Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Kaynak Bilgiler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları Bilgileri

 

 

Google
 
Web www.sosyalhizmetuzmani.org

NÖBET VE NÖBETÇİLER
(YURT GÜNLÜĞÜ 7 )
SHU. İlyas Ali DAŞTAN
Yazarımızın yayınları hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı
    dastanilyas@gmail.com  ulaştırabilirsiniz.

Güncem, seninle sohbetlerimizde yurt yaşamının gece ve gündüz olarak birbirinden farklı iki yaşam olduğunu söylemiştim. Gündüz yaşananlar sıradan, birbirinden kopuk şeyler. Sabah kalk, okula git, okuldan gel, etüt vs. derken… Gece ise daha farklı. Gündüz yaşanan kalabalık bir an da dağılır, duvarlarla birlikte içimiz kararır ve daha bir kendimle baş başa kalırım. Artık sesler sadece içimden dışarıya doğru akar ve onları yalnızca ben duyarım. Mesai saatinin sona ermesinden sonra, nöbetçi dışındaki personel tasını tarağını toplayıp evinin yolunu tutar. Mesai saatinden beş on dakika sonra bir yalnızlık ve sessizlik çöker koridorlara ve merdiven boşluğuna ve bu yalnızlık, sessizlik gelir çarpar bir kere daha yüzüme.




Hal böyle olunca geceye kalacak nöbetçinin kim olduğu önem kazanır. Nöbeti hafta içi ve sonları kimin tutacağı da… Bu ayın personel nöbet çizelgesi panoya asılmış. Nöbet listesini baştan aşağı kadar gözden geçirip, hangi öğretmen ve uzman ne zaman nöbet tutacak kontrol ederiz. Düşman kuvvetlerine göre mevzi alan askerler gibi nöbetçilerin tutumlarına göre tavır alırız.

Nöbet tutan personelin kim olduğunun önemli olduğunu söyledim ya gerçekten önemli. Her nöbetçinin nöbet tutma tarzını ve onun sınırlılıklarını biliriz. Bu uzmanlık alanımız, yurtta ilk defa nöbet tutan birinin ne kadar sert ve toleranslı olduğunu o farkında olmadan ilk nöbetinde test ederiz. Nöbetçiye karşı nasıl davranacağımızı onun ilk nöbeti belirler.

Yurtta nöbete kalan her personelin bir lakabı vardır ama onlar bunu bilmezler. Şimdi isimlerini anmadan anlatacağım nöbetçi personel belki de seni okuduklarında kendilerini şıp diye tanıyacaklardır. Sana güvenmediğimden değil isimleri saklamam belki tesadüfen seni bulurlarsa o zaman ikimizin de vay haline…

Bu akşam Komiser nöbetçi. Askeri disiplinin iliklerine kadar işlediği bir nöbetçimiz daha yoktur. Her öğünde elinde yoklama çizelgesi yoklama alır. Komiser, kalabalık bir gruba şöyle bir göz attığında kimlerin olmadığını anında bilir. Zehir gibi bir hafızası vardır derler onun için. Geceleri nöbetinde uyumayan ender nöbetçilerden birisidir. Her an her yerde olduğundan, hemen hemen onun bilgisi dışında kuş uçmaz yurtta. Bu haliyle kendisinin nöbetini pek de sevmediğimizi anında çakmışsındır. Sürekli olarak kovuşturma ve sorgulama altında olmak kolay değil… Bence Komiser her çocuğun ayak seslerini bile ayırt edip, ayak seslerinin kime ait olduğunu biliyordur. Gözlerini çocukların üzerinden bir saniye ayırmadan takiptedir.

Komiser’in tam zıddı olan Dandik’in nöbetinde ise yurt bizimdir. Her çocuk kendi ülkesinin krallığını ilan eder. Dandik, nöbeti teslim aldıktan sonra nöbet odasına çekilir ve çoğu zaman da nöbet odasının kapısı kapalıdır. Yemekleri de ekseriya odasında yer. Onun nöbetinde biraz başıboşluk var doğal olarak ama bu en çok da bizim işimize geliyor. Kural ihlali en çok Dandik nöbetçi olduğunda yapılır, aslında o gün hiçbir kurala uyulmaz desek daha doğru olur. Yatış kalkış saatlerini her çocuk kendine göre ayarlar, odalar gezilmediğinden dağınık ve yataklar yapılmamıştır. Odalarda sigara içenleri mi ararsın, kağıt oynayanları mı, kabuklu yemiş yiyenleri mi ararsın, hepsi mevcuttur. Yasak olan şeyleri yapmanın zevkine ve tadına bu nöbette nail oluruz. Dandik’in nöbetinde yurt tüm ruhuna kadar bizimdir ve Komiser’in bizden aldığı özgürlüğü sonuna kadar hem de hoyratça kullanırız. Dandik bütün çocuklar tarafından özellikle nöbetçi olduğunda çok sevilir, çünkü şeker gibi bir nöbet olur bu.

Bütün çocukların, en küçüğünden en büyüğüne nefretini kazanan Radar Kulak kadar şüpheci bir insan daha var mıdır?. Kırk yaşlarında bir adamın, çocukların odaları kapalı iken kulağını kapıya dayayıp da içeri de konuşulanları dinlediğine ben bile kaç kere tanık oldum. Paranoyak bir kişiliği var bence.

Korkunun gözünü seveyim. Korku olmadığında çocukları durdurmak zordur. Boksör bunu fiziksel gücünü ve sportmen yapısını kullanarak beceriyor. Boksör, gençliğinde ringlerde oldukça sağ kroşe yemiş olmalı ki nakavt ile sonuçlanan maçlarının bir şekilde hıncını bizden çıkarıyor. Boks ile ilgili bilimsel terimlerden en az bir tanesini bilmeyen çocuk yoktur. Zira yapmış olduğu bir hatadan dolayı nöbetlerin birinde mutlaka Boksör’den ya bir kroşe ya da aparkat yemiştir. Boksör’ün evinin tavanından bir kum torbası sallandığını ve evine gittiğinde formunu korumak için sürekli antrenman yaptığını düşünüyorum. Çünkü salladığı yumruk ile yeri öpmeyen çocuk yoktur. Bu yüzden temkinli olmaya gayret ettiğimiz nöbetlerden ve nöbetçilerden biridir kendisi.

Bu ay Baba’ya sadece bir nöbet yazmışlar. Olacak şey mi bu şimdi? Bu ay sadece bir kere akşam çayı içeceğiz ve sohbet edeceğiz anlamına geliyor. Baba, adından da anlaşılabileceği gibi tam bir babadır. Kaç yıldır yurttayım Baba’nın nöbetlerinde bir çocuğu azarladığını ya da çocuğa vurduğunu görmedim. Baba, bütün çocukların arkadaşıdır. Onunla her konuda sohbet edip, konuşabilirsiniz. Büyük küçük hiçbir çocuğu ayırt etmeden onunla sohbet eder, şakalaşır. Nöbet odasında oturmayan, sürekli olarak nerede bir çocuk birikintisi var orada biten ve çocuklar arasında kaybolan biridir. Hiç çekinmez, gelir odamıza ve bizimle birlikte yatağa oturur ya da uzanır ve bizi dinler. Baba’nın omzuna elinizi atabilirsiniz ya da bahçede dolaşırken koluna girebilirsiniz. Nöbet tutmaktan ve çocuklarla ilgilenmekten bu kadar haz duyan ve seven biri daha var mıdır?

Bayan nöbetçilerden Cırlak’ın sesinin dünyanın en çirkin sesli kuşu gibi olduğunu biliyor muydun? Ufacık tefecik bir kadından bu kadar yırtıcı ve insanın kulağını tırmalayan ses nasıl çıkar? Cırlak, ince tiz sesi ile merdiven boşluğundan bağırmaya başladığına yurdun koridor duvarlarındaki sıvalar bile çatlama derecesine gelir. Bazı arkadaşlarımız Cırlak’ı bilerek kızdırır ve yurt içinde yankılanan o sesi ile kendilerince mutlu olurlar. Cırlak cırlamaya başladı yine diye işin dalgasını geçerler. Ne olur, nöbetlerin birinde de şu kadın cırlamasın derim ama hiçbir nöbet cırlamadan geçmez. İdareciler ile konuşmak lazım, bir isteğiniz var mı diye sorduklarında Cırlak’ın nöbetlerinde kullanmak üzere kulak tıkayıcısı…

Son olarak Tutanakçı’yı da anmadan geçmek olmaz. Cırlak ne kadar cırlarsa, Tutanakçı’da bir bayan olarak onun aksine sessiz ve sedasızdır. Onun kendine göre silahı tutanaklarıdır. Hakkında sudan sebeplerden bile tutanak tutulmayan çocuk yok gibi. Hemen her çocuğun şahsi dosyasında Tutanakçı’nın tuğrasını bastığı bir tutanak var. Her nöbet bitiminde koltuğunun altında bir tomar tutanakla nöbet odasından çıkar. Tuatanakçı, bağırmaz, kızmaz, sinirlenmez ama en küçük olay da zabıt kâtibi gibi tutanağı tutuyorum der ve tutar. Bana da merdiven tırabzanlarından kaydığım için tutanak tutmuştu. Anlattığına göre hakkına en çok tutanak tutulan çocuk başka yurtlara nakil edilecekmiş. Başka bir yurda nakil gitmek istemeyen çocuklar Tutanakçı’dan köşe bucak kaçmaktadırlar.

Bu yurt kocaman ve renkli bir dünya… Çocukları, çalışanları, nöbetçileri ile…Bazen hayatta bu kadar çok olaya tanık olduğum ve renkli kişilik tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum…

Ne dersin Günce Dostum, sence ben şanslı bir çocuk muyum?

 

 



Bize Ulaşın