|
|
Sosyal hizmet, toplumda tek başına yaşamaları bir
yönüyle aksayan, aksayabilen insanlara verilen ekonomik, kültürel ve psikososyal
destek hizmetleridir.
Sosyal Hizmetler nasıl bir meslek ? İnsana her türlü, ekonomik, kültürel ve
psikososyal yardımı bilimsel bilgi ve uygulama becerisi içinde, belirli bir
bilimsel disiplin ve mesleksel etik çerçevesinde yapan, bunun için belirli
müdahale araçları, stratejileri, yöntemleri, teknikleri geliştirilmiş olan bir
meslek.
Özel gereksinim grupları olarak, ya doğuştan (zekâ özürlüler, ortopedik
özürlüler, akıl hastaları vb.) ya yaşamının herhangi bir döneminde (çocuklar,
gençler, yaşlılar vb.) ya da geçici bir evresinde (öğrenciler, hastanelerdeki
hastalar, cezaevlerindeki hükümlüler, gebe kadınlar, tüketiciler, göçmenler vb.)
karşılaştıkları sorunları tek başına aşma gücünden uzaklaşmış, toplumda insanca
yaşayabilmek için bir başka kişinin, kurumun, kuruluşun sürekli ya da geçici
yardımını gerekseyen insan gruplarını anlatır.
Bunlar, toplumda sürekli ya da geçici olarak ekonomik güçleri bulunmayan,
üretken olamayan, toplumla uyumları bozulmuş insanlardır. Sosyal çalışma
mesleğinin deyişiyle sosyal sağlıkları bozuk ya da bozulmuş, sosyal sağaltım,
sosyal bakım, sosyal rehabilitasyon ve sosyal yardım gereksinimi içinde bulunan
insanlardır.
Özetle bunlar, çocuklar, gençler, yaşlılar, kadınlar, göçmenler, hastalar,
özürlüler, tutuklular ve hükümlüler, aids' liler, eşcinseller, uyuşturucu
bağımlıları, alkolikler, ana olacaklar, yeni ana olmuşlar, üniversite
öğrencileri, sokak çocukları vb.' dir.
Sosyal çalışma mesleğinin üç temel uygulama yöntemi ise, "bireyle çalışma",
"grupla çalışma", ve "toplumla çalışma"dır.
Sosyal çalışma mesleği ve çalıştığı alanlar, sosyal hizmet alanları çağdaş ve
sosyal bir toplumun (sosyal devlete sahip toplumun) olmazsa olmazlarıdır.
Son olarak, ABD'de sosyal çalışma mesleğinin geliştirdiği yeni yöntemlerden biri
olan "case management", yani “Olgu Yönetimi” Mesleki anlayışa uygun olarak daha
doğru bir tanımlama ile “Olgu Çalışması”[1]' kavramına temel bir giriş yapalım.
"CASE MANAGEMENT":“Olgu Yönetimi” kavramı her ne kadar ABD'de Sosyal Çalışma
Mesleğinin geliştirdiği yeni yöntemlerden biri olsa da, “Social Case Work”
kavramının içinde barındırdığı işlevsellikle benzerlikler taşımaktadır. Yönetim
kavramının etkinliği ve dinamizmi çağrıştıran anlamıyla beraber gerek
motivasyon, gerek yönetme ve yöneltme ile ve gerekse destekleme, koruma ve
koçluk yaklaşımı özelliklerini bir araya getirmesi bakımından bir farklılık
yaratığı söylenebilir.
Olgu Yönetimi (Olgu Çalışması): İhtiyaç duyulduğunda bireylerin pskososyal
hizmetlere ulaşmasını beklemekyerine psikososyal hizmetleri onların ayağına
götürmek ya da onların bir şekilde psikososyal yardımın çerçevesi içerisinde
kalmalarını sağlamak için en uygun yöntem olgu yönetimi yöntemi olup, meslek
olarak en uygun olgu yöneticileri de sosyal hizmet uzmanlarıdır.
Olgu yönetiminde vakaların iyilik hallerini artırmaya yönelik tüm hizmetlerin
ekip çalışması çerçevesinde sağlanması temel amaçtır. Sağlık hizmetlerinin temel
bir ilkesi olan ekip hizmetinde, Ekip; Bilgileri, becerileri, yetenekleri ve
sorumlulukları yönünden birbirlerini tamamlayarak, aynı amaç için bir arada
çalışan farklı meslek üyelerinden oluşur. Sağlık hizmeti ekibi içindeki hiçbir
meslek üyesi diğerinden daha önemli ya da az önemli değildir. (2)
Bu nedenle olgu yönetiminde ekip hizmeti anlayışı esas olmalıdır. Olgu
yönetiminin merkezden yürütülen bir iş değil hastayla, aileyle, hastaneyle, iş
yerleriyle, yerel yönetimlerle, sosyal güvenlik sistemleriyle ve diğer
kuruluşlarla iletişim ve etkileşim halinde yönetilen bir süreçtir.(3) Aileler ve
diğer hasta yakınları, arkadaşlar olgu yöneticisi olarak sosyal hizmet uzmanının
yardımcı kaynaklarıdır.
Olgu yöneticisinin çalışma saatleri esnektir. Bir günün içerisinde ihtiyaç
duyulduğu her an kendisine ulaşılmalıdır. Dolayısıyla bir olgu yöneticisinin
sorumluluğunda olan hasta veya danışan sayısının sınırlı olması ve kaynaklar
açısından yeterince desteklenmesi önemlidir. Olgu yönetiminde ana sorumluluk
alanları ve beklenen bazı temel işlevsel kavramlar da şunlar olabilir ;
Psikososyal destek, Sosyal rehabilitasyon, Sosyal tedavi, Sosyal güvenlik ve
toplumsal ilişkiler, Gözlemlerin değerlendirilmesi, Krize müdahale, Aile
tedavisi, Beceri eğitimi, Destek terapisi, Destekli iş, İşte destekleme, Meslek
eğitimi, İş bulma kulüpleri, Aile ortamı, Arkadaş yanı, Grup evleri, Yurtlar,
Koruyucu aile, Ekonomik destek, Dernek, kulüp gibi gönüllü sivil oluşumlar ilk
akla gelen kavramlar olmalıdır.
Olgu Yönetimi yönteminin asıl farklılığı, mesleksel işlevselliğe kattığı anlam
bakımından, dikkate değer kullanılabilirlik değeridir. Burada yaygın
kullanılabilirliktir kastedilen. Bir meslekte, mesleğin temel metotlarını
oluşturan kavramların yaygın kullanılabilme oranı, o mesleğin toplumdaki
gereksinim düzeyi ile doğru orantılı olarak artabilmektedir.
Bu açıdan bakıldığında şunlar söylenebilir, meslek unvanı olarak adına ne
denirse densin (Sosyal Hizmet Uzmanı, Sosyal Çalışmacı, Sosyal Çalışman, Sosyal
Danışman ) günümüzde mesleğin en çok kullandığı çalışmalardan biri “Birey odaklı
çalışmadır” ki Bugün popüler olan, Olgu Yönetimi veya Olgu Çalışması
kavramlarını da bir çok yönüyle kapsamaktadır. Bu anlamda "Case Management"
kavramı umut verici bir yenilikçi yaklaşımı bünyesinde barındırmaktadır.
Olgu Yöneticisi olarak Sosyal Hizmet Uzmanları imajı zihinlerde çağrışım yapacak
oranda gelişmemeş olsada, bu alanda Sosyal Hizmet Mesleğine duyulan gereksinim
artmaktadır. Çünkü; Sosyo-ekonomik, sosyo-politik, sosyo-psikolojik ve sosyal
değişim ve sosyal sorunlar göz önüne alındığında Sosyal Hizmet Uzmanlarına
duyulan ihtiyacın gün geçtikçe artmakla olduğu görülmektedir. Ancak mevcut
sosyal politikalarda bu ihtiyaca ilişkin işaretlere her nedense yeterince
rastlanmamaktadır.
Bir başka açıdan ise durum oldukça vahimdir. Sosyal devlet anlayışının
uygulamadaki yansıması olarak da değerlendirilen Sosyal Çalışma Mesleği ve bu
mesleğin toplumsal alanlardaki katkıları sosyal devlet anlayışından
uzaklaşıldıkça etkinliğini kaybetmektedir. Gerek bir bir bilim ve disiplin
olarak, gerekse meslekleşmiş bir yardım ve destek branşı olarak Sosyal Çalışma
Mesleği ve bu mesleğin uygulayıcıları olan Sosyal Hizmet Uzmanları, liyakat
kavramı önemsenmeksizin, genelci ve ortalama yaklaşımlarla atıl durumda
bırakılmakta, çalışma alanları gün geçtikçe azalmaktadır. Olmaları gereken
çalışma alanlarında mesleğin adı bile geçmemektedir. Örneğin okul sosyal hizmet
alanında Sosyal Hizmet Uzmanına yer verilmemektedir. Sosyal Devletin, Sosyal
Refah Hizmetleri politikalarının olmazsa olmazı olan sosyal çalışma mesleğinin
felsefesi ve yaklaşımları böylece yeterince değerlendirilmemektedir. Sonuç
olarak denilebilir ki, Sosyal Devlet kavramı ve anlayışının zayıflamasına bağlı
olarak sosyal adalet prensibinin sağlanması ve yaygınlaşması gibi bir temel
amaca ulaşma idealinden uzaklaşılmaktadır. Dileğimiz, Sosyal Devlet anlayışının
güçlenerek, sosyal refah hizmetlerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte,
sosyal adalet prensibinin sağlanması hedefine ulaşılmasıdır.
YARARLANILAN KAYNAKLAR :
(1) Tomanbay, İlhan. "Mesleğin Kavramları", SABEM Dergisi, Mart 1999 Tomanbay,
İlhan. Sosyal Çalışmayı Yapılandırmak. Ankara: SABEV Yayını, 1999
(2) S.B. Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Yönergesi c bendi.
(3) Prof. Dr. M. YILDIZ, Bireyden Topluma Ruh Sağlığı.
(Bu yazı milliyet blog
sayfalarında yayınlanmaktadır)
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|