Ana Sayfa||Araştırmalar ||Editör ||Site  Haritası|  

ENGLISH |DEUTSCHE

Sosyal Hizmet Mesleği
Mesleki Bilgiler
SHU Yazıları
SHU Yayınları
SHU Araştırmaları
SHU İsim Listesi
Sosyal Hizmet Alanları
Çocuk Refahı
Gençlik Alanı
Yaşlılık ve Sorunları
Aile Sorunları
Sosyal Sorunlar
Engeliler ve Sorunları
Tıbbi Sosyal Hizmet

İş İlanları

Kurum İlanları
Eleman İlanları
İş İlanı Verme
Bireysel Gelişim
Bireysel Gelişim
NLP
Toplam Kalite
Beden Dili
İletişim Bilgisi
Halkla İlişkiler
Ana-Baba Okulu
Sosyal Bilimler
Sosyoloji
Psikoloji
Sosyal Siyaset
Sosyal Siyaset Bilgileri
Kitap - Sanat
Kültür/Sanat
Kitap Tanıtımı
İnsan Hakları
İnsan hakları Bilgileri

 

 

    BENİ YUVADA UNUTTULAR
(RAŞİT ANARAL)

SHU. İlyas Ali DAŞTAN
  dastanilyas@gmail.com 

       Bir cumartesi günü yalnızlığımı vefalı kitap arkadaşlarımla gidermek amacıyla şehrin en büyük kitapevine uğradım. Kitapevinde kitaplarla içsel konuşmalarımı yaparken, rafların birinde beni çağıran bir kitabın sesini duydum. Bu kitabı ben bulmadım, o beni buldu: Raşit ANARAL’ın “Beni Yuvada Unuttular” adlı kitabının daha kapağını incelerken içerisinde beni anlattığını biliyordum.


     Kuyrukta beklerken, kasiyere parayı ödemeden ayaküstü kitabı şöyle bir okudum ve soluğu evde aldım. Bütün işlerimi durdurdum: Telefonun fişini çektim, bilgisayarımı ve bütün kapıları kapattım, çalışma odama geçtiğimde sadece kitap ve ben vardım. Dikkatimi dağıtacak bütün teknolojik ve sosyolojik uyaranlardan uzaklaştım. Beni uyanık tutacak şekersiz kahvemi en büyük kupada hazırladım.
    
Kitap ile bakışırken bir yandan da düşünmeye başladım. Bu kitap da anlatılanların hemen hepsini biliyorum! Çünkü bu kitabın içinde anlatılan öykü benim öyküm, bizim öykümüz. İnsanın bir kitap ile olan tanışıklığı nereden gelebilir? Ayrı zamanlarda yaşayan iki farklı insan nasıl olurda aynı şeyleri yaşadığını düşünür?

       Raşit Anaral’ı tanımıyorum. Ama kendisiyle sanki yıllardır beraber büyümüş gibiyim. Aramızda bir kader birliği var. Benim bu güne dair anlattıklarımı kendisi yıllar öncesinden yaşamış. Çocuk yuvasına verildiği ilk günden ayrılışına kadar geçen zaman içerisinde değişen sadece kişilerin ve yerlerin adları olmuş.
“ Sene 1955, Malatya… Çocuk Esirgeme Kurumu Başkanı’nın olumsuz cevapları babamı çileden çıkarmıştı. Ses tonu değişmiş, Başkan’la kavga eder gibi tartışmaya başlamıştı:
—Sayın Başkan! Eğer bu çocuğu yuvaya almazsan istikbali mahvolacak, büyüdüğünde sana da, bana da küfredecek!” diye başlıyor kitabına Raşit ANARAL.

     Kitabın sayfalarını çevirdiğimde kitabı okumaya başlamadım, kitap içerisinde anlatılanları yaşamaya başladım. Kimi zaman bir filmde, kimi zaman bir şarkıda kimi zaman da bir kitapta yaşarız bu duyguları. Birisi benden izin almadan yaşadıklarımı kaleme almış ya da binlerce çocuğun yaşadıklarına tercüman olmuş. “Damdan düşenin halini damdan düşen anlar” diye bir laf vardır. Yazarın kendisi de damdan düşen biri olarak bizi çok iyi anlıyor ve anlatıyor kitabında.

      Yazar, yuvaya verilişinden itibaren başlayarak yaşamın zorlu kulvarlarında verdiği tek kişilik mücadelesini anlatıyor. Çocuk haliyle üstesinden geldiği sorunlar, delikanlılık döneminde yaşamla olan kavgalar, kavuşamadığı aşk, babasına karşı mücadelesi, hayatta var olma çabası, özlem var kitapta.
İbret alınması gereken bir yaşam öyküsü.

      Bu kitabı sosyal hizmet alanında görev yapanların mutlaka okuması şart. Çünkü meslek elemanlarının kurum yaşamına çocuk gözünden bakması ve dilimizden düşürmediğimiz empati kavramını bir daha sorgulaması gerekiyor. Çocuk yuvası ve yetiştirme yurdunda geçen olayları anlatan kitaplar bir elin parmağını geçmiyor. Kitapta, literatürde yer alan tezlerden ve çıkan anket sonuçlarından daha gerçekçi ve yaşanmış bilgiler yer almaktadır.

     Kitabın özetini yazmak niyetinde değilim, zira özetlenecek bir kitap değil. Baştan sona kadar kelime kelime okunarak hafızalara kazınmalı. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun çocuk ve gençlik alanında çalışan meslek elemanları için bir kaynak niteliği de taşımaktadır.
Bana göre “Beni Yuvada Unuttular” adlı kitabın filme alınması günümüzde uyduruk film ve dizi senaryolarından daha kalıcı ve etkili olacaktır. Toplumsal içerikli bu konunun beyaz perdeye de taşınmasını dilerim.

       Raşit ANARAL, 1949 yılında Gümüşhane’de doğmuştur. Malatya Çocuk Yuvasında kaldıktan sonra yönetmen ve senarist olarak İstanbul’da hayatına devam etmektedir.

      Kitabın başında çocuk yuvasına nasıl alındığını anlatan ANARAL kitabın sonunda ise şöyle demektedir:
Keşke beni yuvada unutsalardı, keşke hiç büyümeseydim…
 

 



Bize Ulaşın