Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

Sosyal Sorunların Çözümünde: "Sosyal Reklamlar"ın Önemi

Sevgi Özkan
aysesevgiozkan@gmail.com

      Sosyal sorunları acil çözüm bekleyen bir ülkeyiz. Bu konuda evrensel modelleri kendi şartlarımıza uyarlayarak kalıcı ve etkili çözümler üretmek zorundayız.


Çözüm bekleyen sorunlarımızın hepsi önemli olmakla beraber, toplumun geleceğini doğrudan belirleyen nitelikte olanların daha öncelikle ele alınması gerekiyor.
Çağımızda farklı bir önem kazanan Çocuk ve Çocuk Hakları kavramı, bu açıdan pekçok sorunun çözümünde belirleyici olan bir kavramdır.




          Böyle kavramlarla, gelişmiş ülkelere göre daha geç tanışıldığı ülkemizde; bu olgunun toplum genelinde yeterince kavranmadığı görülmektedir.

Başta ülkemiz olmak üzere dünya genelinde çok yönlü oluşumların ürünü olarak dışlaşan ÇOCUK SORUNLARI'nı; ÇOCUK HAKLARI KAVRAMI içinde ele alarak değerlendirilmesini sağlamak, önemli bir gelişkinlik göstergesidir..
Çocuk merkezli bir bakışın egemen olduğu günümüzde: ülkemizin belirli kesimlerinde her yönden dikkatle büyütülmeye çalışılan çocukların varlığı kadar, cahillik ve yoksulluk gibi çeşitli nedenlerle ihmal ve istismara uğrayan çok sayıda mağdur çocukların varlığı da bir gerçektir..
Medya kanalıyla afişe edilmedikce çok da dert edinilmeyen, çözüm yolları araştırılmayan bu sorunların halli için: başta devletin, üstüne düşenleri iyi bilmesi ve yerine getirmesi önemli olmakla beraber yeterli olmamaktadır.
Bu konuda yapılacak çok şeyler varsa da en önemlisi: kitlelerin bu konuda eğitilmesidir..

Özellikle anaokulu eğitiminin olması gerekenden çok düşük oranda gerçekleşerek çocuk hakları kavramının önemli biçimde ihmal ve istismar edildiği ülkemizde: bu temel haktan mahrum kalarak eğitime başlayan çocuklarımız, yaşamın her alanında da çeşitli biçimlerde ihmal ve istismara açık olarak büyümektedirler.
Onların çocukları da bu geleneksel eksikliklerden nasibini aldıklarından, nesilden nesile süren bu ihmalin sonucu; ülkemizin yaşam kalitesini sergileyen genel tabloda görülmektedir.
Çocuklarımız için: cinsel taciz, çocuk işçiliği gibi konuların yanında önemsiz gibi kalan o kadar çok ihmal ve istismar biçimi söz konusudur ki, pek çok aile ve kurum, bu ihmal ve istismara giren davranışların ayrımında olmayıp, bu tavırları doğru şeylermiş gibi benimsediklerinin bile farkında değillerdir.
İhmal ve istismar deyince ilk akla gelen aile içi veya dışı cinsel taciz olgusudur.
Çok sayıda çocuk için potansiyel bir tehlike oluşturan bu durumun yaygınlaştırılmış bir önleme mekanizması henüz bulunmamaktadır.
Ancak, tek tek olguların ilgili ve sorumluluk sahibi kişilerin etkili girişimleriyle, ortaya çıkarılıp sorumluların cezalandırılması yoluna gidilebilmektedir. Oysa bu tablonun arkasında çok geniş alana yayılan bir sorumlular ordusu bulunmaktadır.

Sorumluluklarının ayrımında olmayan veya sorumluluğunu yerine getirmeyen bu geniş kitlelere, aynı anda hitap edecek eğitim araçları yaratarak kitle eğitimi yapmak da bu nedenle önemlidir.
Burada: çoğu alanda yanlış ve tehlikeli uygulamaları nedeniyle sakıncalı yanlar taşısa da, kitle çapında en etkili eğitim aracı olarak MEDYA önem kazanmaktadır..

Kitlelere, çocuk ihmal ve istismarının ne demek olduğunu kavratacak, sosyal içerikli konulardan oluşan ve bu nedenle de: "SOSYAL REKLAM" denen etkileşim alanları yaratılması ve özellikle medya kanalıyla toplumun dikkat alanına sokulması gereklidir.

Sosyal Reklam, genelinde: çok da ayrımında olunmayan bir reklam türüdür.
Bir ürünü tanıtır gibi parodileştirilmiş anlatımlarla, sosyal sorunları tanıtıp çözüm yolları üzerine toplu dikkati sağlayan bu tür reklamlar, ülkemizde oldukça az sayıda yapılmış veya yapılmaktadır. Daha ziyade: çevre sorunları, zararlı maddelere bağımlılık, kadına yönelik şiddet ve bu gibi konular üzerinden ve az sayıda gerçekleştirilen örnekler, çok sayıda ve sürekli olmadığı için yeterince etkili de olamamıştır..

Özetlersek: "Çocuk ihmal ve istismar" olgusu, bir toplumun geleceğinin ihmal ve istismarı anlamına geldiğinden, bu durumu yaratan şartların düzeltilmesi için yapılacak girişimleri acıl ve önemli hale getirmektedir..

Çok yönlü bir bakışla ele alınması önemli olan bu tip sorunlar, kendilerini yaratan tüm şartlara karşın, üstesinden gelinebilecek hale getirilebilir.
Bu bilinç sinerjisini sağlayacak en etkili girişimlerden birisi de, SOSYAL REKLAM olarak adlandırılan kitle eğitim etkinlikleri olacaktır. Bu konunun aktif hale getirilmesi de çeşitli sorumluluk gruplarının desteği ve paylaşımı ile gerçekleştirilebilecektir.
 

http://www.ankaraenstitusu.org




Bize Ulaşın