Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

 Sosyal Hizmetin Tarihsel Grameri
Aziz ŞEKER
       (Sosyal Hizmet Uzman/Sitemiz Yazarı)

Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı      
 shuaziz@gmail.com  ulaştırabilirsiniz.

“How goes the world?
It wears, sir, as it grows”.

Sosyal hizmet, tarihsel yurttaşa, özne olan bireye sosyal devletin rol ve sorumluluklarına gönderme yapan bir kavramdır. Aydınlamanın mirasçısıdır. Ve yeryüzündeki diğer bütün sosyal disiplinler gibi.

Sosyal hizmete gereksinim duyan gruplar ise tüm insanlık ailesi olduğu gibi özelde toplumla bütünleşmeye gereksinim duyan; sosyal dışlanmayı yaşayan, toplumsal eşitsizliğe her yönüyle yüz yüze kalan kesimlerdir. Başka bir ifadeyle ötekileştirilenler; toplumsal koşulların acımasız sonuçlarını bir adaletsizlik kuşatmasında yaşayan insanlardır…

Sosyal hizmet, sosyal devletin görünümünde bir bağlama oturtulunca ancak değerlendirilebilmektedir. Bu nedenle sosyal devlete dokunan her geriletici yıpratma hamlesi somut olarak sosyal hizmete yansımaktadır. Ki, 21.yüzyıl bir vahşet, acımasız kirli ağlarla, sömürüyle, rezillikle, kan kokan günlerle, hep insan yüzünden eksik bir şeylerle yer edinirken zamanda…

Türkiye, UNDP (BM Kalkınma Programı) 2006 İnsani Gelişme Raporunda 177 ülke arasında 92 inci sırada yer alıyor. Elbette bu sıralamada; genel sosyal hizmetlere insanların ulaşabilme sorunu, sosyal refah olanaklarını kullanma, sosyal ekonomik eşitsizlik gibi göstergelerden gidilerek yer edinilmektedir. İşsizlik, değer yitimi, sevgisizlik, dışlanma bu değin neden yaşanmakta? Bunun da insani gelişme raporundaki yerimizle bir ilişkisi olmasın sakın!

Sevginin karşılığı, ölümün karşılığı yok!

Şu yaşadığımız yıllarda sosyal hizmet Türkiye’de içerik olarak yok! Sosyal hizmet, hayaletlere adanmış bir meslek konumunda. Şablon olarak hükmünü sürdüren hayırseverlik dünyası bir karnaval havası görüntüsündeki yardım sunumlarıyla sosyal hizmetlerden daha belirleyici olabilmekte. Oluyor da! Kadınların ve çocukların çamurlara batarak ellerini yardım diye kamyonlara umutla uzattığı bu erkek egemen toplumda… Öyle ki, biten yüzyılın sonlarında sosyal hizmetin idealleri, hayırsever örgütlenmeler tarafından hazmedildi de diyebiliriz. Sosyal hizmet 19. yüzyıldaki ilk dönemlerine indirgendi. Sosyal hizmet kendisini reddedenlerin aracı oldu. Sosyal hizmetin gerekleri bu değildi oysa…

Bugün Türkiye’de sosyal hizmet; taşrada hayırseverlik yönüyle, merkezdeki suskunların dondurucu tavırları arasında sıkışıp kalmış durumda. Artık sosyal hizmetin tarihsel gramerinde rastlanması muhtemel şeyler olarak ifade edebiliriz bunları.

Son tahlilde sosyal hizmeti sunmak devletin yükümlülüğündedir. Devlet bundan dolayı yurttaşına karşı sorumludur. Sosyal hizmet uzmanı da… İnsan hakları, demokrasi, refah devleti olmanın içleminde bir praksisi ancak ve ancak kurumsallaşmış bir sosyal hizmet dünyası ortaya çıkarmada doğru bir yol olabilir; yeterli olmasa da…

 


Bize Ulaşın