|
|
Yaşanmış anıların zamanla
aşınması ve geçmişe dair detayları yitirme, belli bir dönemde yaşanılan
deneyimin veya öğrenilen bilginin akla gelmemesi, beyinden anın çekip
gitmesidir.
Anneniz size sarıldığında "kim bu acaba" demek, bir arkadaşınız sizi
aradığında ne diyeceğinizi bilememek, bir ay önce beraber olduğunuz kız
arkadaşınıza sanki hayatınızda ilk kez onu görüyormuşsunuz gibi bakmadır.
İnsanlar arasında soğukluğun ortaya çıkması ve önemsememektir. Sindirilmesi
kolay olmayan deneyimlerimizi, acılarımızı, geçmişimizi parçalayıp un ufak
etmek yani un haline dönüştürüp hazmedilir kılmaktır. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın
Beni unutma şiirinin Bir gün gelirde unuturmuş insan en sevdiği hatıraları
bile saat 12 vurduğunda beni unutma” dizesinde sevginin kaybolmaması vardır.
Geçmişe gömülmesiyle bugününüzden de silinmesi ve eksilmesidir. Aklın,
fikrin, elinde tuttuğu hikâyeyi suya düşürmesi ve erozyona uğramış
düşünceler demetidir. Alışmakla birlikte kabullenmek ve geçmişi silmek bir
kenara atmaktır. Unutmak yaşanılan acıların üzerine sünger çekmeye benzer.
Kimi zaman kaçıştır bazen de kolaycılıktır.
Okulda ödev yapmadığımız zaman öğretmene bahane olarak sunulur
----“Ödevini niye yapmadın evladım”?
-----“Unuttum”.
Öğretmende kişiye “bende seni unuturum diyebilir”.
Buradaki duruma bakarsak konuya yeteri kadar ilgi göstermemektir.
Hatırlamayı reddederek hafızasız bir yaşama biçimidir.
Yaşanan deneyimler ve sosyal olaylarda unutmak toplumu belleksiz yaparak
duyarsızlığı beraberinde getirir.
Toplumsal hafızamıza bakarsak: Tarihinde devletler kurmasını 1453 İstanbul
fethiyle ve Kanuni ile övünen toplumun hafızası zayıf olur mu yu sormadan
edemeyiz.
Mevcut olan sistemin işleyişi ise “Dün dündür Bugün bugündür” üzerinedir.
Oysa yapılması gereken Dünü unutmayıp bugünü iyi anlamaktır. Ülkemiz
Amerika’dan alınan borçlarla, Marshall yardımlarıyla bugünkü sürece geldi.
Bu duruma uygun söz ise “Hafıza i beşer nisyan ile maluldur.”
Uğur Mumcu’nun seslenişte toplumun hafızasını diri tutmaya dönük yazısı
“Vurulduk ey halkım unutma bizi” idi. Yakın tarihimizde izleri duran 12
Mart, 12 Eylül, Maraş, Çorum, Sivas olaylarında ve faili meçhullerde bir
adım mesafe dahi alınamamıştır.
Toplumumuz 17 Ağustos depremini yaşamasına rağmen mevcut iktidarlar hala
ciddi önlemler almamaktalar.
|
|
UYARI!
©Sitemize ait
yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep
etmekteyiz.Her hakkı saklıdır. |
|