yapılan çalışmalar sonucu söz konusu grubun bazı ortak ve ayrıştırıcı özelliklerinin ortaya konularak bir gruplandırma oluşturulmasının, soruna pratik tespitler konularak bu yönde çözüm aranması ve birebir başarı şansının arttırılması yönünden yararlı olacağı öngörülmüştür.
Uygulamada amaçlanan yararın sağlanması için tespit edilen sokakta çalışan/yaşayan her çocuğun gruplandırmadaki kendi durumuna uygun bölüme işlenmesi ve buna yönelik oluşturulmuş hizmetleri alması sağlanmalıdır. Böylece zaman ve işgücü tasarrufu sağlanarak süratle hizmet sunumu ve hizmetlerde devamlılık ve standartizasyon sağlanacaktır.

Anahtar Kelimeler: Sokakta Çalıştırılan Çocuklar, Tanımlama

Abstract
The problem of the definition and grouping of the children who are working and living in the street is evident for all professionals in the street children area and this is a new problematic in our country. With the process of working and experiences improving of this area started but in needs to be assisted by the local ways. If the definition process ends it can be beneficial to understanding and effort of solving of this issue.
The causes, effects, results, datas, related organizations and solving suggestions are known in this field but in this article only the definition and using of definition can be found. The other dimensions of this area, are the subjects of related books and the other detailed studies.
Therefore, in this study there will be the general definition of variety of the street children area and a local definiton sample from the Mersin practice.
In Mersin it envised that the practice with the children who are working and living in the street and their families can be a practical explanation to the problem and a study to improve the intervention process.
To gain the benefit from the intervention grouping of the children must be incisive and by this way they should get the most suitable services for each of them. In this manner, there will be a saving about time and productivity and also with this way children can get the sevices swiftly.
Key Words: Children who forced to work in streets, Explanation ve Definiton

I - SOKAKTA ÇALIŞTIRILAN/YAŞAYAN ÇOCUKLAR TANIMI
GENEL GİRİŞ
Ülkemiz için nispeten yeni bir sorun alanı olan sokak çocukları, sokakta yaşayan çocuklar, sokakta çalışan/çalıştırılan çocuklar, hatta köprü altı çocukları gibi kavramlarla tanımlanmaya çalışılan çocuklar konusundaki tanımlama ve gruplamanın önemli bir sorun teşkil ettiği, özellikle konuya ilişkin çalışmaların başlatıldığı ilk yıllarda alanla ilgili çalışma yapan meslek elemanları tarafından da paylaşılan önemli bir sorundur.
Alana ilişkin çalışma ve tecrübe süreciyle bu konuda mesafe alınmaya başlanmışsa da konu hala katkıya ihtiyaç duymaktadır.
Bu alandaki önemli bir katkı da genel tanımlamanın yanında yerel özelliklere göre de yapılacak tanımlamalar olacaktır. Bu şekildeki tanımlama sorunun anlaşılıp çözümü yönündeki çabalarda ve birebir uygulamalarda çok önemli yararlar sağlayacaktır.
Bu makale çalışmasında da bu nedenle son süreçte sokakta çalıştırılan çocuklar adıyla anılan sorun grubuna yönelik, alanın çeşitliliğini ortaya koyan genel tanımların verilmesinin ardından, Mersin pratiğinden hareketle yerel bir tanımlama örneği ortaya koymak amaçlanmıştır.
Burada sokakta çalıştırılan/yaşayan çocuklar sorununun nedenleri, etkileri, sonuçları, sayısal verileri, konuyla ilgili kurum ve kuruluşlar, çözüm önerileri vb. oldukça geniş boyutlarının bulunduğu bilinmekle birlikte süre ve belirli bir boyuta odaklanmanın sağlanması amacıyla, sadece tanımlama ve bunun kullanımı üzerinde durulmaktadır. Konunun diğer boyutları başka çalışmaların veya geniş çaplı kitap vb. çalışmaların konusudur.

TANIMLAR:

1.ÇOCUK KAVRAMI: Çocukluk yada çocuk kavramı doğal bir gerçeklik değil toplumsal-kültürel bir yaratıdır ve tarih içinde gelişmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine göre 18 yaşına kadar her insan çocuktur, bu husus ülkemiz de dahil Sözleşmeye imza koyarak bağlayıcılığını kabul etmiş ülkelerde genel kabul görmüştür. Medeni Kanunumuzda da 18 yaş hukuki anlamda yetişkinliğin başlangıç yaşı olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte çocukluğu rakamsal sınırlamanın dışında biyolojik vb. açıdan tanımlayan görüşler olduğu da bilinmektedir.
2.ÇALIŞAN ÇOCUK KAVRAMI: ILO’nun 1973 tarihli 138 Sayılı Sözleşmesine göre çocuklar için çalışma yaş sınırı 15 olarak belirlenmiştir. 15 yaş ve altında olup çalışma yaşamına giren çocuklara “Çalışan Çocuk” denilmektedir. “Çocuk İşgücü” ise sokakta yaşayan, sokakta çalıştırılan yada okul dışı zamanlarda mevsimlik olarak tarım sektörü, küçük sanayi sektörü yada marjinal sektörlerde çalıştırılan çocuklardır. Çalışan Çocuk yaş sınırının 18’e çekilmesi çabaları bütün dünyaca kabul gören bir husustur.(GÜRÇAY ve KUMAŞ, 2001)
3.SOKAKTA ÇALIŞTIRILAN/YAŞAYAN ÇOCUK KAVRAMI
Sokak çocukları kavramının çocuk hakları vb. nedenlerle çocuklar açısından sakıncaları ve literatürdeki gelişmeler sonucu günümüzde “sokak çocukları” kavramı terk edilmiş ve bu kavramın yerini çocuk sokakta çalışıyor ise“sokakta çalıştırılan çocuk” sokakta yaşıyor ise de “sokakta yaşayan çocuk” kavramı almıştır.
Bu kavramın kullanımı çocuk hakları ve pedagojik yaklaşım açısından uygun görülmektedir. Bununla birlikte çeşitli alt başlıklarda açıklanan kavramların tümünün hala sokak çocukları olarak bilinirliğini koruduğu da açıktır. Bu nedenle öncelikle sokak çocukları olarak bilinen grubu oluşturan çocuk gruplarının tanımlanarak terimlerin açıklığa kavuşturulması yerinde olacaktır.
3.1.Sokakta Çalıştırılan/Yaşayan Çocuklar Kavramının Tanımı:
“Sokak Çocuğu” gibi geniş anlamda çoğu zaman da yanlış kullanılan bir kavramı tek başına bir kategori olarak adlandırmakta araştırmacılar güçlük çekmekteler.(Atauz, 1990)
UNİCEF sokak çocukları kavramını çocukların aileleriyle olan ilişkilerinin düzeyine göre üç kategoride tanımlamaktadır.
3.1.1. I.Grup: Aileleriyle sürekli ilişkisi olan çocuklar “sokakta çalışan çocuklardır.” günlerini sokakta çalışarak geçirseler de ailelerinin koruması ve denetimi altındaki çocuklardır.
3.1.2. II.Grup: Aileleriyle zaman zaman ilişki kuran “sokaktaki çocuklardır.” Bu çocukların aile bağları zayıflasa da tümüyle kopmamıştır. Kendilerini halen ana-baba kardeşleriyle özdeşleştirmektedirler. Gününü sokakta bir şeyler satarak ya da dolaşarak geçiren çoğu zaman geceleri evlerinde geçiren çocuklardır.
3.1.3. III.Grup: Aileleriyle hiç ilişkisi olmayan “sokakların(sokağın) çocuklarıdırlar.” Genelde toplumun en yoksul kesiminde ve parçalanmış ailelerin çocuklardır. Ailelerinden ya zorla ya da kendi istekleriyle ayrılan bu çocuklar günün 24 saatini sokakta geçiren “sokağın çocukları”dır(Sokakta Yaşayan Çocuklar). Ülkemizde son yıllarda sayıları hızla artan “sokağın çocukları” evinden atılan, kaçan, ailesi olmayan veya ailesi tarafından bütünü ile başıboş bırakılan çocuklardan oluşmaktadır. Sokakta marjinal işlerde çalışan\çalıştırılan çocuklarla “sokağın çocukları” arasında çok ince bir çizgi vardır ve sokağın acımasız zor koşullarında çalışan çocuklar, hızla “sokağın çocukları” olabilmektedir.
Avrupa Konseyi Sokak Çocukları Çalışma Grubu da; 18 yaşının altında bulunan kısa ya da uzun süreli sokak ortamında yaşayan çocukları “sokakta yaşayan çocuk” olarak tanımlamaktadır.
3.2. Sorunla İlgili Diğer Çocuk Grupları: Bununla birlikte benzer yapının ürünü olarak ortaya çıkan ve sorunla ilişkili diğer çocuk gruplarını da şu şekilde ele alabiliriz.
3.2.1.Suça İtilen Çocuklar veya Yasayla İhtilafa Düşen Çocuklar diyebileceğimiz çocuklar gerek sokakta yaşamaları gerekse de sokakta çalışmaları nedeniyle suça maruz kalabilmekte ve suç eğilimi geliştirebilmektedirler. Bu çocukların, bir kısım şahıslar, çete ve gruplar tarafından kapkaç ve gasp gibi işlerde de kullanılabilmektedir.
3.2.2.Uçucu ve Uyuşturucu Madde Kullanan Çocuklar: Sokakta çalıştırılan/yaşayan çocukların bir bölümü ve ailesiyle kalan bazı çocuklar aile içi şiddet, ihmal, istismar ve ilgisizlik sebebiyle uğradıkları travma sonucu uçucu ve uyuşturucu madde kullanmaktadırlar. Bu çocuklar madde kullanarak korkularını, üşüme hislerini, açlıklarını ve sevgisizliklerini bastırmaya çalışmaktadırlar.
3.2.3.Çocuk Pornosu ve Fuhuşa Bulaşan Çocuklar: Sokakta çalıştırılan/yaşayan özellikle kız çocuklarının önemli bir kısmı zamanla fuhuşa bulaşabilmekte ayrıca sokakta çalışan/yaşayan çocuklar çocuk pornosunda da kullanılabilmektedirler.
3.2.4.Dilenen Çocuklar: Bu grupta hem sokakta yaşayan hem de sokakta çalıştırılan çocuklar bulunabilmektedir. Daha çok aileleri ya da bir başkaları adına yalnız veya grup olarak organize şekilde dilenen çocuklardır.
3.2.5.Sokak Çeteleri: Genellikle 15 yaş üstü çocuklardan oluşan ve organize şekilde sokakta bulunan bir gruptur. Bir kısmı geçici olarak ailelerinden uzaklaşmış bir kısmı ise ailesiyle yaşamaktadır. Agresifdirler zaman zaman organize suç grupları tarafından kullanılabilmektedirler(H.Osman BİLGİN, 2001).
3.2.6.Başıboş Çocuklar: Günübirlik yada saatlik olarak genellikle ailelerinden habersiz evden yada okuldan kaçan ve amaçsız bir şekilde sokaklarda dolaşan çocuklardır. Bu durum çocukların sokak serüvenlerinin başlangıcı olabilmekte ve sokak çetelerinden etkilenmelerine olanak sağlayabilmektedir(H.Osman BİLGİN, 2001).
Sokak çocukları kavramı içerisinde değerlendirilen çocuklar yoğun bir hareketlilik gösterirler, durağan değildirler. Buna göre yukarıda sayılan çocuk grupları arasında ince çizgiler söz konusudur dolayısıyla çocuklar açısından her an için bir gruptan diğerine geçiş söz konusu olabilmektedir. Bu durum söz konusu çocukların tanımlanmaları yanında sayısal betimleme açısından da zorluk yaratmakla birlikte, yapılacak çalışmalarda konunun bir bütünlük içinde ele alınması ve tüm grupların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.


II - MERSİN’ DE SOKAKTA ÇALIŞTIRILAN /YAŞAYAN ÇOCUKLAR TANIMI-GRUPLANDIRMA**

GİRİŞ
Mersin’de sokakta çalıştırılan/yaşayan çocuklar ve aileleriyle yapılan çalışmalar sonucu söz konusu grubun bazı ortak ve ayrıştırıcı özelliklere sahip oldukları, bu özellikleri nedeniyle de ortak gruplandırmalarının yapılarak, durumlarına uygun hizmetlerin planlanıp uygulanmasının sorunun çözümünde daha etkin bir sonuç doğuracağı anlaşılmıştır.
Bu nedenle genel tanımlama paralelinde Mersin İlindeki yapıya uygun olarak SOKAKTA ÇALIŞTIRILAN/YAŞAYAN ÇOCUKLAR GRUPLANDIRMASI
Böylece ülkemizde kamu sisteminde çokça görülen bir sorun olan, konuyla ilgili çalışmaları yürüten kurumlardaki personel yapısı ve görevlilerin sık değişimiyle, yeni personelin sorun alanını, çocukları ve hizmetleri tanıma ve anlama sürecinde yaşanan zaman kaybının önlenmesi ve daha hızlı bir intibakının gerçekleştirilerek hizmetlerde sürat ve devamlılık sağlanacaktır.
Çizelge 1-Sokakta çalıştırılan/Yaşayan Çocuklar Gruplandırması
Yukarıdaki Tabloda belirtilen gruplara ilişkin açıklama aşağıda verilmiştir:

1.GRUP(Tamamen Sokakta Yaşayan Çocuklar):
Özellikleri; Bu grup tamamen sokakta yaşayan, sokağa entegre olmuş gruptur.
ÇOCUKLAR VE SOKAK DURUMU 1-Tamamen Sokakta Yaşayan Çocuklar 2-Kısmen Sokakta Yaşayan Çocuklar 3-Kısmen Sokakta
Yaşayan/Çalışan Çocuklar 4-Sokakta
Çalıştırılan Çocuklar

GRUPLAR

1.GRUP
Aile bağları kopmuş, sokak yaşamında olanlar
2a GRUBU KültürelNedenle, Yaşam Tarzı
3.GRUP
Sokakta çalışma nedeniyle dönem dönem sokakta da geceleyenler 4a GRUBU
Akran etkisiyle kendileri çalışanlar
2b GRUBU
Zayıf Aile Bağı Nedeniyle 4b GRUBU
Çocuğun ekonomik güç görülme alışkanlığıyla çalışa
2c GRUBU
Evden Kaçanlar, Mevsimsel
4c GRUBU
Aileye ekonomik destek amacıyla çalışanlar

Sokakta yaşamayı normal bir durum olarak içselleştirmiştir.
Genellikle ailesi olmayan veya parçalanmış aile ile sorunlu aile çocuklarıdır, bu nedenle aileleriyle ilişkileri yok denecek kadar azdır.
Orta ve ileri düzeyde madde bağımlılığı(özellikle uçucu madde) sık görülen bir durumdur. Hırsızlık, yankesicilik, yaralama vb. suçlardan sık sık cezaevine girmektedirler. Cezaevi ve sokak raconu gelişmiştir. Büyük çocuklar ve cezaevine girmiş olan çocuklar diğer çocuklar üzerinde hakimdirler ve bu çocuklar arasında saygı görürler, bu nedenle büyük çocuklar genellikle küçük çocukları çeşitli şekilde(para temini, suça yöneltme, istismar vb.) kullanırlar. İleride de daha büyük ve kapsamlı suçlara yönelmek için adaydırlar ve suç örgütlerince kullanılırlar.

ÇOCUKLAR VE SOKAK DURUMU
1-Tamamen Sokakta Yaşayan Çocuklar 2-Kısmen Sokakta Yaşayan Çocuklar 3-Kısmen Sokakta
Yaşayan/Çalışan Çocuklar 4-Sokakta
Çalıştırılan Çocuklar

GRUPLAR

1.GRUP
Aile bağları kopmuş, sokak yaşamında olanla
2a GRUBU Kültürel Nedenle, Yaşam Tarzı
3.GRUP
Sokakta çalışma nedeniyle dönem dönem sokakta da geceleyenler 4a GRUBU
Akran etkisiyle kendileri çalışanlar
2b GRUBU
Zayıf Aile Bağı Nedeniyle 4b GRUBU
Çocuğun ekonomik güç görülme alışkanlığıyla çalışa
2c GRUBU
Evden Kaçanlar, Mevsimsel
4c GRUBU
Aileye ekonomik destek amacıyla çalışanlar

Eğitim sistemine dahil olmayan çocuklardır. Düzenli bir yaşamı, eğitimi, tedaviyi ve çalışmayı uzun bir süre devam ettiremezler, sokağın rahat ve hesapsız yaşantısını buna tercih ederler. Çalışmalara karşın relaps(tekrar sorunlu yapıya dönme durumu) riski yüksektir.
Genellikle terk edilmiş yapılarda gecelerler, parklarda ve garlarda, bankamatikler gibi mekânlarda kalırlar. Çok sık mekan değiştirirler, iller arasında da gezerler ancak sonunda genellikle ortamını ve sokak yaşamını iyi bildikleri İlimize dönerler.
Cinsel yönden istismar edilme ve etme davranışları görülebilir. Durumlarını kullanarak toplum kaynaklarını istismar eder ancak olumlu yönde değişim göstermezler.
Çalışma; İlimizde bu çocukların sayıları bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır ancak kendilerine ve topluma verdikleri zararlar ve diğer çocukları etkileme olasılıkları
yüzünden müdahale edilmeleri gereken önemli bir gruptur. Bu gruba müdahalede öncelikle madde bağımlılığının tedavisi önemlidir ancak bundan sonra sosyal rehabilitasyon süreciyle kalıcı ve olumlu bir ilerleme sağlanabilir. Cezai tedbirler asla tek başına yeterli olmaz. Bu çocukların güveni kazanılarak, tedaviye ikna edilmeleri, yatılı ortama alınmaları, aile ilişkilerinin tekrar sağlanması ihtimalinin bulunmaması durumunda en azından tedavi ve rehabilitasyon sürecinde bu ilişkilerin yerini alacak bir görevlinin sürekli sorumluluğuna verilmeleri ve planlı dönemsel bir tedavi programıyla işe ve geliştirici aktivitelere kanalize edilmeleri gereklidir. Tedavide başarı sansı çok az da olsa, çalışma denenmelidir. Çünkü ileride hem kendilerine hem de topluma büyük zararları olabilir.


2. GRUP(Kısmen Sokakta Yaşayan Çocuklar):
2.a Grubu(Kültürel Yaşam Tarzı Nedeniyle Kısmen Sokakta Yaşayan Çocuklar)
Özellikleri; Bu çocuklar ülkemizde romanlar, çingeneler vb. adlarla anılan grubun Mersin’deki örneklerini andıran ailelerin çocuklarıdır. ÇOGEM tarafından bu durumda olan 50’nin üzerinde çocuk kayıt altına alınmıştır. Ancak bu ailelerdeki çocukların hemen hepsi aynı özelliği taşımakta ve aynı davranışları sergilemektedir.
Bu aileler genellikle yarı göçebe bir hayat sürerler. Mersin ikliminin yumuşak olması sebebiyle özellikle kış aylarında İlimizde yaşar ancak yaz aylarında Gaziantep, Adana, Şanlıurfa gibi yakın illere giderek kendi deyimleriyle buralarda çalışır, eskicilik vb. işler yaparlar. Fakat genellikle gittikleri yerlere çocuklarını da götürerek dilencilik, hırsızlık vb. yollarla para kazanarak dönmeye çalışırlar. Gidiş gelişlerinde çocuklarını ihmal ederler, çocuklar çoğu zaman kendi imkânlarıyla ailelerinin bulunduğu yere ulaşırlar, bunun için de toplum kaynaklarını(yardımlar), insanların vicdani duygularını istismar ederler.
Aileler geniş bir komün hayatına benzer şekilde yaşarlar. İlimizde şehir merkezinde terkedilmiş veya oldukça bakımsız, eski, tek katlı yapılarda yaşarlar, bu yapılara kira da öderler. Ev sahibi olmaları nadir görülmekle birlikte mümkündür. Merkeze yakın oturarak çöp toplayıcılığı, eskicilik, hurdacılık, dilencilik vb. işleri kolayca yapmayı hedeflerler. Bu şekilde ilimizde Bahçe, Barış, Demirtaş Mahalleleri vb. semtlerde yaşayan bir hayli aile mevcuttur.
Ailelerde anne sepetçilik vb. işler yaparken, baba hurdacılık, çöp–kağıt toplayıcılığı ve eskicilik gibi işler yapar. Çocuklar küçük yaştan itibaren dilencilikle işe başlar ve oto camı siliciliği, mendil, sakız satıcılığı, çöp toplayıcılığı ile devam ederler. Aileler çocukları zorla çalıştırırlar ve bir süre sonra çocuklar da bu yapıyı doğal olarak benimser ve içselleştirir, kendileri de sürdürürler.
Büyümeye başlayan çocuklar hırsızlık, yankesicilik gibi suçlara yönelebilir. Büyük çocuklar da anne-baba örneğinden hareketle kardeşlerini istismar eder ve dilendirir, hırsızlık vb. suçlar işlettirir.
Bu çocukların tamamına yakınında madde kullanımı ve bağımlılığı görülür, madde kullanımı olmayan çocuk nadir görülür yine çoğu bir şekilde suça bulaşmıştır ve bu duruma sıklıkla rastlanır.
Çocuklar sık sık sokakta gecelerken, kısa süreli olarak başka illere de giderler. Ebeveynleri için çocuklarını ihmal ve istismar had safhadadır. Bu sebeple hayatını yitiren çocuklar olmaktadır.
Marjinal bir yaşam sürerler, nüfus kaydı, çocukların okula gönderilmeleri gibi en basit ve en temel toplum kuralları ve hizmetlerine dahi kendiliklerinden ulaşmazlar. Bu hayat tarzları nedeniyle toplumdan dışlanır, kendi içlerine kapanırlar. Devlet vb. kurumlara uzak ve tepkilidirler. Evlilik vb. gelenekleri de kendi içlerinde, akraba arasında gerçekleştirerek bu hayat tarzlarını devam ettirirler.
Çalışma; Olumlu bir çalışma sağlanarak başarı kazanılması şansı en zor olan gruptur. Çünkü toplumca sorun olarak çözümlenmek istenen durum bu ailelerin kendileri için ise normal bir yaşam tarzıdır. Çözüm için öncelikle aile planlaması, eğitime yönlendirme ve çocukların istismar edilmemelerine yönelik bilinç geliştirici aktiviteler, planlar ve programlar uygulanmalıdır. Sorunun çözümü için toplumun tümünün desteği gerekir. Uygun durumda çocuğun yararı açısından aileye adli yönden müdahaleyle çocuğun alınması veya ailenin çocuk istismarı nedeniyle cezalandırılması gerekebilir. Madde bağımlılıkları tedavi edilerek işe ve olumlu yöne kanalize edilmeleri gerekir. Toplum vicdanını istismar edebilmektedirler ancak toplumdaki bazı bireysel iyimser çabalar çözüm yerine ancak olumsuz yapının sürdürülmesine katkıda bulunur. Profesyonel olmayan kişilerce müdahale edilmemelidir. Aksi halde sorunun kemikleşmesine katkıda bulunulur.

2-b GRUBU(Zayıf Aile Bağı Nedeniyle Kısmen Sokakta Yaşayan Çocuklar):
Özellikleri; Genellikle parçalanmış ailelerin veya aile ilişkisi zayıf, ekonomik ve sosyal yönden yetersiz ailelerin çocuklarıdır.
Aile ilişkileri devam etmekle birlikte sık sık sokakta gecelerler. Parklarda, terk edilmiş yapılarda kalırlar. Tamamen sokakta yaşayan ve madde kullanan çocuklarla arkadaşlık kurarlar. Ev ve aile ilişkileri kopmaya yakındır.
Evden kaçma ve uçucu madde kullanma davranışları görülür. Eğitim sürecinden kopmuş veya kopma noktasına yakın çocuklardır. Hırsızlık vb. suçlara arkadaş ve çevre etkisiyle bulaşmaya yakın çocuklardır. Sokakta çalışmış olmakla birlikte giderek çalışmadan uzaklaşmaya ve madde kullanarak sokakta yaşamaya meyil eden çocuklardır.
Çalışma; Bu çocuklar sokağa tamamen uyum sağlamadan kazanılmalıdırlar. Aile - çocuk ilişkilerinin güçlendirilmesine ve kesinlikle eğitim sürecine kazandırılmalarına çalışılmalıdır. Sokakta takipleri yapılarak uygun olmayan ortamlardan uzak tutulmaları, sokağa tamamen uyumlarının önlenmesi hedeflenmelidir.

2-c GRUBU(Evden Kaçanlar, Mevsimsel Kısmen Sokakta Yaşayan Çocuklar):
Özellikleri; Bu çocuklar özellikle yaz aylarında ailelerinin bulunduğu illerden kaçarak İlimize gelen çocuklardır. Mevsimsel olarak sayıları artış ve azalış göstermektedir.
Çalışma; Bu çocuklar sokağa ve sokakta yaşayan çocuklara uyum sağlamadan ve istismara uğramadan müdahale edilerek en kısa zamanda aileleri yanına gönderilmelidir. Bunun için sorunları öğrenilerek Emniyet Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve ilgili İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nce işbirliği içerisinde çözüm amaçlanmalı, bu süre zarfında uygun kuruluşlarda misafir edilmelidir.

3.GRUP (Kısmen Sokakta Yaşayan/Çalışan Çocuklar):
Özellikleri; Bu çocuklar çoğunlukla sokakta çalışan ancak aile ilişkilerinin zayıflığı, sosyo-ekonomik ihtiyaçlar sebebiyle zaman zaman eve dönmeyerek sokakta geceleyen çocuklardır. Tartıcılık, mendil satıcılığı gibi işler yaparlar. Genellikle eğitime devam etmektedirler. Ancak eğitim başarısızlığı ve devamsızlığı gibi sorunlar yaşarlar.
Çalışma; Sokağa yönelmeye aday olan bu çocuklara erken müdahale edilerek ekonomik ihtiyaçları temin edilmeli ve aile ilişkileri güçlendirilerek, aile birlikteliği sağlanmalı, eğitime yönlendirilmeli ve sokağa yönlenmeleri engellenmelidir. Bu aşamadaki çocuklarla yapılacak bir çalışma kaynak kullanımı ve başarı şansı açısından ileri süreçlere oranla daha ekonomik bir yarar sağlayacaktır.
4. GRUP (Sokakta Çalışan Çocuklar):
4.a GRUBU(Akran etkisiyle kendileri çalışanlar):
Özellikleri; Bu gruptaki çocukların ve ailelerin aslında sosyo-ekonomik yönden hayati önemde bir ihtiyaçları bulunmamakla birlikte, bu çocuklar arkadaş etkisi veya kendilerine belirli bir eşyayı alabilmek için sokakta çalışmakta aile de bu duruma göz yummaktadır.
Bu çocukların düzenli aile yaşamı ve eğitim süreci mevcuttur. Çalışmayı artı kazanç için istemektedirler. Sokağın tehlikelerinin ve ileride oluşabilecek zararların farkında değildirler.
Çalışma; Bu çocuklar ve aileleriyle görüşmeler ve uygun müdahaleler yapılarak sokağın olası tehlikeleri, ileride yaşanabilecek sorunlar ve yasal durum(çocukların çalışmalarının yasal olmadığı ve yaptırımlarının bulunduğu) hakkında bilinçlendirme yapılmalıdır. Sosyal-kültürel-sportif faaliyetler yoluyla da bu çocukların enerjilerini daha pozitif şekilde değerlendirerek sokakta çalışmalarının engellenmesi hedeflenmelidir.

4-b GRUBU(Çocuğun ekonomik güç görülmesi alışkanlığıyla çalışan Çocuklar):
Özellikleri; Bu gruptaki aileler ekonomik yönden çok iyi olmasa da kendilerine yetebilecek şartlara sahiptirler ancak benimsemiş oldukları sosyal-kültürel yapının etkisiyle ve kırsaldan kente göç etmelerine rağmen hala kırsal özellikler taşıyarak çocuğu üretim ve gelir getirici bir araç olarak görmeleri sebebiyle çocuklarının çalışmasını istemektedirler. Zorla çalıştırma yanında çocukların da bu kültürün bir parçası olarak benimseme yoluyla çalıştıkları gözlenmektedir.
Bu çocuklar eğitime devam etmekte ancak sokakta çalışmayı daha fazla önemsemekte ve buna ağırlık vermektedir. Bu amaçla eğitimlerini dahi bırakabilmektedirler.
Çalışma; İhtiyaçtan çok gelir amacıyla çocuklarını çalıştıran bu aileler ve çocuklarla yapılacak görüşme ve müdahalelerle bu durumun normal olmadığı anlatılmalı ve ailede bilinç geliştirilmelidir. Bu amaçla sosyal-kültürel-sportif faaliyetler organize edilmelidir. Buna rağmen çocuklarını çalıştırmakta ısrarcı davranan aileler hakkında ise yasal işlem yapılmalıdır.

4-c GRUBU(Aileye ekonomik destek amacıyla çalışan çocuklar):
Özellikleri; Bu grup, ailelerinin ekonomik ihtiyaçlarını gidermek ve gelirlerine katkıda bulunmak amacıyla çalışan çocukların bulunduğu gruptur. ÇOGEM’lere kayıtlı çocuklar arasında sayıca en fazla olan gruptur.
Ancak buradaki ekonomik ihtiyaç görecelidir. Çok yetersiz ekonomik şartlarda yaşayan ailelerden nispeten daha iyi koşullara sahip ailelere kadar bir bantta yer alırlar. Burada ailelerin durumuna ilişkin değerlendirme yapılırken, aileler ev sahibi olma vb. sosyo-ekonomik göstergelerden ziyade; ailede düzenli bir gelirin bulunup bulunmadığı, çocukların eğitim vb. ihtiyaçlarının giderilip giderilemediği, sosyal güvencelerinin olup olmadığına göre değerlendirilmelidir.
Çünkü ekonomik olarak alt düzeyde olan aileler bile akraba vb. sosyal destek sistemiyle kötü koşullarda da olsa ev sahibi olabilmekte, ancak ekonomik anlamda ihtiyaç içerisinde bulunabilmektedir.
Bu çocuklarda madde bağımlılığı görülmez, suça bulaşma yoktur ancak bu tür olumsuz durumlara kayma yönünde bir tehlike ileride her an için mevcuttur.
Çalışma; Bu nedenle bu çocuklarla ilgili çalışmalarda öncelikle ekonomik destek ve eğitim ihtiyaçlarının giderilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca sosyal-kültürel–sportif faaliyetlerle destekleme, bilinç geliştirici çalışmalar, aile planlaması ile aileye yönelik çalışmalar da yapılmalıdır.


GRUPLANDIRMAYA İLİŞKİN GENEL DEĞERLENDİRME

Gruplandırma oluşumunda Grup 1’den başlayıp Grup 4’e doğru giderken çocuklar sokağa entegre olma bakımından sorunun en ileri(sokakta yaşama) düzeyinden, başlangıç safhalarına(sokağa ilk çıkış dönemleri) doğru ele alınmıştır.
Gruplandırmada sorunun en ileri aşamalarında olan 1. ve 2.Grupta yer alan çocuklarla yapılacak çalışmalarda olumlu sonuç alınması şansı, 4. ve 3. Grupta yer alan sorunun başlangıç aşamalarında olan çocuklara göre çok daha zor ve her yönden masraflıdır.
Gruplar arasında çocuklar için genelde 4.Gruptan 1.Gruba doğru süreç içerisinde bir geçiş gözlenmektedir. Gruplar arası geçişler her zaman ve her grup için gözlenebilmekle birlikte genellikle bu yöndedir. Daha sorunlu ve ileri duruma geçiş(4.Gruptan 1.Gruba doğru) kolayken, 1.Gruptan 4.Gruba doğru kademe kademe veya ani geçişler ise çok daha zorlu ve uzunca bir süreci gerektirir. Yani çocukların daha olumsuz süreçlere kanalize olmaları, sorunun derinleşerek çözümün imkansıza yönelmesi kolay, 1.Gruba gelmiş bir çocuğun geri döndürülmesi ve olumlu sonuç alınması ise zordur.
Bu nedenle mümkün olduğunca öncelikle 4.Gruptaki çocuklara ve sırasıyla 3. ve 2.Gruptaki çocuklara ulaşılarak hem önleyici hem de çözümleyici hizmetler sunulması daha kalıcı ve optimal sonuçlar doğuracak, kaynak kullanımı açısından da yarar sağlayacaktır.
Sorunun çözümüne yönelik çalışmalar yapılırken bilinç geliştirici çalışmalar, sosyal–kültürel faaliyetler, aile çocuk ilişkilerinin desteklenmesi gibi tüm gruplar için yararlı olabilecek çalışmalar yanında Grupların kendi özelliklerine uygun çözüm yollarının da(örneğin 1.Gruptaki çocuklara madde bağımlılığı tedavisi vb.) uygulanması gerekmekte böylece olumlu bir sonuç alma olasılığı artabilmektedir.
Henüz sorunun başlangıcındaki çocukların(4.Grup çocuklar) diğer gruplardaki çocuklardan ve onların deneyimlerinden olumsuz etkilenmelerinin önlenmesi için gruplar arası geçişlerin ve etkilenimlerin azaltılması amacıyla, mümkün olduğunca 1. ve 4.Gruptaki çocukların ayrı ortamlarda ele alınıp, çalışılması, olumsuz model almayı engellemek açısından yararlı olacaktır.
Bu çerçevede 1.Gruptaki çocuklara nispeten küçük, yatılı ve tedavi imkanı olan kurumlarda hizmet verilmesi daha realist bir yaklaşım olacaktır. 4.Gruptaki çocuklar ise kurum ortamından ziyade mümkün olduğunca aile ortamında ve eğitim yaşamında desteklenmelidir.
Yukarıda sayılan sorun gruplarıyla birlikte toplumumuzdaki diğer tüm sorunların da kaynağını oluşturan temel eksikliklerin giderilmesi için; etkili ve yaygın bir temel eğitim, ücretsiz ve yaygın bir sağlık hizmeti(aile planlaması vb.), eşit, adaletli bir gelir ve hizmet dağılımının sağlanması, sokakta çalışan ve yaşayan çocuklar sorununun çözümü için de en önemli koruyucu ve önleyici çalışma olacaktır.
Aksi halde bu çocuklara yönelik yapılan çalışmalarla deniz kıyısındaki deniz yıldızları mevcut gayretle denize döndürülerek kurtarılmaya devam edilecek ancak bu arada pek çok deniz yıldızı için geç kalınacak ve kaybedilecek, sorunlar belki de artarak devam edecek ve sonuç hep sınırlı olacaktır.


SOKAKTA ÇALIŞTIRILAN/YAŞAYAN ÇOCUKLAR TANIMLAMASI VE GRUPLANDIRMASINA GÖRE MERSİN’E İLİŞKİN SAYISAL VERİLER***

Kayıt Altına Alınan Sokakta Çalıştırılan/Yaşayan Çocuklar


CİNSİYET SOKAKTA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUKLAR MADDE KULLANAN ÇOCUKLAR

KISMEN TAMAMEN TOPLAM
Sayı % Sayı % Sayı % Say % Sayı %
Kız 38 3.96 4 0.42 -- -- 4 0.42 2 0.21
Erkek 921 96.04 70 7.30 28 2.92 98 10.22 100 10.43
TOPLAM 959 100.0 74 7.72 28 2.92 102 10.64 102 10.64
Çizelge 2- Mersin’de Sokakta Çalıştırılan/Yaşayan Çocuk Sayıları

Çizelgede yer alan çocukların tümü ya önceki süreçte ya da Merkeze kayıt edildikleri aşamada sokakta çalışmakta olan çocuklardır. Yaşamının büyük bölümünü sokakta geçiren ve sokak kültürünü benimsemek durumunda kalmış çocukların sayısı fazla değildir. Mersin’de yoğunluk sokakta çalıştırılan çocuklardadır, tamamen sokakta yaşayan çocukların sayısı zaman zaman değişmekle birlikte genellikle 10’u bulmamıştır. Madde kullanan çocukların çoğunluğu kısmen veya tamamen sokakta yaşayan çocuklardır.


Sokakta Çalıştırılan/Yaşayan Çocukların Sokağa Yönelme Nedenleri

ÇOCUĞUN SOKAĞA YÖNELME NEDENİ

Sayı Yüzde
Aile ve çocuğun Ekonomik Yetersizlik içerisinde olmaları
798
83.2
Çocuk için Sokağın özgürlüğü -çekiciliği
92
9.6
Ailenin Kültürel Yapısı (Kırsal yapının devamı olarak çocuğun çalıştırılması

26

2.7
Aile Parçalanması (Boşanma – Ebeveyn Ölümü)
32
3.3
İstismar (Ailenin çocuğu ekonomik yönden istismarı)
9
0.9
Aile İçi Anlaşmazlık ve
Sorunlar
2
0.2
TOPLAM 959 100.0

Çizelge 3- Mersin’de Çocukların Sokakta Çalıştırılma/Yaşama Nedenleri.

Sokakta çalıştırılan/yaşayan çocukların büyük çoğunluğu tahminler doğrultusunda ekonomik ihtiyaçtan dolayı sokağa yönelmektedir. Bu durum ailelerin ekonomik olarak desteklenmesi gereğini ortaya koymaktadır. Bunun sonrasında psiko-sosyal ve kültürel faaliyetler de çocuk ve ailede bilinç yaratma açısından önemlidir.

***Bu bölümdeki veriler Mersin’de 5 yıllık kayıtların taranması sonucu derlenmiştir.


KAYNAKÇA

1. ATAUZ, Sevil(1990). “Ankara ve Şanlıurfa’da Sokak Çocukları”, Unicef: Ankara
2. BİLGİN, H.Osman(2001). “Sokakta Çalışan Çocuklar Sorunu ve Ankara Sokaklarında
Çalışan Çocuklar Projesi Modeli,” Ankara Büyükşehir Belediyesi.
2. DİE, 1999. “Türkiye’de Çalışan Çocuklar”
4. GÜRÇAY C., KUMAŞ H.(2001). “Dünya’da ve Türkiye’de Çalıştırılan
Çocukların Profili” 9 Eylül Üniversitesi.
5. KARAKUŞ, Bülent(2003). “Mersinde Sokakta Çalıştırılan/Yaşayan Çocuklar
Gruplandırması” Mersin.
6. UNICEF, 1998. “Sokak Çocukları ve Çalışan Çocuklar”

 

 



Editörler




Google
 

 


 


KURUMSAL VE BİREYSEL İŞ İLANLARI

 


 

SOSYAL MEDYA




 

 

Yasal Uyarı , Gizlilik Beyanı ve Künye

sosyalhizmetuzmani.org © Bütün hakları saklıdır.