|
|
Sosyal Hizmet Uzmanları, sosyal etkinlikler yardımıyla da bireyleri rehabilite
edici, geliştirici ve kendi kendine yardım ve destek sağlayıcı nitelikte çok
sayıda eklektik psikoterapi yöntemini, teknik ve yaklaşımını kullanır.
Rehabilite ve Tedavi Edici Sosyal Hizmetler, sağaltıcı sosyal çalışma
tekniklerinin kullanımına verilen addır.
Daha çok grup ortamında kullanılan bir psikoterapi
yaklaşımı olup, kişinin içinde yaşadığı grupları inceleyerek ve değerlendirerek,
bireyin terapist tarafından yapılandırılmış bir grup ortamında güncel yaşamın
sorun ve engellerini grup dinamiği içerisinde terapötik sosyal çalışma
teknikleri ile çözümler öneren ve karşılaştırmalı davranışları ele alarak
işleyen bir süreçtir. Ancak yapay bir grup dışında da yalnızca bireyi ele
alarak, bireyin aile ve yakın çevresini, yaşam koşullarını değerlendirerek
bireyin sosyal terapisini de konu edinebilir.
İnsan bio-psikososyal bir varlıktır. İnsan çevresini oluşturan tüm unsurlarla
iletişim ve etkileşim içindedir. Her insanın üstlendiği birden fazla rol
bulunmaktadır. İnsanlar sürekli bir değişim ve gelişim içindedirler. Gelişme
potansiyeli insanın sahip olduğu en önemli yeteneklerden biridir. İnsanlar
doğuştan ve sonradan insana özgü yetenekler taşır. İnsanın ayırt edebilme
yeteneği bireyi içinde yaşadığı ortamı seçme ve değiştirme olanağı sunar.
İyiliği Geliştirici Sosyal Hizmet Uygulamalarıyla Sosyal Hizmet Uzmanları, somut
değişim teorilerinden ve disiplinler arası bir anlayıştan yararlanarak
insanların sosyal sorunlarına çözüm arar.
Her insanın var olma kapasitesinde gelişimsel bir potansiyeli mevcuttur. Kişinin
çevresel tüm unsurları ile desteklenmesi ve güvenli bir ortamda potansiyelini
ortaya koyması ve karşılaşılan sorunlara yeni çözümler bulunması önem taşır.
Bireyin yeteneklerinin ortaya çıkarılarak geliştirilmesi ve bu yeteneklerini
çevre ile paylaşmasının sağlanarak bireye sosyal çevresinde yeni fırsatlarlar
vermek terapistin işlevlerindendir. Bireyi bio-psiko-sosyal bir varlık olarak
değerlendirmek gerekir. Sosyal iyiliğin gerçekleşmesi ve bireylerin kendi bünye
ve koşullarından doğan olumsuzlukların giderilmesi ile aktif sosyal yaşantı
içinde potansiyelini gerçekleştirmesini amaç edinilmelidir.
Sağlığın çok boyutlu bir kavram oluşu, insana sunulan hizmetleri
çeşitlendirmiştir. Ama insanın yaratılış gerçeğinde, insana dair her türlü
müdahalenin temelinde yer alan tıp biliminin sosyal bir varlık olarak insanı
ikinci plana alıp biyolojik, kimyasal, fiziksel bir nesne olarak işlemden
geçirmesi sürecinde duygusal ve sosyal boyut ihmal edildiğinde elde edilecek
sonuç asla doyurucu olmayacaktır. Çünkü Tıp gerçekte sosyal bir bilimdir.
Tıp sosyal bir bilimdir yani sağlık sorunları sadece tıp alanında alınacak
önlemlerle giderilmez. Tam aksine sosyal önlemler olmadıkça yada sağlık
sorunları toplumsal bağlamlarda incelenmedikçe tam anlamıyla çözülemez
Hastalıklar ancak çok nedensel ilişkiler içerisinde anlaşılabilir. bir
topluluğun sağlık durumunu anlamak ve değiştirmek için , toplumsal ve siyasal
müdahaleler ve reformlar kaçınılmazdır.(Turner & A.Grautjan.)
Terapötik kavramları yukarıdaki nedenlerden dolayı çokca işleyecek bilim ve
disiplin olarak sosyal çalışma mesleği dikkat çekmektedir. Sosyal Çalışma
mesleğinin gerek mesleki felsefesi, gerekse yöntem ve yaklaşımları ve mesleğin
amaçları itibariyle en yakın işlevi üstlenebilecek bir mesleksel yapısının
olduğu anlaşılmaktadır. Sosyal Hizmet Uzmanlarının, Terapötik teknik ve
yaklaşımları kullanabilecek disiplinlerarası mesleksel yaklaşım işlevlerine
sahip olması dolayısıyla, Sosyal Terapist olarak Sosyal Hizmet Uzmanları
kavramının gelişmesinde ve yaygınlaşmasında da yarar görmekteyim. Esasen Sosyal
kavramı içinde psikososyal süreçleri barındırır. Sosyal kavramı öncelikle
duygusal sosyal boyutu tanımlar. Yok sa Sosyallik tek başına insan
psikolojisinden, davranışından, çevresinden ve biyolojik tbbi fiziksel
yapısından bağımsız bir anlam taşımaz. Sosyal kavramı parçaların bir bütünü
olarak sosyal kurumsallık kazanmış bir tanımlamadır.
Sosyal Hizmet Uzmanları genel işlevlerinin yanı sıra Sosyal Terapist rolünü de
gerektiğinde üstlenmelidir. Aksi bir anlayış, sosyal çalışma bilim ve
disiplininin temel felsefesi ile batı dünyasında ulaştığı terapötik süreci inkar
etmek anlamına gelir ki, bu şekilde düşünen çevrelere, ABD’ deki ve Avrupa’ daki
Sosyal Hizmet Uzmanı orjinli Psikoterapist ve Sosyal Terapistlerin sayılarının
yüzbinlerin üzerinde bir rakama ulaştığını ve bu tür hizmetlerin resmi sigorta
kurumları ve özel sigorta şirketleri tarafından da karşılandığını hatırlatmak
yeterlidir.. Ülkemizde de psikoterapi, Sosyal Terapi ve aile ve evlilik
danışmanlığı gibi hizmetlerinin sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanması veya
katkısının sağlanması, insani hizmetlerin ulaşabileceği en çağdaş güvence boyutu
olacaktır kanaatindeyim.
(Bu yazı milliyet blog
sayfalarında yayınlanmaktadır)
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|