Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

YENİ BİR ÇEVREYE UYUM VE MİSAFİRİ KABUL
Psikolojik Danışmanı Emine Kararmış
Sitemiz Yazarı
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı  ekararmis@mynet.com   ulaştırabilirsiniz.

 
İnsanların bir kısmı yaşamlarını doğduğu yerde noktalamamakla birlikte çoğu zaman memleketlerinden uzak yerlerde yaşamaktadırlar. Hatta bununla ilgili çok kullandığımız bir sözümüz de vardır: ‘Doğduğum yer değil doyduğum yer…’ Bunun da ötesinde çoğu insan yaşamının bir bölümünde yabancı olduğu bir şehre(ülkeye, ilçeye, vb.) bir tür sebepten(iş, eğitim, seyahat, vb.) mutlaka gitmiştir. Ülkemizin büyük çoğunluğunun memur olduğunu düşünecek olursak bu durum zaten kaçınılmazdır. Tarihe bir göz attığımızda ülke olarak çok göç vermiş olduğumuz açıktır. Bunun yanı sıra İstanbul’a olan göçlerin oluşturduğu aile içi ve toplumsal çatışmalar kitaplara ve filmlere çokça konu olmuştur.

 



Peki, sadece çantamıza kıyafetlerimizi, cebimize paramızı koyup arkamızda birilerini bırakarak mı gidiyoruz başka yerlere? Elbette hayır. Gittiğimiz yerlerde bambaşka sorunlar bizi beklemektedir. Bizim şehre ne kadar uyum sağladığımız ve şehrin, insanların, onlara göre yabancı olan bizi, misafiri, ne kadar kabul ettiği oldukça önemelidir.
Başarılı olmak, sevmek-sevilmek ya da bunların da ötesinde mutlu olabilmek için bir çevreye nasıl uyum sağlayabiliriz?

İlk olarak gittiğimiz çevrenin özelliklerini, gerek fiziksel- coğrafik gerek kültürel-ekonomik yapısını, bilmemiz şarttır. Orada insanlar hangi dili kullanır? , Ne yerler? , Nasıl giyinirler? , Nelere kıymet verip neleri yadırgarlar? ve daha birçoğu… Bu bilgilerin birçoğunu internet, kitap vb. kaynaklardan öğrenebilmekteyiz. Ancak bazı şeyleri gözlemleyerek ya da bizzat yaşayarak öğrenebilmekteyiz. Uyum, yaşanılan yerin özelliklerini bilmekle o özelliğe olan tavrımızdan sonra başlıyor. Ancak şu ayrımı iyi yapmakta fayda vardır. Uyum, o çevrenin özelliklerine bürünmekten geçmemektedir. Sözüm ona o çevrede genellikle et yenmesi, inanışların konuşmaların farklı olması bizim de alışkanlıklarımızı değiştirmemizi gerektirmez. Bunun temelinde insanların farklı özellikleri olduğunu bilip onları oldukları gibi kabul etmek vardır. Yani temel sorunumuz, hayata geçirmekte zorlandığımız ‘saygı duymak’ .

Misafiri kabul ederken yani şehrimize yeni gelmiş bir öğrenciyi, bir öğretmeni ya da bir gezgini karşılarken de saygı temelini korumakta yarar vardır. Ancak gelenleri kabul edenlere daha büyük sorumluluklar düşmektedir. Çünkü gelenin şehir hakkındaki izlenimleri insanların davranışlarıyla şekillenmektedir. Elbette tek amacımız gelende olumlu izlenimler oluşturmak değil yardım etmenin ya da bir insanı anlamanın hazzı olmalıdır. Bu en küçük yapıdan yani evimizden mahallemize, ilçemizden şehrimize hatta ülkemize gelmiş her insan için geçerlidir.
 

©Sitemize ait yazılarımızı izin almadan yayınlanmamasını talep etmekteyiz. Kaynak göstermek ve izin almak etik kuraldır.



Bize Ulaşın