|
|
Protogonist : “Bu kalem ne yazmalı ?”, Neden bu
kalem yazmalı ? Bu kalem yazmalı çünkü; birçok kişi tarafından okunacak, belki
özümsenecek, belki yaşama dair iz bırakacak. Ama önemli olan bu kalem ne
yazmalı? sorusu.
Sizce bu kalem ne yazmalı?
I.Kişi: “Bu kalem bence Çevreci olabilmeyi yazmalı; doğayı ve tarihsel sanatı
koruyucu bir çevreci profilini çizen bir yazı yazmalı.”
II.Kişi:. “İnsanlar arası ilişkileri yazmalı; trajikomik ilişkiler ve daha
fazlaca bu kadar olur dedirtecek cinsten komedi yaşantılar yazmalı.”
III.Kişi:”İlginç haberleri yazmalı; Tam bir komedi, vay be..dedirtecek cinsten
haberleri konu almalı bu yazı.”
IV. Kişi:”Çocukları yazmalı; Onların çevresindekileri nasıl görmekte olduklarına
dair ve dünyanın onların gözüyle nasıl göründüğüne dair çocukça bakışları
yazmalı.”
V.Kişi:”İlginç kuralları ve uygulamaları yazmalı; mantığını algılayamadığımız en
komiğinden..kuralları ve yaklaşımları yazmalı.”
Protogonist: Öyleyse, herkes kendi tercih ettiği konuyu tasarlayarak,
örneklesin, bunun için diğer rolleri belirlesin ve oynasın. Bakalım, kim daha
iyi sahneleyecek? Ancak unutmayalım bu oyunlarda kimin hangi rolü nasıl oynadığı
önemli.
Oyunlarınız için çıkış noktaları, sırasıyla..
1- ÇEVRECİ
2- İLİŞKİLER
3- İLGİNÇ HABERLER
4- ÇOCUKLARIN DÜNYASI
5- İLGİNÇ KURALLAR VE UYGULAMALAR
OYUN( 1)
Çevreci:
Roller:
Kim ?
Adamın Biri; Çekirdek yiyen bir adam
Nerede? Parkta bankta oturmakta..
Nasıl ? Sabırsızca ve çimlere atarak..
Kiminle? Yalnız başına..
Ne zaman? Öğle vakti..
Niçin? Yerken vakit geçirmek için.
Malzemeler: 1 masa, 2 sandalye, 1 kesekağıdında çekirdek, ve..
IŞIK:
Çevreci Müdahale Eder:
Çevreci yavaş adımlarla yaklaşır, adama dikkat kesilir, kaşlarını çatar.
Adamın Biri: Kendisine doğru hiç de hoş olamayan bakışlarla gelmekte olan adamı
fark eder. Tedirgin olur, çekirdekleri yavaş yavaş atmaya başlar.
Çevreci:Selam verip, adamın yanına oturur. Eline çantasından çıkardığı ameliyat
eldivenini giyer.
Adam tedirgin olur, ancak yemeye devam eder. Çevreci, Adamın çayıra her attığı
kabuğu yerinden kalkarak alır ve hemen yakındaki çöp kutusuna atar. Adam, kısık
bir ses tonuyla “napıyosun kardeşim” der. Adam, son bir kez daha çekirdek
kabuklarını çayıra atar. Son atılanlarda çevreci tarafından toplanıp çöp
kutusuna atılır. Adam bu kez kabukları elinde biriktirerek yemeyi sürdürür.
İyiden iyiye tedirgin olmuştur. Çevreci adamın eline doğru dik dik bakar. Adam
kalkar elindeki kabukları çöp kutusuna atarak “manyak mıdır nedir” diyerek
söylene söylene oradan uzaklaşır. Çevreci çantasındaki kesekağıdını çıkarır.
Keyifle çekirdek yemeye başlar. Kabuklarını önce biriktirir. Sonra dikkatli
gözlerle etrafı süzer. Rahatlamış görünür. Sonra biriktirdiği kabukları
çayırlara savurur. “Attım çayıra mevlam kayıra” diyerek türkü söylenir. Sahne
ışıkları alkışlarla kapanır.
Seyirciyle Muhabbet Başlar..
Ne düşünüyorsunuz? Stand-up..
OYUN (2)
İlişkiler :
Roller:
Kim?
1- Siyaseten nüfuslu kişi; Elinde cep telefonu, volta atmakta..
2- Torpilli adamla(2)r; Dağları ben yarattım, arkamda dayım var havasında..(Omuzunda
giyilmemiş bir ceketle)
3- İş gören yetkili bir görevli; Biraz şaşkın ve endişeli, biraz da kızgın.
4- Bir başka yetkili; Mutedil.
Nerede? Odada masada ve çevresinde..
Nasıl? Oda baskına uğramıştır sanki, Baskın hasanın değil, basanın..
Kiminle? 2’ye 1.
Ne zaman? Bir çalışma saati.
Niçin? İş bitirmek, başkalarından önce, diğerlerini ve kuralları hiçe sayarak,
despotca ve hışımla nefret uyandıracak düzeyde bir anlayışla ve davranışla
işlemlerinin bitmesi için başkalarını zorlamak.
Malzemeler: 1 masa, 2 sandalye, Masa üstü düzen, 2 cep telefonu
IŞIK:
Torpilli iki adam:
İki adam hışımla odaya girer, “bizim işimiz acil, ben falancayım, nüfuslu
filanca adam gönderdi. Yap şu işimizi.” Ellerindeki kağıtları masaya yetkili
görevlilin önüne atarlar.
Görevli : Sert bir ses tonu ile “Konu nedir? Evet..Bu işin yapılması elbette
mümkün ancak önce falanca kişi durumu değerlendirip bu işinizi havale etmeli”
Diğer torpilli adam: “Ettir kardeşim!”
Görevli:”Yalnız sırada bekleyenler var, sıra alıp bekleyin lütfen”
Torpilli adam: Cep telefonuna sarılır, nüfuslu filanca adamı arar,
Görevli: Siyaseten nüfuslu, görevli tarafından da hatırlanmıştır. Adamların
tavrı karşısında biraz şaşkın ve endişelenmiş görünür.
Torpilli adam: “Alo..Gönderdiğin yerdeki adam işi yokuşa sürdü, ne yapacaksan
yap. Şu işimizi bitirelim. Görevliye cep telefonunu uzatarak Bizi bekletme al şu
telefonu eline dinle”
Görevli: Bu emri vaki karşısında görevli cep telefonunu elinde bulur. Alo..
Nüfuslu Adam: Sahnenin solunda takım elbiseli elinde telefonla konuşarak volta
atmakta olan bir adan görünür IŞIK buraya geçer, karşıdan bir sesle, “O üstadım
sen misin, nasılsın, ne var ne yok? Ya benim falanca arkadaşımın şöyle bir işi
var. Sen şey yapıver, işi şey olsun, tamam mı? Hadi bakalım.”
Görevli: “Ancak efendim; siz de biliyorsunuz bu iş, şu şekilde olur, olmaması
için bir neden yok, yalnızca konunun falanca tarafından uygun görülüp, havale
yapılması gerekir. Biraz da vakit alır. Ben ne yapabilirim ki?” Yine de
kendilerine yol göstererek yardımcı olurum efendim. Merak etmeyin? der ve
telefonu torpilli adama uzatır.
Torpilli adam: “Hah Şöyle” diyerek ense gösterir.
Görevli: Biraz tedirgin ve endişelidir. Adamlarla birlikte kalkar ve ışık sönüp
tekrar yandığında yan odadaki yetkilinin yanına giderek durumu olduğu gibi
anlatır. Yetkili tamam diyerek adamları çağırır. Görevli kendi odasına yönelir.
Yetkili: Adamların beklentilerine ilişkin bilgi alır. Yetkili işlemini yapar,
torpilli adamlara dönerek “bu beklentinizin tam olarak gerçekleşmesi için
şunların yanında şunu yapmalısınız, bunu için de falanca bölümde epeyce
beklemeniz gerekir.” Der.
Torpilli Adamı: yine telefona sarılır, bu sefer nüfuslu adama ulaşamaz.
Yetkiliye dönerek “Neden bekleyecekmişiz, siz kimsiniz beni bekletiyorsunuz”
diye bağırır.
Yetkili: İşin gereğinin bu olduğunu izah eder, (Adamlar tatmin olmazlar),
Torpilli adamlar: Bağıra çağıra odadan ayrılırlar. Aradan saatler geçmiştir.
İşlemler biter.
(Son aşamada yetkiliye uğramak zorundadırlar.)Onlarda öyle yapar..Yetkili
evrakları inceler. Durum vahimdir..
Yetkili: “Çok af edersiniz, biraz beklemelisiniz derken yanılmışım. Sizinle
ilgili beklediğimiz faks geldi. Emrime verilmişiniz. Yalnız bugün hemen işe
başlamanız gerekiyor. Akşama kadar beklemelisiniz.
Torpilli adamlar: Adamlar şaşkındır iyi bir görevlendirme beklemektedirler,
“Öylemi pardon efendim görev yerimiz neresidir?” Diye ürkek bir sesle sorarlar.
Yetkili: “Durumunuz ortada, sizi sabahki görevlinin odacısı ve sekreteri olarak
görevlendiriyorum. Onun inisiyatifi ile ancak burada çalışabileceğinizi
unutmayın diyerek Hayırlı olsun” der.
Torpilli adamlar: Kuyruğu kısarak görevlinin odasına girerler. Bu beklenmedik
durumun üzerine şaşkındırlar. Beklentilerini oldukça altında bir işle
karşılaşmışlardır. Buna da şükür diyerek iç geçirerek görevlinin yanına ürkek
tavırlarla yaklaşırlar.
Görevli: Bu sırada görevliye diğer yetkiliden telefon gelir. Telefonda bilgi
alırken bu saygısız iki sabırsızın yüzüne gülümseyerek bakar. Telefonu kapatır
ve adamlara şöyle seslenir. “akşama kadar beklemenize gerek yok, sizin gibilere
de ihtiyacım yok, çıkabilirsiniz”
Adamlar: Durumu kavramışlardır. Suçlu bir mahçubiyetle odayı terk ederler.
Işık Söner ve alkışlarla perde kapanır.
Ne düşünüyorsunuz ?
Stand-up…..
(Bu yazı milliyet blog
sayfalarında yayınlanmaktadır)
|
UYARI!
©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz.Her hakkı saklıdır.
|
|